dünkü bölümünden sonra izlenmemesi için elimden geleni yapacağım, show tv'den atv'ye transfer olan türk dizisi. intikamın alınacağına hiç ihtimal vermiyorum bu dizi böyle biter.
--spoiler--
o değilde eren en sevdiğim karakterdi lan . (ali den sonra) , ikisini de dumur oğlana çevirdiler . Biri diğer tarafı boyladı kastınız mı var yani ?
not: tefoyu da seviyorum he şimdi aklıma geldi
--spoiler--
bu ramiz dayı bildiğin kötü biri. hiç öyle özenilip, sevilecek biri değil. adam intikamı uğruna hem tefo'yu istemediği şekilde kullanıyor hem de henüz bir çocuk olan masum eren'i öldürtüp planının parçası yapabiliyor. bıyığından utan dayı!
bu arada o meliha teyze var ya, o görüyor o. bildiğin metin şentürk'ün dişisi ya la bu.
16. bölümün alkışı en çok hakeden karakteri hiç şüphesiz eyşan'dır. zira kendisi pek ortalıkta görünmeyince, mis gibi bir bölüm çıktı ortaya. ne kadar az eyşan, o kadar iyi dizi.
son bölümünden sonra, toparlanması gerektiğini düşündüğüm dizi. son bir kaç bölümdür cengiz in iyice etkisizleşmesi, diziyi ali nin üstüne yıkmıştır adeta. dayının planladığı,şeylerin neler olduğunu henüz senaristlerin bile düşünmediğinden eminim. serdar ın ölmemesinin seyirciye gösterilmiş olması da, dizinin formatına biraz aykırı gibi geldi.3-4 bölüm sonra umulmadık bir yerden karşımıza çıksa hiç fena olmazdı.
hakkında çeşitli rivayetler söylenmeye hafta boyunca devam edileceği dizi.
bu haftaki bölümüyle -16 mı oldu lan- tavan yaptığına inandığım dizidir. önce sondan başlamak gerekirse: hafta boyunca dönen fragmanlarda ezel'in ömer olarak döneceğini ve bunu dayının bir şekilde önleyeceğini savunup durduk fakat eren'in ölmesiyle ezel'in bunca hazırlığı ve planı -eve dönüş- bir anda çöpe atması son derece zayıf kalmış. daha komplike şeyler olsa daha güzel olabilirdi. ezel bilmediği bir gerçeği daha öğrenebilirdi, bkz. can.
dayı yine oyunculuk namına "hepinizi cebimden çıkartırım" modundaydı. özellikle berber sahnesi süperdi. gerek dialoglar, gerekse çekimler kaliteyi tekrar işaret etti. geçen haftaki hafif durgunluğun nedenini bu bölümde anlamış olduk.
bahar'ın az görünmesi, ezel-annesi dialoglarının azalması, mert'in saçmalıklarının olmaması yerinde oldu. bayıyorlardı malum. her hafta bir şekilde dile getiriyorum elbet; şebnem bu hafta geçen haftalara göre daha iyiydi, böyle devam etsin.
ezel'in eyşan'a yazdığı mektubu "öeeeeh, bayma be ezel" modunda izlerken mektubun final bölümü süperdi, aynen, elveda olsun artık bir zahmet. bu sahnede ezel bir kaç kere kağıt buruştursa güzel olurmuş, malkum hapiste mektup yazarken bunu sık sık yapıyordu isyan ederekten. bir kaç mektup yırttıktan sonra o sahnelere flashback ile bağlansa daha mı iyi olurdu diye düşünmeden alamıyor insan kendini.
gel gelelim tefo'ya, haftanın takımı, maçın adamı tefo!
o nasıl bir rol kesmedir arkadaş, o nasıl bir konuşmadır. yok böyle bir şey. ailem gibi bakıcam göndermesi de gayet güzeldi fakat bu sahnelerde ne seneryoya ne de yönetmene bir şey denebilir. tamamiyle oyunculuğunun dizi gibi tavan yaptığını gördük. "abi ama ateş edecekti" demesinden tutupta dayının ofisinde feryat etmesi...
aşmışsın tefo, adamımsın.
not: alivari tiplere hayatta her zaman bir şans daha verilmesi taraftarı olmakla beraber izliyorum diziyi, fakat yine hayattan keskin bir alıntıyla dizi bu durumların gerçekliğini gözler önüne sermekte. aynen hemde. hani böyle her şeyi düzeltmek için kendisine bir şans daha tanıyan, isteyen adamın elinde olmadan olayların gelişmesi, gittikçe boka batması durumu. sanırım bu diziyi diziden başka her şey yapan kısmı da budur!
ezel'in söylediği "bundan sonra sadece kendimin değil senin de intikamını alacağım, eren" cümlesi manidar olan dizi. acaba dayı ileride ezel'e cephe alacak da ezel'le dayı kapışacak mı diye düşündürmüyor değil.
dayının kötü role soyunmaya başladığı ya da öyle yansıtılmaya çalışıldığı dizi. lan acımadın mı sabi sübyana diye düşünmekten kendimi alamıyorum. büyük ihtimalle eren'e o cd'yi de dayı yollamıştır. yoksa dayı'nın nerden haberi olacak eren'e yollanan cd'den de gelişmeleri tahmin edip senaryoyu kuracak? bu arada tefo'nun da oyunculuğunu takdir etmek gerekir ayrıca, yüreğim parçalandı lan.
bunun yanında dizinin senaristleri iyice sıçmaya başlamıştır. uzaktan ateş edilerek karnından ya da göğsünden vurulan eren'e nasıl kaza süsü verebileceklerini merak ediyorum. ayrıca insan havuza bir iki damla ketçap, salça falan sıkar ne o öyle adam ölüp havuza düşüyor bir damla kan yok. ayrıca 11 yerinden bıçaklanan serdar'ın ölmemesiyle de diğer saçma dizilere göz kırpmış oldular, kurtlar vadisi tarzını yakaladılar tebrik ederim. son olarak da ezel'le cengiz'in kumar sahnesi de ayrı bir kolpaydı. ulen cengiz gibi anasının gözü bir adam gidip o kağıda "ben ömer'i öldürdüm" yazar mı? yazsa yazsa lisedeyken bi' kere kopya çekmiştim çok utanmıştım falan yazar.
edit: integra uyardı, serdar yollamış cd'yi, kaçırmışım sanırım. ah be anne telefon açacak zamanını mı buldun!
erenin öldürülmesi ve sonrasında tefonun önce o anda sonra dayının yanında ağlaması sahnesiyle türk dizi tarihinin en etkileyici sahnelerine imza atmıştır. en efsane 4-5 bölüm arasına da girmiştir diğer 4-5 ezel bölümüyle birlikte.
ömer aslında bütün olanları-olacakları baştan biliyordu. s01eo1'e bakacak olursak, bakışlarına falan dikkat edin, biliyor gibi. ayrıca bir yazar arkadaşın bahsettiği gibi eren aslında ölmedi cünkü paralel gerçeklikte hala yaşıyor olabilir.
bu arada ramiz'le serdar, jacob'la karalı delikanlı değilse ben de neyim. bunun yanında; ramiz-desmond, eyşan-kate, eren-charlie, ramiz-jack, şebnem-juliette, ramiz-jacob, ramiz-rose, ramiz-jin, tevfik-sayid, ramiz-benjamin...