kimi geri zekalı ahmağın hala "çürütülmüş teori" yalanını tekrarlamasına vesile olan teoridir.
lan aptallar, madem "çürütülmüş" diyorsunuz, o zaman söyleyin bakalım, hangi bilim insanı, hangi yılda, hangi saygın bilimsel dergide yayınlanan makalesinde sunduğu, hangi kanıtlarla çürütmüş? madem böyle bir iddianız var, buyurun ispat edin...
şu sefillerin haline bir bakın!.. onbinlerce üniversitede yüzbinlerce bilim insanı çalışmalarını söz konusu teoriyi esas alarak sürdürürken, hemen hemen her gün saygın bilimsel dergilerde evrim teorisini esas alarak yapılan çalışmalara dair makaleler yayınlanırken, "çürütülmüş teori" diyorlar.
ey budalalar, ey akıl hastaları tekrar soruyorum: kim çürütmüş? nasıl çürütmüş? dinazor fosillerinin bulunduğu katmanlarda eşek fosili mi bulunmuş?
hayır bu cırcır böcekleri iyi alıştılar, bir ağızdan cırcır edince gerçekleri ters yüz edebileceklerini sanıyorlar! ey ahmaklar bilin ki bilim seçim sandığı değildir. seçim sandığında ahmaklığınızın gerektirdiği her aptallığı yapabilir, siyahı beyaz, beyazı siyah göstebilirsiniz. seçim sandığında çomarın oyu da alimin oyu da birdir.
fakat bilim alanı sadece ve sadece konunun uzmanı alimlere münhasırdır. milyarlarcanız toplanıp çığırışsanız bilimsel gerçekleri değiştiremezsiniz...
insan gibi muhteşem bir mahlukun, bir tane bile kusuru olmayan bir mahlukun maymun gibi, gayet alelade bir canlıdan evrildiğini iddia eden aşırıların teyorisi.
"bilimsel yayın"ın ne demek olduğunu bilmezlikten gelen bir trolün, son zamanlarda "kedicikler" üzerindeki çalışmalarıyla ön plana çıkan raporlu akıl hastası adnan oktar'ın çürüttüğünü iddia ettiği teoridir.
aslında trole laf anlatmak gibi bir derdim yok ama az sayıdaki iyi niyetli okuyucular için izah edeyim: "bilimsel yayın" birilerinin şuradan buradan bastığı ve bilimle alakalı olduğunu iddia ettiği kitaplar değildir. bilimsel yayın, mesleki saygın dergilerin bilim jürilerinin kontrol ve onayından geçen veya üniversitelerin bilim kurullarının onayından geçen yayınlara denir.
bir makalenin bilimsel olup olmadığı öncelikle sözünü ettiğim, mesleğine ömrünü adamış bilim insanlarından oluşan jüriler tarafından değerlendirilir. fakat yayınlanması her şeyin sonu demek değildir. makaledeki deneylere ve bilimsel gözlemlere dayalı kanıtlar, diğer bilim insanları tarafından da kontrol edilir. deney ve gözlemler ve de kanıtlar tekrar ve tekrar değerlendirilir. değerlendirmeler sonucu yeni yayınlar yapılır. jürilerden onay alamayan veya diğer bilim insanlarının yaptığı kontrollede doğrulanamayan makaleler ilgili bilim insanının itibar kaybetmesine sebep olur. eğer sorun yanılmasında değil, sahtekarlık yapmasındaysa akademik ünvanlarını kaybeder.
Evrim teorisi sorunu din temeline bağlanıyor. Kendini, kendinden çok daha üstün sıfatları olan bir yaratıcının varlığını idrak edemeyenlerin ortaya attığı bir teoridir. Maymundan geldiğini söyleyenler bi zahmet maymunu kimin yarattığını söyleyiversin de bilelim.
genetik bilim gelişti gelişmesine rağmen maymun ve insan genomunun yüzde 98 benzeşmesi olayını bile tam olarak ispatlayamıyorlar, boş bir iddaa olarak Allah inancı olmayan zevatların önüne koyuyorlar.
Onlarda hiç işleri yokmuş gibi evrim teorisine ve darwinzme bel bağlamış hıyar hıyar yaşıyorlar
Hem bilim, hem de din için evrim teorisi vardır. Dine göre olk insan hz. Adem ve hz. Havva günümüz insanından daha dayanıklı ve daha uzunmuş. Fakat asırlar boyu evrimleşerek kısalmışız. Farkındaysak daha da kısalıyoruz. Bilim içinse, insanın farklı canlıların evrimleşmesi sonucu oluştuğunu ileri sürüyor. Tartışılır.
insan gibi muhteşem bir mahkuğun maymun gibi saçma sapan tüğlü bir hayvandan geldiğine inananlarca savunulur. bilimle uzaktan yakından hiçbir alakası yoktur.
