evrim teorisi ateizme bilimsel bir yön getirmez. neden? çünkü türlerin oluşumundan ötesine karışmaz. siz "peki o nerden geldi, bu nerden geldi?" diye diye big bang'a kadar sorular sorup evrim teorisi'nden cevap almaya çalışırsanız alamazsınız. "bana ne" der teori, "benim işim bu değil."
dolayısıyla evrim teorisinin ateizmle herhangi bir ilgisi yoktur.
yarın zaman makinesi icat edilip de gözlerimizle görsek bile evrimin gerçekleşme aşamalarını "bakın, işte söylediğimiz gibi, evrim bir gerçek. siz de gözlerinizle gördünüz, demek ki tanrı yok!" diyemeyiz.
islam'ın evrim teorisi ile çelişmesi (ki çelişmediğine inanan büyük bir kesim var) evrim teorisi'nin ateist öğretisi olduğuna da kanıt olamaz, çünkü islam'a ya da diğer ibrahimi dinlere inanmamak ateizm değildir.
ateizmin en büyük dayanak noktasıdır. yaratılma gerçeğini reddetmesi nedeniyle ateistlerin inanma ile inanmama arasındaki o kararsızlık noktasına çare olarak üretilmiştir. evrim teorisi aslında hiç varolmamış saçmalıklar silsilesi ve bilimsel temeli olmayan yalanlar bütünüdür.
tek başına doğal seçilim adındaki tutarsızlığı savunmak bile pozitif bilim öğretilerine toptan yapılmış bir saygısızlıktır.
evrim teorisinin kurucusudur darvin ve insanların maymundan geldiğini,doğadaki her nesnenin mükemmelliğe doğru evrimleşerek değiştiğini bunun tanrının işi olmadığını,doğanın kanunu olduğunu savunmuştur ama bunun sonucunda hep yuhalanmış değeri ancak ölünce anlaşılmıştır.fit olanın,adapte olabilenin hayatta kalması tanımını ortaya koymuş fakat bu daha sonra salak kuzeninin söylediği güçlü olanın hayatta kalması gerektiği lafıyla aynı anlaşılmış ve bu sözü darvin söylemiş gibi anlaşıldığı içinde çok eleştri almıştır.yaşadığı zamanda vatikanın tanrıyı inkar eden evrim teorisi yüzünden darvine birçok suikast gerçekleştirdiği de bilinmektedir.
darwin in hücre için 'içi jöle dolu baloncuk' dediği günden bu yana derenin altından çok sular geçti...endoplasmik retikulum,ribozom,lizozom,golgi aygıtı,çekirdek gibi organeller bulundu ve teori başlamadan yok oldu...zaten charles darwin in de bilimsel bir kimliği yoktur...kendisi denizcidir...
canlıların zaman içerisindeki mutasyonlarını ve değişimlerini inceleyen bilim insanlarının ortaya sürdüğü dayanakların tümünü kapsayan teoridir. eğer bu teori doğruysa, varlığın kendi cinsi dışında ya da evrimden önceki halinin dışında başka birşey daha muhakkak olmalı ki zincir boşta kalmasın. peki evrimcilere göre bu zincirin başında ne var? tek hücreli bir bakteri mi? bu zaten varolan birşey değil mi? bunun evrimden önce bir şekli şemali, bir hali yok mu?
eğer yok diyorsanız, yoktan vareden allaha inanın
eğer var diyorsanız, bu zincirin başını oluşturacak gücü bize söyleyin.
bu teoriyi allah olmadığına kanıt gösteren fındık beyinli çok bilmiş entel kıllar, evrim teorisi hakkında merak edilenleri açıklamayı bırakıp, "darwin demiş, şu profesör boşuna mı demiş, insanlar 150 sene araştırmış" diye çemkirmeyi yeğeliyorlar. nedir kardeşim bu evrim teorisi diyoruz, "siz kıt beyinlisiniz zaten, siz anlamazsınız zaten, siz cahilsiniz zaten" diyorlar. evrim teorisi bunu savunuyorsa şu neden böyle diyoruz, "darwini hiçe sayıyorlar, azıcık gidin okuyun" diyorlar.
soruyorum herkese. evrim teorisine göre yoktan birşey varolmaz değil mi? he eğer yoktan bişey varoluyorsa evrime ters düşmez mi? herşeyin başlangıcı piyango misali şans eseri mi?
evrimcilerin cevabını onlar vermeden ben vereyim
"teknoloji şu an tam olarak çözemedi, çözdüğü zaman biz de size anlatacaz. hem bu bir teori"
bunun dışında bişeyler de yazın da şuraya bilelim öğrenelim
Darvin'in insaların maymunlardan geldiğini iddia ettiği ve bu iddiasını; Londrada evlerin kireçle boyandığı zaman beyaz kelebeklerin yaşayıp gri renkte olanların öldüğünü gözlemlemiştir, o dönem kömür kullanıldığı için ev duvarlarının grileşmesi sonucunda gri kelebeklerin yaşadığı ve beyaz kelebeklerinde öldğünü gözlemlemiştir bu gözlemlerine dayanarak çevredeki değişimlere ayak uyduran hayatta kalır ayak uyduramayan ölür demiştir.
