hayatında biyoloji dersi görmemiş bireyin kıçından salladığı 2 sözle sürekli çürüdüğü sanılan teori. Tüm yaratılış hikayelerinden daha gerçekçi olduğu kesin.
aslen biyolojinin bir alt konusu olmasına rağmen daha çok dindarların tartıştığı kavram. işin ilginci sadece müslümanlar değil, katolikler başta olmak üzere ekseri hıristiyanlar ve ekseri yahudiler de bu konuyu pek sallamaz, "yürü hadi len" derler sözbirliği etmişçesine.
şimdi buraya bilimsel uzun bir şekilde yazsam kimse okumazdı kısaca evrim yer çekimi gibi bir gerçektir bunun nasıl olduğunu anlatan bilimsel şeye evrim teorisi denir. evrim teorisi değişir yıkılır yerine başka birşey gelir fakat evrimin gerçek olduğunu kimse değiştiremez.net
bütün mevzuyu salt insana indirgeyen ideolojilerde, yani insanı diğerlerinden üstün kılan, yaptıklarıyla övünen ve gurur duyan ideolojilerde, anlaşılması oldukça güç ve aynı zamanda asla zihinde konumlanamayan teori. buna rağmen, diğer her türlü bağlamda, türlerin kökeni bir başyapıttır. açıklayayım;
insan varoluşu itibariyle kendi gerçekliğini kültürel bir biçimde olumlar. insanı insan yapan şey, tanrı'dan geldiği inanılan yaratılmış bir gizem değil, çevresel faktörlerin/öğretilerin, bilinç üzerindeki etkisidir. bunu, residue durumuyla, yani hafızanın tortu durumuyla açıklamak oldukça yerindedir. günlük yaşantı, öğrenilmiş durumların farklı kombinasyonlarından ve bunların yeniden üretiminden oluşur. (atmosferik olarak) bu durumda da, tüm bu olan biten, açıklanamayan, etkileyen fakat konumlandırılamayan fazladan enformasyon, tek bir duruma indirgenir ve beyinde bir şekilde konumlanır, gizem.
gizem olgusu ağırlıklı bir biçimde bireyin zihinsel etkileşiminde rol oynar. freud bunu bilinçaltı olarak açıklar. din de olabilir bu. fakat bu anlattıklarımın konuyla ne alakası var. onu da açıklayayım;
evrim teorisi, temelde, haritalanış biçimiyle, bu gizemi aydınlatmanın farklı bir yolunu sunar. adaptasyon. yani teknik olarak, evrim teorisine göre, insan anlamdıramadığı ve konumlandıramadığı durumlara adapte olur ve bunu farkında olmadan yapar. insanlık tarihinin bilinçte hep iki boyutlu olarak anılması, tanımlanmasıysa din olgusunun bir sonucudur buna göre. yani temelde demek istediğim şey, evrim teorisi ve güncel din'i karşı karşıya getiren şey, olan biten bilinmezliğin anlaşılamaması ve anlaşılabilmesi arasındaki karşıtlığa dayanır. ne var ki, dil gibi bir olguya bu düşünceleri dökmek oldukça zor olduğundan, kitap yazıldığı andan itibaren, tanrı'nın konumunu geçersiz kıldığından sürekli güncel konumunu korumuş ve bir çok anlamda da karşısında farklı karşıt görüşleri bulmuştur. sözkonusu karşıt görüşlerin ne kadar dayanağını var bilemem tabi ama photoshop ve görsel olana inanma eğilimindeki modern insanoğlunun zihnini ele geçirdiği bir çok anlamda kesin bir şekilde görülür.
güncel bir biçimde tartışılageldiği şekildeyse, bilimsel gözlem ve dayanaksız, daha doğrusu insani gözlem ve dayanaktan uzak tartışıldığı, varolup olmadığı ya da hangi ideoloji içinde konumlandığı gibi sorular da oldukça abestir kanımca. keza, zaten bu darwin'in derdi bu değildi. yani felsefe gibi bilim de kendi estetiğini içinde taşır ve kendi bağlamında yorumlanır. başka bir bağlamdan geldiği varsayılan, ilkel bir tokadı da suratına vuramazsın. bu modern mimariyi eleştirirken empire state buildingin duvarına kimsecikler görmeden yumurta atmak gibi birşey sonuçta.
bir televizyona ve bir takım insanlara sahip olmak, nasıl ki bir bireyi doğru kılmıyorsa, hala bilim bağlamında geçerliliği olan bir teoriyi bambaşka bir bağlamda çürütmeye çalışmak da oldukça abestir. nasıl bir kitap, kitapsa, yani insanı fiziksel olarak dövmüyor ya da okşamıyorsa, ona inanıp inanmamak ya da hayatının orta noktasına koyup koymamak da bireyin psikolojik bağlamlarıyla ve beyin/düşünce haritasıyla alakalıdır. kendini darvinci olarak tanımlayıp tüm hayatını, kendi teorisini üretmek yerine adamın teorisini gerçek kılmaya çalışmak ne kadar abesse, karşısında durup çürütmeye çalışmak o kadar abestir.
ne de olsa her ikisi de, durumu bambaşka, oldukça güncel ve yüzeysel bir biçimde içselleştirmenin bir sonucudur.
Ayrıca birçoğunun evrim diyince aklına ilk olarak tesadüf gelmesi diye bir durumda söz konusudur. Evrimde tesadüf değil bulunduğu yere göre adaptasyon söz konusudur.
insanı hayvandan ayıran merak dediğimiz olgu olduğu sürece kafalar karışacaktır. herkes hissettiği yaşta ve hissettiği deridedir. şahsen ben iguanadan geldiğimizi düşünüyorum.
insanların hala bir elma yüzünden dünya da var olduklarını direttikleri, kanıtlanan bilimsel verilere inanmadığı günümüzde ortadadır.Ortak kökenden geldiğimizi kanıtlayan teoriye evrim teorisi denir.
