ayrılıkların yaşanmasında ciddi sorunlara neden olduğu kanıtlanmış, mahkemelerde boşanma davalarında delil olarak gösterilir hale gelmiş, kendini bilmeyen kullanıcıların bilinmez hatalarına imkan sunan sosyal ağ.
Rockefeller ailesinin para desteyi yaparak Mark Zuckerberg adlı delikanlıya sözde arkadaşlık sitesi adı altında, tüm dünya için istihbarat toplattığı sosyal ağ.
insanların resimlerin beğenilmediği zamanlarda depresyonlara kadar girdiği, kişiler arası kıyaslama merkezi yapıldığı, birbirine üstünlük kurma merkezi olarak çalıştığı artık bilinen zararı faydasından büyük (ticari amaçla kullananlar hariç), sosyal networking sitesi.
artık insanlar birbirlerini merak etmiyor, mahremimiz bir tık uzakta. hayatımıza hoşgeldin (!) facebook.
kullanmadığım fakat kullananları anlayıp yadırgamadığım sosyal paylaşım sitesi.
birileri ciddi anlamda facebook gibi sitelere takıntılı sanırım sosyal hayatı öldürüyormuş, birilerini zengin ediyormuş falan ama kardeşim senin bunları yazdığın sözlük ondan çok mu zararsız ? bu sözlük de facebook gibi birilerini zengin etmekte ve bu sözlüğü de hemen hemen herkes sosyalleşmek amaçlı kullanmakta.
hem sözlüğe yazacaksın hem de facebook kötü diyeceksin, git lavaboya elini yüzünü yıka ve biraz aynaya bak istersen...
facebook messenger diye bir program çıkartmıştır. facebook sohbetle hiçbir farkı olmamakla birlikte coğu kişi için gereksiz olarak nitelendirilmiştir. ve facebook yerını artık yavasyavas twitter a bırakmaktadır.
Mark'in depresyona girdikce tipini degistirdigi sitedir.
Su anda da ulasamadigimiz icin 'yine mi mark oynuyo siteyle arkadas' sorusu beynimizi kemirmektedir.
son yapılan araştırmaya göre insanları bunalıma sürükleyen sosyal paylaşım sitesi. tabii yine isveçli bilimadamları;
facebook kullanıcılarının dörtte birinin başkalarının paylaştığı mutlu resimlere bakarak bunalıma girdiğini ortaya koymuşlar.
göteborg üniversitesi psikoloji bölümünün 1000 kişi üzerinde yaptığı çalışmaya göre; facebook üzerinden başkalarının hayatını takip eden kullanıcılar bunu kendi hayatlarıyla kıyaslıyor ve bunalıma giriyorlar.
paylaşımı yapan insanın gerçek hayatını facebook üzerinden bilemez kavrayamazsın. başkalarının sanal hayatını kıskanmak sosyal paylaşım siteleriyle beraber insanı etkileyen problemler arasına girdiğini söylüyorlar. isveç nufusunun yarısından fazlasının facebook hesabının olduğu ayrıca kadınların erkeklerden daha fazla bağımlı oldukları, yapılan araştırmada geçen bilgiler.
muhtemelen insanların, girip şu ne yapmış ne paylaşmış diye merak edip başkalarının sayfalarında gezmesinin altında yatan sebepde bu olsa gerek.
başkalarını hayatını takip etme ihtiyacı hissediyor kişi. ve bu ihtiyaç giderek bağımlılığa dönüşüyor.
zaman tüneli saçmalığı ile milleti kanser eden sosyaL bir site. he bir de herkesden gelen ayrı ayrı oyun istekleri ise insanı çığrından çıkarıp zombiye çevirebiliyor.
sevemedim şu naneyi.
içerisi alabildiğine ikiyüzlülük kaynıyor.
insanların onları tanıyanlar arasında bile bir hava atma çabası var.
ejderha dövmeli çıplak omuzlarıyla karı kız düşürmeye çalışan milyon tane apaçi cirit atıyor facebook semalarında.
ilişkisi var durumu ise ayrı bir saçmalık.
facebook tanıdıklar arasında magazin servisi gibi işliyor bir nevi.
kim evlenmiş, kimin çocuğu olmuş, kim hangi üniversiteyi kazanmış, hangi şirkette çalışıyor onu öğreniyorsunuz.
mobili çıkmış bunun bir de güncelleme veriyor bilmem kim bilmem kimle bilmem ne cafesindeydi. (iki saat önce) azzz sonraaa !.
türk milletiyiz meraklıyız ya ay canım hayırlı olsunlar filan halbükse hayır falan dilediğimiz yok.
o elinde rakı bardağı ile poz verme artistliği(!) ayrı bir gerizekalılık.
ne yani 'bu gece bardaa gönlümm hovardaaa' yaşıyorum hayatımı çatlayın diyor lavuğun teki.
yani uzun lafın kısası boş bir mekan.