Bu temellendirme çok basit ve saçma olmasına rağmen bu olaya bilim adamı gözüyle baktığımız zaman evrim teorisini kabul etmek zorundayız
Biyolojik evrimin en basit tanımı , değişerek türemedir . Bu tanım hem küçük ölçekte evrimi ( yani bir popülasyonun içinde gen sıklıklarının nesilden nesile değişmesini ) hem de büyük ölçekte evrimi ( yani aradan bir çok nesilin geçmesiyle ortak bir atadan farklı türlerin türemesini ) kapsar . her geçen gün bilimsel kanıtları artmaktadır . bilim ile alakası olmayan insanların yorumlarına maruz kalması da oldukça komiktir .
1300 entry olmuş, "doğrudur yanlıştır", "inanılması gereken hede", "sallanmaması gereken hödö" tipi entryleri atarsanız, tahminen 250 entry civarında entry kalacak. ayıp yahu...
evrime inanan biriyim veya değilim farketmez...
evrime inananlara bir iki cümle sözüm olacak;
körü körüne hiç bir şeye inanmayın, özellikle teori olan bir şeye %100 güvenmeyin. günümüzde fiziğin temeli olan etki-tepki yasası bile tartışılabilirken -bilimsel olarak, felsefi değil- teorilerin gerçekliğinin bir kez daha düşünülmesi gerekir.
evrim teorisi üstünden, siyasi veya dini düşüncelerinizi yansıtmayın. evrimin yokluğu sistematik bir dinin varlığını kanıtlamayacaktır. aynı şekilde evrimin varlığı da kozmik ve ulu bir yaratıcının yokluğunu göstermeyecektir.
evrime inanmayanlara da bir iki sözüm var;
gelişen teknolojimiz sayesinde evrim olasılığını görmezden gelemeyiz. bu olasılığı sıfıra indirgemek demek bağnazlık göstergesidir. son 100 yılda bile insanlar üstünde cevresel faktörlerden kaynaklanan değişiklikleri görebilirken, binlerce yıllık bir değişim ihtimalini silemezsiniz.
kabul ediyorum, maymundan gelmemiş olabiliriz belki ama sadece "belki". ama değişimi görmezden gelirseniz bu hangi dinde olursa olsun, böylesine kapalı olmak yanlıştır. ricam şudur, bir şeylere inanma ihtiyacınız sizi bilimden uzaklaştırmasın.
_________________________________
çözüm yolu mu? tamamen kendi fikrim, kusura bakmayın..
darwinist bir yaklaşım yada ademiyetçi bir kavram yerine bence daha kapsamlı bir çalışmayla iki farklı düşüncenin ortak noktaları üzerinde birleştirecek bir sisteme ihtiyaç var. gerçeği göstermesine gerek yok.. cünkü gerçek ne olursa olsun, diğer taraf düşüncelerinden vazgeçmeyecek.
dolayısıyla ortak noktalarda küçük tavizlerle bir çıkar yol bulunup, insanlığa bu gerçek gibi göstermek sanırım en hayırlısı olacaktır. cünkü başka bir çözüm yolu yok, ipler daha fazla gerilirse kopacak durumda...
__________________________________
din ve bilim'in en şiddetli ve en derin savaşı'nın yaşandığı konudur. açıkçası şahsi kanaatim maymundan gelmediğimiz yönünde, fakat kesinlikle ve kesinlikle evrim geçirdiğimiz koskoca bir gerçek.
belki maymunlarla %99.9 benziyor ve fiziksel olarak uyuşuyor olabiliriz, fakat ne akdar süre geçerse geçsin, maymunlarla insanların bilinç düzeylerinde oluşan fark bizi en temelinde daha farklı bir yere sokuyor.
ayrıca...
adem ve havva gibi 2 insandan geldiğimize de inanmıyorum...
sonuç;
sonuc ne olursa olsun açıkçası bir şeyi değiştireceğine de inanmıyorum. herkes gene okuyup öğrenmeden, google it up yöntemiyle "kendi" doğrularını savunmaya devam edecek...
zerre zikimde olmayan ve zerre inanmadığım teori. teori bile değil bildiğin sıçmık. herifin biri çıkmış ortaya bi teori atmış milleti peşinde maymun etmiş.
du bir örnekle taçlandırayım bu konuyu;
kafalardaki soru işaretlerinden birini 2009 yılında silen teori.
WASHINGTON - Etiyopya’da 1994 yılında ortaya çıkarılan bir iskeletin, insanın evrimleştiği "insansılara" ait, bulunan en eski bulgu olduğu belirtildi.
Science dergisinde 11 ayrı çalışmayla aktarılan iskeletin, 50 kilogram ağırlığında, 1,22 metre boyunda olan ve ormanlık bir bölgede yaşadığı anlaşılan bir dişi insansıya ait ve 4,4 milyon yıllık olduğu anlaşıldı. Ardipithecus ramidus adıyla sınıflandırılan canlının iskeleti, bulunan 125 kemik parçasının birleştirilmesiyle ortaya çıkarıldı.
Kaynak: http://www.radikal.com.tr...10.2009&CategoryID=79