Darwin'in ilk olarak ortaya attığı açıklamadan yıllar sonra günümüzde kesin sonuçlar elde edilmiştir. insanların evrimleştiğini Neandertal (ilkel insan) fosiline bakarak anlayabiliriz.
Çoğu insanın maymundan geldiğimizi sanmasıdır. Yok öyle birşey, maymunla insan ortak atadan gelme oldukları için maymunlar şuanda vardırlar. Ayrıca insanın ve maymunun kromozom sayısının çok yakın olması küçük bir mutasyon sonucu oluştuğunun bir kanıtıdır. Yani kısaca ortak atadan geldik, onlardan gelmedik.
sizi maymun yapmaya çalışan değil, maymundan neden bu kadar farklısınız? bunu anlamaya çalışan bilimsel teoridir,
adnan oktar ve bilgisayarlarda oluşturulan veriler hakkında birbirini tutmayan raporlar veren tubitak' bu konuda ciddiye alınacak kisi veya kurumlar degildir.
1.2 milyon yıllık balık fosili bulunarak çökertilmeye çalışılmış olan bilimsel teori.
Adam diyorki yaşam denizlerden, bak bi dinle bak yaşam diyorum denizlerden diyorum, aloo dinliyon mu bak deniz diyorum balık diyorum. bak yine dinlemedi. te allaam.
dawkins'in yaratılışçılar diye alaya alması evrimi destekleyenlerin din karşıtı olduğu algısını yaratmaktadır. pek tabi evrimi desteklerken tanrıtanımaz olmaya gerek yoktur.Bir yaratanın olduğuna inanmanız evrimi desteklememenizi gerektirmez. evrim yaratılıştan sonrasıyla ilgilenmektedir. dawkins ateisttir o ayrı. aq dawkinsi *
bu konuyla ilgili sözlükte bulunan yazarlara bir soru sorucağım konu.
araştırdığım kadarıyla bu teoriyle ilgili maymundan insana geçişin ara fosilleride olmak üzere fosiller bulundu yani evrim teorisi kanıtlandı peki o zaman neden hala daha evrim teorisi teori olarak kalmaktadır?
Bir müslüman olarak varolduğuna inandığım teoridir. Nedenlerini uzun uzadıya yazmayacağım nasılsa okunmuyor. Ancak merak edenler evrimci müslümanlar ın konu hakkındaki iddialarına bakabilirler.
darwinizmin 1990'lı yıllarda yapılan araştırmalarla bilim adamları tarafından reddedildiğini, insanın maymundan gelmediğinin bilimsel bir gerçek olarak ispat edildiğini yazmıştık. fakat materyalizmi savunan kesimlerin materyalizmin pazarlanması için darwinizmi bir din gibi benimsedikleri açıktır..
(#17690062)
bunu destekleyen pek çok gelişmeden birisi gazete haberi olmuştur:
--spoiler--
geçtiğimiz yıllarda tübitak popüler bilim yayınları'nın kitap satış arşivinde bulunan ve insanın evrimini bilimsel yönden inceleyen kitaplar listeden tamamen çıkartıldı. söz konusu kitaplar -listede bulunmasına karşın- satın alınmak istendiğinde tükendi" ibaresi ile karşılaşılıyordu zaten. şimdiyse kurum tarafından satış ve basımı resmen durduruldu.
veto yiyen eserler
zooloji profesörü richard dawkins'e ait kör saatçi ve gen bencildir kitapları, alan moorehead'dan darwin ve beagle serüveni, stephen jay gould'dan darwin ve sonrası, mahlon b. hoagland'dan hayatın kökleri, james watson'dan ikili sarmal, richard lewontin'den üçlü sarmal, ernst mayr'dan biyoloji budur ve richard leakey-roger lewin'in göl insanları kitapları tübitak'ın listesinden çıkartıldı. eski listeden geriye yalnızca linda gamlin'in evrim kitabı kaldı.
darwin kapaği değiştirildi yayin yönetmeni gönderildi
darwin'in başına gelen ilk olay bu değil. darwin'in doğumunun 200'üncü yıldönümü unesco tarafından tüm dünyada "darwin yılı" olarak ilan edilmiş ve bu vesileyle tübitak, bilim ve teknik dergisi'nin 15 sayfasını ve kapağını darwin'e ayırmıştı. ancak tübitak yönetim kurulu, derginin bu hâlini beğenmeyip kapağı son anda değiştirerek, genel yayın yönetmeninin görevine son vermişti.
son olarak şunu da zikredelim ki, materyalizm siyonizmin dünyaya bir hediyesidir.. pozitivizm, darwinizm ve benzeri milletlerin enerjisini sömüren bu gibi felsefi akımlar nedense hep yahudi asıllı felsefeciler tarafından ortaya atılmış ve geliştirilmiştir.. unesco, dünya ticaret örgütü gibi beynelmilel fakat arka penceresinde siyonizmin emelleri olan örgütler, ekseriyetle bu gibi fikir akımlarını maddi ve manevi destekler..
gerçekliği kanıtlanan lakin din adamlarının kabul etmemesi nedeniyle yasa halini alamayan teori. bu teoride sık yapılan yanlış insanın maymundan türediği yönündedir. halbuki insanın evrimi ortak atadan gelmektedir.