genis aile nin ciddi versiyonudur.nasil genis aile onceki komedi dizilerinde onlarca kez islenmis konulari laf cambazligiyla yeniden yorumluyorsa bu dizi de de en fazla one cikan sey olaylarin farkliligi degil sozlerin farkliligidir.
dün ki bölümde ramiz dayı sandalyede otururken adamların ramiz dayının tarafına geçmesine yurdun televizyon odasında birden milletin ayaklanmasına sebep olmuştur. of of of o nasıl güzel bir ayardı.
dün akşam bomba bir bölüme imza atmış dizi. ramiz dayının ali'ye fena ayar verdiği sahneyle gözleri şenlendirmiştir. o değilde ben hassan sabbah'ın hikayesini merak ettim. ramiz dayı sözlük yazarıysan mesaj at şu hikayeyi çatlıycam şimdi. hep bu ali'nin yüzünden hikayeyi de dinletmedi şerefsiz. ali yatacak yerin yok oğlum.*
edit: duyarlı yazarlara teşekkürler. daha önceden hikaye yayınlanmış. ayrıca video ve hikayenin linkini gönderen yazar arkadaşlara da şükranlarımı sunarım.
o değil de kimse söylememi$, annesi mert'in odasından çıkarken yerdeki kitabı alıp masaya koyduğunda kitabın açık olan sayfasında yazılı olan 'mont?', 'ey$an?' gibi kelimeler mert'in kafasına tilkiyi sokacaktır ilerleyen bölümlerde muhtemelen. zaten çok düz bir çocuktu, böylece azcık kafayı çalı$tırır.
bu arada ramiz dayıya bi' çift sözüm var: bende milyon tane dayı var ama hepsini toplasam bi' sen etmiyor be dayı!1!
kalitesi yüksek dizi. insanlar kurtlar vadisinden şikayet ediyor , çok silah atılıyor, adam ölüyor diye. onun için o yönden eleştirilecek bir noktası yok. ayrıca dizi bilmeyen bir çok insana oscar wilde'ı, hayyam'ı, shakespeare'i, hasan sabbah'ı tanıttı.
bir de ömer (ezel) isimli genci oyuna getiren iki yakın arkadaşının isimlerinin ali ve cengiz olması ise güzel bir gönderme olmuş.
ramiz dayı manavdan portakal seçerken ali'nin arabayla sinsice gelidiği sahnede "ulan şimdi sözlükte 'bunu da the godfather`dan araklamışlar' diye konuşurlar" düşüncesine sevketmiş dizidir.
cok kaliteli bir dizi. ingiliz edebiyatindan alintilar yapmasi ile gonlumde taht kurdu. aksiyon, entellektuelite, kultur, racon hepsi var. cok kaliteli cok.
Türkiye'de, Oscar Wilde'dan, Shakespeare'dan alıntılar yapan bir dizi var artık dedirten kalite. Sembolleriyle aklımı alan başarılı yapıt: RAMiZ: . 1. Akıllı, zeki. 2. işaretlerle, simgelerle gösteren. ALi-CENGiZ Oyunu: hile içeren düzenbazlık. EZEL: Geçmişi ve geleceği olmayan. EYŞAN: Şanlı güzel, güzelliği ile ünlü.
--spoiler--
- sana bakinca umutlu oluyorum.
+ umutlu olmanin nesi kotu?
- seni yukseltiyor sonra cok sert dusuyorsun, bir taraflarin kiriliyor.
--spoiler--
başladığından beri severek izliyorum zaten ama bu son bölümünden sonra kanımca: en iyi türk dizisi sıfatına layık olan dizidir. futbol maçı izler gibi gaza getirmiştir. bağıracam ulan:
ramiz dayı bize kardeş desenee desenee deseneeeee
--spoiler--
özellikle portakal seçerken ali'nin gelip ramiz'e artizlik yapması ve akabinde önce ramizin bıçağıyla ardından da kasabın satırıyla, berberin usturasıyla ayarın kralını alması unutulmazlar arasındadır. süper lan umarım sapasağlam ilerler bu dizi. aman diyim sana bişey olmasın.*
--spoiler--
o değil de bu dizi de bence ali'nin ismi cengiz, cengiz'in ismi de ali olmalıydı. ne biliyim ali'de çok cengiz tipi var, cengiz de de ali...*
şimdi farkettim. bende de kamil tipi var mesela şu an. kaçtım. kaçırdım.
ezel'in tuvalette kerpeten'in muazzam bir şekilde ağzına sıçıp, itin götüne soktuğu sahne süper olmuştur bu hafta. onun dışında kerpeten abi emrah yolunda ilerliyor bakalım; önce ramiz'den yediği ayar, sonra ezel'inki, sonunda da cengiz'in ondan vazgeçişi. adamın gözünden bir damla yaş süzüldü lan. ailecek üzüldük haline.