artık dizide aralarda geçen bütün sözleri haluk bilginer o şiirsel, armonik sesiyle kendisi seslendirmeye başlamıştır. oyanamasa o ses bile yeter arkadaş. o nasıl bir sestir, nasıl bir oyunculuktur?? helaldir.
dizi, ikinci sezonda hikayeyi tersine çevirmiş. bu öyle öyle bir dizi ki üstüne kurulu olduğu hikayenin düğümünü tamamen çözüp yeni bir hikayeye adım atabilmiştir. bunun bir örneği daha yoktur tv dizi tarihinde.
barış falay'ın resmen "bakışlarıyla" delip geçtiği dizidir.
ihanet ettikleri, hayatını mahvettikleri ömer kendilerinden hesap sorarken, intikam alırken, ona hak vermekle pişmanlığın yoğrulduğu o sevgi dolu bakış, nasıl bir bakıştır, nasıl güzel bir oyunculuktur yarabbi?
kıvanç tatlıtuğ ve haluk bilginerin de diziye katılımıyla kesinlikle izlwnilesi birdizi olmuş.. kızlar için kesinlikle göz bayramı niteliğinde kenan ve kıvanç bi arada naha ne olsun..
kıvanç konuk oyuncu olmasın hep kalsın.
hadi bakalım
ezeli rekabete doğru giden dizi. piyonlar bay 8 ve ezel kişileri, kıyasıya bir mücadele arenasında olacak gibi. yalnız psikopat edası da takınabiliyormuş yahu. o yüzdeki ifade, beni bir an robert de niro'nun cape fear'da canlandırdığı max cady karakterine götürdü. travmatik yıkıma uğramış gibi geliyor bana bu sekiz karakteri. tipinden ve duruşundan yola çıkarak patlamaya hazır serseri mayın görüntüsü çiziyor. hadi bakalım meydan sizin. üste çıktım diye sevinme, alta indim diye erinme.
cengiz'in en sonunda pişmanlık yaşadığı ve bu pişmanlığı ezel'e itiraf ettiği harika bir sahneye imza atan dizi.
o kadar çok enfes sahne daha vardı ki.
(bkz: hangi birini sayayım)
bir bomba patlatmasa, yapımcıların kendi ellerinde patlayacak olan dizi. nihayetinde kesenin ağzını açmış ve tesadüfen de olsa yeni sezonun ilk bölümünün son dakikalarını izleyenleri ohanzi spor etmeyi başarmıştır. transfer hoş durmaktadır, iyi durmaktadır. dünya ikincisi olup 1,5 milyon tl prim almaya hak kazanana dek dili aşağıya sarkmış olan 12 dev adamın ertesinde, bu adamın bu birkaç saniyelik pozu kaç milyon tl etmiştir acaba, şeklinde düşündürtmüş, düşündürürken gülümsetmiştir.
sinema ve tiyatro bölümünü okuyan tüm öğrencilere ders niteliğinde izlettirilmesi gereken bir dizi. böyle bir kadroya ve buna bağlı olarak ekrana göz kırpmadan bakmamızı sağlayan oyunculuklara pek karşılaşılmıyor maalesef.
haluk bilginer in üstün performansı olmasa tahamül dahi edilemeyecek derecede sığ bir bölümdü.
öncelikle ilk sezon da artık saçmalıktanda öte olan , "süper ezel ve mega tefo nun sürekli birilerini son sn de kurtarması" durumu hala devam etmekte. yeter lan artık! kaç oldu 100 mü? 500 mü? her seferinde son sn de birilerini kurtarmalar , son sn de ipten adam almalar , son sn de suikastçileri öldürmeler. abartmayın artık abartmayın insan seviyesine indirin şunları artık.
13:30 civarı louis lane(eyşan) ve diğer ibiş arkadaşlarının başının dertte olduğunu öğrenen süper ezel uçarak duruma müdehale eder , hadi cengizin nerede olduğunu kenan söyledi ordan biliyor diyelim. ama yarım saatte sen üstün x ışınlarını yada süper duyma yeteneğini kullanmadan ali nin yerini bulamazsın bu 1 , sonrada kalkıp ramizi bulamazsın bu 2. ilk sezondada süper kahraman olan bu 2 li yine aynı şekilde devam ediyor , muhtemelen 2 bölüme 8 numarayı da indirirler. nedir yani?
ayrıca bihterin ölümünün ardından behlülün akibeti belli olmuştur efendim. kafayı dağlara taşlara vurarak çizmiş , tetikçi olmuştur.