ezana rahatsız edici bir ses demek nasıl bir kafadır bilmiyorum. sadece insan sesi olan ve makamlı bir şekilde okunan huzur verici bir çağrıdır. bu tamamen sizin dine olan nefretinizi gösterir ki saygı duyarım yanlız biraz da sizin saygılı olmanız gerektiğini düşünüyorum. (yaratıcıya inanıyorum ancak müslüman değilim sadece belirtmek istedim.)
ulusalcı, ekstra laik, aşırı özgürlükçü, hoşgörüden ölen bir kaç 40 yaş üstü teyzenin (içinde nur serter de vardı) bir toplantıda milleti gaza getirmek için kullandığı bir cümle diye hatırımda kalmıştır.
Hep aynı karga sesli kişi tarafından günde 5 kez kulaklarımızın tırmalandığı, dünyanın en iğrenç dili Arapçayla söylenen, berbat ezgileri olan bir çağırışın hoş olması beklenemez zaten.
Şeytanın ezandan rahatsız olduğunu bilmeyen yoktur zaten. Allah'ın kelamı o kadar yücedir ki bazı bedenler onu anlamakta aciz oldukları için onu kötülemek isterler. Kedinin ulaşamadığı ciğere pis demesi kısacası. Sen anlayarak içinden hissederek bir sabah ezanını dinlersen vücudunda diken diken olmamış bir tüy göremezsin kardeşim.
aşırı yüksek tonda her şeyin gürültü olması sebebiyle gerçektir. 18 yıl caminin tam karşısında yaşadım. çocukluğum, gençliğim o apartmanda geçti. çocukken sokakta oynarken camiye gider su içerdik o derece yakın yani abartmıyorum. bir de ya bana öyle gelirdi ya gerçekten öyleydi bilemem ama megafonun sesi sanki daha bir açıktı bu camide. müezzinimiz de sağ olsun döktürürdü okurken, adam cidden iyi okurdu ezanı, yani belki caminin tam karşısında olmasam da bir iki sokak ötede olsam belki cidden kulağıma hoş gelecekti ve dinleyecektim. lakin öldürdü beni öldürdü böyle artık nefret eder oldum ezan sesinden. sabah hele hiiiihh diye uykumdan sıçramak.. hani 18 senede alışılıyor bir yerde ama hala zaman zaman sıçratıyordu hocam bisssssssssssmillahirrahmanirrahim noluyo lan?! diye.
bir de şöyle bir hadise vardır ki hiçbir hoca aynı anda başlayıp bitirmez ezanı. hepsi farklı zamanda başlar ve farklı hızda okur. benim hoca allahu ekber diyorken mesela alt sokaktaki hoca hayye ales selah der mesela. aynı vaktin aynı makamının aynı ezanı iki sokak arasında yerel saat farkı mı var diye düşüncelere itmişliği vardır beni.
vay efendim ateyiz pislik cool olma çabalarında bu çan sesleri mi çalsın **** diyenler olur mutlaka onun için devam ediyorum. amsterdam da mesela red light district in orda bir hostelde kalmıştık gittiğimizde. o mevkiide amsterdamın en eski kilisesi bulunur ironik olarak. oude kerk diye geçer. her sabah amman yarabbi! o kilisenin çanları bitmiyor! dan dan dan dan içimde çalıyor sanki. mümkün değil uyuyamazsın sabah başlar ve aralıksız çalar çünkü nedenini bilmesem de. zaten gece uyumuşsundur 4te 5te. işkencenin dibidir o işte.
sonuç olarak hangi dinin ürünü hangi ses hangi çağrı olursa olsun yeterince sık ve yeterince yüksek sesli ise rahatsız edicidir.
Tabii ki de çok normaldir. Yüksek sesten herkes Nefret eder. Kulağın bir algı mekanizması var bunu geçen her şey rahatsız edicidir. Ezan da bu rahatsızlığı verir elbet.