Öyle şeyler yazilmiski evlenmekten soğudum valla. Eleştirenlerin çoguda mutlaka başından evlilik geçmiş olanlar. illaki bu evliliği tecrübe etmeliyiz ben onu anladım. Kaçınılmaz son.
Cevremde evlenen arkadaşlarım oluyor. Çeyrek altınımı alıp gidiyorum. Bi güzel oynuyorum. Sonra ne zaman boşanacaklarini tahmin edip evime dönüyorum. Bir bir hepsi boşanıyor. Bu devirde saçma bisey evlilik. Hele ki kadınlara ulasmanin bu kadar kolay olduğu bir zamanda.
asla hayat boyunca aşk, surekli mutluluk vs. diye dusunmeyin. çuvallarsınız. karınızın horlayabilecegini, sabahlari ağzının kokabileceğini, gece çocuk uyumadiysa bir canavara dönüşebileceğini aklınızdan cikarmayin. ayni seyler kocaniz icinde gecerli farkli versiyonu. ayaklari kokabilir, umursamaz olabilir. butun bunlar olabilitesi olan seyler, sorumluluk da var tabi. ama guzeldir evlilik. sadık kalabilecekseniz karsinizdaki insanin hayatini kabusa cevirmeyecekseniz. her iki taraf da iyi niyetliyse hic durmayin evlenin. bekarliktan 16353637378494940033737 kat iyidir.
Bana çok uzak bir mevzu . Özelikle kadınları tanıdıktan sonra. Gerçketen bir kadının bir erkeği karşılıksız sevecegine inanan enayi erkekler hala var . Kadının erkkele işi bittiğinde ister sevgili ister flört ister kocası olsun direk tekmeyi başar . Günümüzdeki namus yoksunluğunu gördükten sonra hala evlenmeyi başarı olarak gören erkekler var.
Ha diyorsan ben çocuk istiyorm . O noktada saygı duyarım. Ama sen yine de dikkatli ol güzel kardeşim.
enteresandır, hiçbir yönüyle olmasa bile,
bekarların evlilerden çok fikir sahibi olmaları hasebiyle enteresandır,
milletimin, pratikten çok teorik becerilerinin yüksekliğinin açık örneğidir,
hayatında topa vurmamış ama şenol güneş’in yerinde olsa en iyi olur,
müdürünün yerine atama alsa verimlilik üç kat artar filan.
türk erkekleri için artık gereksizdir. yasalar ve toplumsal yapı erkeği tamamen şeytanlaştırıp kadını meleğe çevirdi. erkek ne yapsa haksız kadın ise asla yanlış yapmayan, yalan söylemeyen bir varlıktır adeta.
erkeklere tavsiyemdir. sakın evlenmeyin. bu kadar aptal ve paragöz kızların olduğu bir ülkede evlenilmez. zaten sizinle paranız için evlenir çocuğu da lise aşkından yapar ruhunuz duymaz. gidin escorta ihtiyacınızı profesyonel bir şekilde giderin. ama sakın aptallık edip evlenmeyin. 35 yaşındayım hiç evlenmedim. evlenmeyi de düşünmüyorum.
evlilikle ilgili tüm yazıların bekarlar tarafından yazıldığı açık. Bir kere evlenmeye karar vermek gibi bir durum var eğer kendinizi hazır hissediyorsanız, sorumluluk üstlenecek bir kişiliğe ulaştığınızı düşünüyorsanız, evlilik size yük getirmez. Evlilik her anlamda rahatlıktır. Hele ki sevdiğin bir insanla aynı evi paylaşıyorsan.Sevdiğinle beraber daha da özgürleşmektir.
Modern populeritzm feminizm ve erkeklerin doyumsuzlaşması ile günümüz dünyasında anlamını yitirmiş içi boşalmış bir kavram . Tekrar soyluyorum evet kartel şirketler bu gibi kavramları parlatttınız ve kazandınız.