lisedeki biyoloji hocam yahudilerin allah tarafından lanetlenip maymuna dönüştürüldüğünü söyledi onun yüzünden onlarda evrimi uydurmuşlar.aynı hocam tarihin en şerefli milletinin türkler olduğunu da söylemişti.
ne kadar mantıklı değilmi?...ulan sen o kadar sene okumuşsun lisede biyoloji hocası olmuşsun çocuklara anlattığın şeye bak.sonra neden bu ülkede bilim yok neden cahiliz.sikerim böyle ülkeyide böyle milletide.
darwinin komplekslerinden kurtulmak için uydurduğu bir teyoridir. darwin günlüklerinde şöyle der: "bismillahirrahmannirrahim, bugün çok pis bir fikir geldi aklıma; madem ben çirkinim o zaman herkes maymundan gelmiş olsun da ben de çirkinliğimi kapayayım." bunu herkes bilir. darwin aslında kapitalist bir yahudi olsa da özünde siyonist bir mümin kardeşimizdir. bir hata yapmıştır. herkes yapar.
mezarından sesler geldiği söyleniyor ama neyse çoluk çocuk var. bulaşmayalım o konulara.
türkiye' de olan aslında ne?
bir şeyin tezinden önce anti tezi bizim bu aptal halka öğretildi, bu insnalarda bir ön yargı oluşturdu. ayrıca dinci yobazlar tarafından da bu öcü gibi gösterildi. baksana adam Siyonizm diyor, ulan abdesten başı yanmış herhalde, namazı azalt bari yobaz. siyonizmmiş, işte müslümallar bu yüzden beyinsiz. çünkü onların kafa Yahudiler dünyayı ele geçirdi her şeyi bize dayatıyor.
bu kafa bilim yapsa ne olur yapmasa ne olur.
evrim kanıtlanmış bir teoridir. ancak tamamlanmamış bir teoridir. mantığı gayet basittir.
o da şu: eskiden insanlar tamam mı, bu mal insanlar her şeyin tanrı tarafından ayrı ayrı ve kesin hatlarla yaratıldığına inanıyordu(gerçi halen daha böyle inanan var) yani canlıların hepsi ayrı ayrı ve değişmez şekilde yaratıldır.
Darwin çıktı ve dedi ki; la oğlum bi siktir gidin, her şey ortak bir atadan geliyor ve evrimleşerek oluştu. yani tek tek yaratılma yerine evrimleşerek olduğu görüşünü ele aldı.
kanıtı ne, bu gün ortak genler var, ve bu genler her canlıda ortak. ayrıyeten dallanma olduğu için bir takım akrabalarla yakınlık ve uzaklık derecesinde ortaklık var, yani bazılarıyla daha yakın akrabayız, hatta bir anda olmadığımız için, bazılarının devamı yada bir üst modeliyiz denebilir.
bu kanıtlanmıştır, her alanda.
milletin tartıştığı şey bu teorinin doğruluğu değil(din adamlarını tartışmasını kale almaya gerek duymuyorum zaten çünkü onlar bilim insanı değil)
milletin tartıştığı şu:
şimdi bu akrabalar ve ortak ata varya, işte bu ne nerden gelliyor, yani dallanma nasıl oluyor, ara geçiş formları üzerinden tartışıyorlar. yani bir nevi gözlemlerini paylaşıyorlar ve yanlış olanı eliyor ve doğru olan üzerinden gidiyorlar. yani durum bu.
bu kadar basit aslında mantığı ama sığır olunca ne anlatacaksın millete.
tanım: kanıtlanmamış, kanıtlanamayacak olan teyoridir.
neden?
çünkü evrim mantıksızdır. allah kuranı kerimde şöyle der: "her canlıdan bir erkek bir dişi yarattık." cinsiyet kavramının sınırlarını bile allah belirlemiştir evrim ise cinsel seçilim gibi saçma sapan bir şey savunur. doğru değildir bu mesela. ama bilmiyorsunuz.
adam 85 yaşında hala biyoloji diyor. ölüyorsun ağa, iki rekat namaz kıl.
biyoloji bilim olarak bile kabul edilmiyor haberi yok. bir de uzun uzun yazmış.
ayları denizleri yaran ruhani güçlerin, bir zamanlar minik balıklar içinde yaşayan adamların olduğunu sananların, tahtadan yılana dönüşen sihirli asaların geçtiği fantastik evrenlere inanan tiplerin saçmalık demesi insanı insandan alıyor. la yürü git işine, git tesbihini çek, mahallenden dışarı adım atma bu kafayla. yobazsan yobazlığını bil, çöl zihniyetini internet'e sokma.
türk halkı her zaman gerçek bilimin farkında olan bir halktır; tübitak, bu sene sigaranın sağlığa zararlı olduğunu kanıtladı mesela imam hatipli öğrencilerin çalışmalarıyla.
