ezanın tanrı'ya sesleniş olmayıp tam tersine insanlara bir sesleniş olduğunu bilen, çalan müziğinin ibadete davet olan ezanı engelemeyeceğini bilen insandır.
kapatmazsan kapatma, kapatınca senin başın yere inecek bizim de göğe erecek sanki. hatta sesini sonuna kadar aç. sen sesini açtıkça biz daha can kulağıyla ezanı dinleriz. bu ülkede her sese tahammül ettiniz, bir ezan sesine tahammül edemediniz.
dinci olupta dini pazarlayanlardan daha saygılı insandır. dini kullanıpta oy toplayanlara ne demeli? ya peki ben müslümanım deyipte arkadan malı götürenlere ne demeli? 11 ay her türlü pisliği yapıpta 1 ay insan olmaya gayret gösterene ne demeli? insansan her zaman insanlığını göster nereye stok yapıyorsun anlamıyorum? 11 ayın pisliğini 1 ay mı temizleyecek? oh ne ala muallaaaa hesabı resmen. her inanca saygım var ama bu saygımı sadece müziğin sesini kısmakla algılamıyorum.
ezanın namaza davet olduğunu bilen ve dinlediği müziğin diğer insanların ezanı duymasına engel olup, bu daveti kaçırmasına sebep olmayacağından emin olan insandır.
anlayışla karşılanması gereken insandır. bu toplumda hala ezan okunurken müziği kısmadı diye bir insanı dövme potansiyeli olan insanlar var. onlara herkesin kendileriyle aynı görüşte olmadığı ve kendi doğrularıyla başkalarının doğrularının aynı olmadığı gerçeklerinin bir şekilde anlatılmasının yararı var.
böyle bir başlık gördükten sonra 'sanane' demesi muhtemel bir insandır.
yine senin, benim, onun gibi bir insandır.
bu başlığa girilebilecek, sadece tek sözcükten oluşan bir entry yeterlidir kanımca.
kısaca; 'insan'dır.
ezan okunurken müziği kapamayan insan
ramazan ayında öğle vakti dışarda hamburger yiyen insan
her cuma içkisini alıp partilere giden insan
çarşaflı kadınlara öcüymüş gibi bakan insan...v.b.
bunları yazarken, şu an bilmem kaç yüz insanın ifadesini görür gibi oldum. ifadeleriniz zihnimde canlanırken birer birer; hmmm 'zozi' de böyleymiş gibi bir his uyanıverdi içimde. biraz da shakespeare'den esinlenerek * inanmak ya da inanmak işte bütün mesele bu. insanlar çoğalıyor, 'insan'lar azalıyor. abartmayalım!
eski zamanlar da mikrafon kolan gibi günümüz icatları olmadığından herkezin ses çıkarmdan dinlediği namaza çağrıdır. ozamanlar saat bulmakta çok sorunmuş bilmem bilirmisiniz? şimdiler de megafon ve kolanlar var öyleki 30 dönümlük mahallede iki cami var içleri dolmayan. bu nedenle müzik kapatmak gibi sorun ortadan kalkıyor. 5+1 ses sistemini taksan da o megafondan çıkan ezan sesini bastıramazsın.
düşün ki hayatının aşkına seni affetmesi için seranat yapıyorsun son şansın. tam en duygusal yerinde ezan okundu kesicekmisin. bir kere de hoca geç okusun ezanı ama yapmaz dimi? o bana saygı duymuyorsa yeri geldiğinde bende ona saygı duymama gibi özgürlüğüm var.
dip not olarakta düşülelim. dünya da susmayan tek ses ezan sesidir ozaman sizler müzik dinlerler hele ki seks eşliğin de müzik dinlerken dikkatli olun...
nasıl ki belki birileri müzik dinliyordur aman ben ezan okumayayımda millet rahatsız olmasın diye düşünen bir imam yoksa bu da onun gibi bir şeydir. (bkz: herkesin tuttuğu kendine)
Nasıl ki biz müzik dinliyorken ezan okunuyorsa, ezan okunurkende müzik dinlenebilir, sonuçta din hoşgörü dinidir diye çığırtkanlık yapıyorsunuz. bu insan dinin hoşgörü dini olduğuna inanmış kişidir.