Evliliğin erkeğin sonu olduğunu düşünen hiç kimse evlenmesin. bence evliliklerdeki en temel problemler zaten bundan kaynaklanıyor. Kısıtlanmış hisseden Erkek dışarıya dönüyor, disariya dönmesinin sorumlusu bile kadın olarak adlediliyor. Sıkıntı oluyor erkek masaya yumruğu vurunca erkek kadın sorununu yansıtınca dırdır oluyor. eğer iki kişi olduğunuzu ve beraber birşeylere cabaladiginizi anlamiyorsaniz evlenmeyin. Sanki bir tek siz bir hayatı diğerine bağlayarak yaşayıp ebeveyn olup o ev için çaba sarf ediyorsunuz.
Aşırı gereksiz, saçma, zor , yorucu, yıpratıcı bir müessese. Ancak cinsel hayatı düzene sokmak ve Allah ile toplum nazarında meşru olmak için herkesin yapmaya zorlandığı ilişki çerçevesinin adıdır.
Evet katılıyorum şu erkekler in nisan söz düğün bir sürü zimbirti ya karşı olduğunu . Fakat anlamadığım hem karşı olup hem yapıyorlar hemde en alasini . Neden yaptığınızı anlamadım . Bence az sağlam durun yapmayın.
kadının da erkeğin de yanlış anladığıı en ciddi nokta şu: eşinin hiçbir isteğini kabul etmeyen, bu istekleri kabul etmeyi, eşine köle olmakla eşdeğer tutan zihniyetin evlilikten verim alması düşünülemez. böylesi bir beraberliğe "birlikte yaşamak" veya "ev arkadaşlığı" diyorum ben. "evlilik" değil... zaten o ev arkadaşlıkları bir süre sonra boşanmayla sonuçlanıyor. aradaş hatırına çiğ tavuk yiyen birisinin, eşi hatırına pişmiş tavuğa el bile sürmemesinde sizce de bir tuhaflık yok mu? bakın burada hiçbir cinsiyeti ön plana çıkarmıyorum. veya, "birisi diğerinin kulu kölesi olsun," da demiyorum. zaten eşini "seven" birisi, nasıl onun kendisine kul-köle olmasına razı olabilir ki?
birbirine bakmak değil, birlikte aynı yöne bakmak demektir evilik. ve bence evli çiftler, hem ilgi ve ihtiyaçlarını belirli bir oranda bağımsız olarak sürdürebilirler; hem de birbirlerini yakından tanıma ve evliliğin paylaşıma yönelik güzelliklerini ortaya çıkarma adına ortak aktivitelerde bulunabilirler.
evlilik(geçim) kolaydır ama unutmamalı ki zorlaştırmak daha da kolaydır.
mesele ne olursa olsun kendine göre herkes haklıdır ve o şekilde bilinmek ister, kendi istediği olsun ister. bu nefsanidir, bu böyledir. en haklı odur yani. o yüzden ilişkide merhamet, hoşgörü, sineye çekme şarttır.
bir sıkıntı ile karşılaştığınızda şöyle düşünün. özellik incir kabuğunu doldurmayacak durumlar için söylüyorum. bırakın onun dediği olsun. ölmezsiniz. bırak onun istediği olsun ucunda ölüm yok ya sal gitsin. ama bunu ona zehir ederek değil gönül hoşluğuyla yapacaksın. hiçbir şey eşinizden, çocuğunuzdan değerli değildir. ölüm var bu hayatta. bir gün çıkarsınız işe diye ondan sonra ölünüzü gelir alırlar ahlar vahlar pişmanlıklar(kalanlar için). o yüzden emin olun hiç gerek yok. allah'ın rızası için hoşnut tutmak gerek. emanettir. eliniz kopmaz, yerin dibine de girmezsiniz hele hiç ölmezsiniz. o yüzden salın gitsin. bu anlattığım gerçekten çok zor bir şey. yani nefis öyle bir şey ki aptal hiç anlamsız bir konu ama bırakmıyor ille benim dediğim olacak. senin dediğin olmasın. bismillah de bi nefes al en derinden.emin olun rahat edeceksiniz.