yani türk halkını böyle evrim gibi hiçbir kanıtı olmayan, hiçbir elle tutulur yalanır tarafı olmayan şeylere inandıramazsınız. eğer evrim geçirmiş olsaydık bunu bilirdik. çocuk doğuyor, büyüyor ya babasına ya da annesine benziyor, en olmadı halasına benziyor. e maymuna benzeyen bir çocuk var mı? nurten hanımın oğlu hamza bir istisna olabilir. onu saymayın. o henüz darbeye alkış tutacak yaşta.
kuyruğumuz var mı en basiti?
kuyruk sokumumuz var evet. ama o kuyruklu hayvanlarda da var. yani bir kusur değil. körelmiş bir organ. kuyruklu doğumlar da görünüyor ama doktorlar hemen bunu kendi aralarında hallediyorlar. yani hata olabilir ama kusur değildir bu. bakın: https://www.youtube.com/watch?v=vRgfEmw9JaU
darwin'in günlüklerini açıklayın hadi!
orada ne yazdığını biz biliyoruz ama halkımız da öğrensin hadi!
siyonizm, işte böyle çalışır. yahudiler kendi üstünlüklerini kanıtlamak ve goyimleri yönetmek için onları evrim teyorisine inandırarak değersiz olduklarını dikte eder. israilde mesela bir tane üniverste bile evrimi okutmaz.
"biyolojiyi bilim olarak bile almıyorum" adı lazım değil baş harfi m olan bir şahsın ortaya attığı iddia. biyoloji zaten hep metafizik.
ayrıca körelmiş organmış, bu organ neden körelmş o zaman onu açıkla?
madem var olan bir şey var ve statik bir durum bu, o zaman neden köreliyor sonuçta değişim yok.
çok cahilsin keşke biri seni pıçaklasa.
biyolojiyi bilim olarak bile almayanlar neyi alacağını iyi bilirler. yani şimdi ayları denizleri yaran ruhani güçlerin, bir zamanlar minik balıklar içinde yaşayan adamların olduğunu sananların, tahtadan yılana dönüşen sihirli asaların geçtiği fantastik evrenlere inanan tiplerin saçmalık demesi kadar komik bir şey yok. bilimle yarışamazsın has çomar dostum, ya kendi minik çöplüğünde fantastik dünyanla yaşayacaksın yada oraya buraya saçma demeyeceksin.
senin inancındaki balık karnında yaşayan adamlara, ayın ortadan ikiye yarılması gibi olaylara gelip de kimse bir şey diyor mu ? kendini biraz olsun geliştirmiş olan insan zaten sizin gibi belasını bulmuş tiplere bir şey anlatmaz. git mahallene, çek tesbihini. internet gavur icadı bak kullanma günah olmasın. hadi siktir git.
bir de insanın maymundan geldiğini evrimin teorisi söylemez. bunu iddia eden hiç bir evrim teorisyeni yoktur. hiçbir zaman da olmamıştır.
bunu iddia edenler harun yahya ve çeviri yaptığı asıl kaynaklar olan neo-evangelist yaratılışçılardır. Onları okuyup evrim ile ilgili hiç bir şey okumayan insanların maymundan gelmedim demeleri ilginçtir. çünkü zaten kimse kimseye maymundan geldin demiyor.
first mover konusu ise zaten saçmalıktan ibaret. Yani insan maymundan geldi ise maymunu kim yarattı kısmı.
bunun sebebi de inanılmaz basit.
evrimin teorisi, en başta ne varsa sorusu ile ilgilenmiyor. o bunun konusu değil. yaratılmış mı yaratılmmaış mı araştırmıyor. onbinlerce yıl boyunca süren değişimi ve ayak uydurmayı araştırıyor.
çükünün uzayıp uzamadığı ile ilgili değil zaten bu yeni şartlara ayak uydurma. yani bir tür en basitinden varolduğu hali ile ayakta kalma şansına sahip değil iken çevre de değişebilir. göktaşı düşüp dinozorları yok etmesi ve insanın yeni ortamda ayakta kalması gibi. bu da evrim.
kanıtlanmaktan ne alıyorsunuz ben anlamıyorum. Dünyada kabul etmeyen bir biyolog şuan hiçbir bilim dergisine makale gönderemez. Tabiki bu yüzde yüz doğru olduğunu göstermez hala araştırmaya devam ediliyor. Bilim durmaz ki sürekli ilerler. Hatalıysa düzeltilir ama 500 bilimsel makaleden sonra hatalı olması bigbang'in hatalı olması gibidir.
Geri kafalı, önyargılı, zerre zeka kırıntısı barındırmayan, hayatı bomboş yaşayan arkadaşların anlamadığı, anlamak istemediği, anlamadığı için de inkar ettiğidir. Bu malum kişiler ayrıca kuran'ın değişmediğinin bilimsel yolla kanıtlandığını söylerler. Bu nasıl çelişkidir?