vay babam vay...15 günlük işkence gibi aranın ardından bölüme bak hele!....
yerimizde zor duruyoruz heyecandan...
dayı zor durumda, hem de hiç olmadığı kadar...
Çünkü üstüne üstüne gelenler var: ona güveni sarsılmış bir ezel, yenilgiye ve ayar yemeye doymamış bir ali ve yılansı şeytanlığıyla dayıya posta koymaya çabalayan cengiz...
Kandıralı'dan öğrendikleri dayıyı iyice köşeye sıkıştırmış vaziyette....
hadi hayırlısı...
yeryüzüne gelmiş en büyük daleveralara sahip bir senaryosu bulunan bir dizidir. ulan neler oluyor anlamıyorum. bu senarist bir gün öyle bir çıkmaza girecek ki kendisi de çıkamayacak işin içinden.
handycam ile çekilmiş anlık görüntüler sonrası hass sector ordan lan demekten kendimi alamadım.
gözünüzü sevim adam orda karının arkasından depar atıyo ama kamera kadrajı nerdeyse sabit, la bu nası yönetmenlik anlayışı, bu nasıl sıçıştır biri bana izah etsin.
(bkz: olmadı ezel olduramadın)
senaristler ara ara mantık hatası bulunan yerler olsada gayet başarılı, en azından olağan dışı olmak için gözle görülür bir çaba var adamlarda, biz diğerleri gibi olmayacağız risk alıp kurgusu sağlam hikayesi karmaşık olacak diyebiliyorlar ve bunuda ortaşeker izleyiciye aktarıyorlar. Fakat yönetmen arkadaş kusura bakmasında senaryo'nun aksine yönetimde acayip bir ciddiyetsizlik var gibi geldi bana, yani oturup saysak onlarca rezil sahne çıkar burada, onlarda nasıl olsa senaryo iyi diye dayanmışlar senaryoya gidiyorlar. kimse kendilerinden hollywood tarzı bir action veya süper helikopter çekimleri istemiyor, hitchcock veya kurosowa gibi görüntü ile zekayı birleştirmenizi isteyende yok sizden, yeterki saçmalamayın abi nebilim ben önem verin biraz şu küçük ayrıntılara, saldım çayıra olayına sarmayın sizde diğer herkes gibi.
ramiz dayı nın hikayesinden ayrı bir filmin çıkacağı aşikar olan dizi. bu hikaye ömer in hikayesinden daha çok dikkat çekiyor. bu kadar karmaşık olması ve sürekli bir kısımların boş kalması daha fazla dikkat çekiyor. dizi bitiyor ama akılda kalan sorular bitmiyor. eskiden birisinin ölüp ölmeyeceğini dizilerde beklerken artık her bölümde ayrı bir film bekliyoruz. bu duyguyu bize yaşatan ilk dizidir. her bölümde farklı bir film vadediyor. tek farkı aynı oyuncular ile oynayıp replikleri biraz değiştirip konuları farklı tutması diyebiliriz.
21.bölümün kısacık bir fragmanını izledim az önce...vay vay vay!...
ramiz dayı'yla kızı arasında şu diyalog bile hüzün dalgaları estirdi daha şimdiden:
-Azad kızım, gitme seni öldürecekler!
-üzülür müsün? (ağlayarak)
-kahrolurum kızım kahrolurum (gözyaşları içinde)
hele bir de ramiz dayı ile ezel arasındaki şu konuşma, göğsümüzün ortasına yumruk yedirmiştir gece gece:
ezel: bana nasıl yalan söylersin dayı, nasıl oyun oynarsın!
dayı: nankörsün!
ezel: ben mi nankörüm?
dayı: ben seni yoktan var ettim! bak aynada kendine! yoksa sen de mi yalansın ha?
ezel: belki de öyleyim!
ali'nin atın başını eliyle tutup silah dayadığı sahnede kopmama neden olan dizi. ali şaka mısın oğlum sen? ayrıca olası ezel azad ilişkisinde dayının 'siz kardeşsiniz' repliğini bekliyorum.
efendim bu dizide ki dayı; (bkz: usual suspect) filminde ki türk karakter kayzer soze' den yüksek oranda esinlenilerek üretilmiştir. evet utanmadan idda ediyorum; '' dayı, çakma bir (bkz: kayzer soze)' dir. ''
son zamanlarda düşen temposunu 20. bölümde artırarak bir kez daha kendine hayran bırakan dizi. 21. bölüm fragmanında gösterdiği gibi bir ezel dayı ayrılığı olmayacak kanımca. eğer böyle bir ayrılık olursa nasıl toplanır o dizi tam bir muamma olacaktır sanırsam.
biterken vermiş olduğu http://www.youtube.com/ezel linkini anlayamadığım dizi.bu ülkede youtube yasaklı site değil mi arkadaş? şaka mı bu? (bkz: bu ne perhiz)