evlilik

entry3048 galeri149 ses1
    98.
  1. hayatta oynanan belkide en büyük kumar.
    1 ...
  2. 97.
  3. evlilik bir kale gibidir; dışardan kimileri o kalenin büyüsüne kapılıp içeri girmek ister, içerdeki kimsede hevesini aldığı için sıkılıp dışarı çıkmak ister.
    4 ...
  4. 96.
  5. yatagim bos deilken ve evimi temizleyecek biri varken neden malimin yarisini baskasina verim...two and a half man'den...
    0 ...
  6. 95.
  7. 94.
  8. içindekilerin çıkmak istedigi, dışındakilerin girmek istedigi, annesinin babasının kucağında sırıtmış bir çocugun fotoğrafçıların vitrinini süslemesine neden olan gerçek evcilik oyunu.
    2 ...
  9. 93.
  10. 92.
  11. aşık olunmadan yapılmaması gereken, öncesinde ciddi bir biçimde çok düşünülüp taşınılması gereken ve aşk bittiğinde, eğer hala başka insanlar çekici gelebiliyorlarsa (yani aşkı fitili henüz sönmediyse) çıkıp gidilmesi gereken kurumsallaşmış, devlet ve tse onaylı, helal ve hak birliktelik türü.

    çok dikkat edilmelidir, dediğim gibi.

    hele hele tarafların biri maddi özgürlüğe sahip değilse işler çok daha berbat bir hal alır. evlilik, kurumsal olarak içinde aşk ve karşılıklı istek barındırmayan, zoraki yürütülen bir çeşit "beraberlik" haline gelir. evlilik yemini eden iki kişi değil, akrabalar, eş dost ve en kötüsü çocuk odak haline geldiğinde, yeminlerin kimin kalbine, kimin aklına ya da kimin defterine yazıldığı unutulur.

    evlilik, dediğim gibi, iki kişiliktir. iki aslî imza içerir.
    yani yalnızca iki kişinin "beraberlik" anlaşmasıdır, geri çekilebilir, fesh edilebilir bir anlaşmadır ve bundan kimsenin gocunmaya hakkı yoktur.

    içine aldatmalar gireceğine, tam orda, o anda bırakılmalıdır. eğer az da olsa mevcutsa, evli olunana karşı aşk ve sevgi dışı bağlardan kurtulunmalıdır önce, ama bırakılmalıdır -eninde sonunda.

    hayatlar zehrolurken, bir film değildir gözler önünde oynayan. eğer yanlışsa, eğer yanlışlık fark edilmişse hızlı ama tedbirli hareket edilmelidir.

    sonra canlar yanar, gözler dolar. aman. kötüdür.

    (düzenleme: cümle düşüklükleri, fiil düzeltmeleri, noktalama, kelime yenilemeleri falan fistan)
    1 ...
  12. 91.
  13. toplumsal olarak bakıldığında yararlı ancak bireysel olarak düşünüldüğünde bireyleri tüketen sağlıksız kurum.
    1 ...
  14. 90.
  15. Aşk evlilikte gider gelir. halıya kola döktüğünde aşkbiter, ama o, halıyı temizleyebilirse gene aşıkolunur.O aradaki sinir evresini aşabilenler ellinci yılakadeh kaldıranlardır.Tahammül edemeyenler ise ikinci evlilikten sonra artıkevliliğin yalan olduğuna inanacaklardır.Zafer, direnenlerin olur.
    3 ...
  16. 89.
  17. karşılıklı anlayışla harika olabilecek birliktelik. sahip olduğunuz her şey ikinizin. hatta kendiniz bile.
    3 ...
  18. 88.
  19. Insanlara yeni adlar getiren kavramdır (bkz: bekar), (bkz: evli) , askı bıtırdıgı soylenır ama gercek askla baslarsa bıtmıycegını dusundugum olaydır, ayrıca Turk toplmunu bu konuda uzmanlasmıstır. Karakterıstık ozellıgımiz olan bekar ınsan kalmasın hareketı ıle evlenmeyı dusunmeyenlerde veya yası bıraz gecmıs olanlarda anında bır baskı olusturulur ve boylece bekarlara katkı saglanmıs olunur, dogrulugu tartısmalıdır sonucları acıktır.
    0 ...
  20. 87.
  21. başlandığı andan itibaren yola artık 'ben' değil 'biz' diye devam etmektir.
    1 ...
  22. 86.
  23. Evlilik, hayal gücünün zekâya karşı zaferidir. ikinci evlilik ise umudun tecrübeye karşı zaferidir. (bkz: Oscar Wilde)
    3 ...
  24. 85.
  25. 84.
  26. aile olma kuramını devletin verdiği bi cüzdanla resmiyete dönüştürme olayı olan evlilik vardır ama evililikle ilgisi varmıdır bilmiyorum. *
    0 ...
  27. 83.
  28. evliliği kurtarmanın tek yolu onu bitirebilme gücüne sahip olmaktır.
    2 ...
  29. 82.
  30. evliliğin en güzel ve özlü tanımını bir çin atasözü yapmıştır.
    " evlilik bir kale gibidir,dışında olanlar girmek; içindekiler çıkmak ister"
    1 ...
  31. 81.
  32. asla yapılmaması gereken hata.
    1 ...
  33. 80.
  34. ilk ay can cana... ikinci ay yan yana... üçüncü ay kıç kıça... dördüncü ay git öte...
    1 ...
  35. 79.
  36. nikah dairesinden ölüme kadar geçen süredir.
    1 ...
  37. 78.
  38. nikah dairesinden, boşanma ilamının alınmasına kadar geçen süredir.
    0 ...
  39. 77.
  40. suyun altından yüzmeye benzer. ne kadar iyi yüzerseniz yüzün yada suyun altından yüzmeyi ne kadar severseniz sevin, yine de arada bir başınızı suyun üzerine çıkarıp nefes alma ihtiyacı hissedersiniz.
    1 ...
  41. 76.
  42. evlilik bir kale gibidir. dışarıdakiler içeriye girmek için, içindekiler dışarıya çıkmak için uğraşırlar.
    2 ...
  43. 75.
  44. çok iyi düşünülüp, karar verilesi, devamı için çiftlerin fedakarlık göstermesi gereken müessesedir.
    1 ...
  45. 74.
  46. Evlilik, inanmadigim halde içerisinde 17
    seneyi bitirdigim bir kurum benim için..17 senede (abartmiyorum) 40 çift arkadasimin son verdigi kurum ayni zamanda da...
    Evliligimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belkide kuruma inanmamaktan geçiyor.

    Evliligi toplumun dayattigi sekilde yasamamaktan...
    Nedir bu dayatmalar? Erkegin muhakkak kadindan yasça büyük olmasi,
    egitim seviyesinin erkegin lehine yada en azindan esit olmasibunlarin sadece ikisi...
    Olmaz, yürümez diyor toplum... Erkek yasça büyük olmali ki, kadina "hot" dediginde oturmali kadin... Ya da yumusatiyorlar; efendim kadin erkekten önce çöktügü için (hani dogum felan) küçük olmaliymis yasi... Egitimde de böyle.. Kadinin çok okumusu bilmis olurmus, evde kalmakmis layiki....ESiM BENDEN 2 YAS BÜYÜK; ne "hot" dememe gerek kaldi 17 senede, ne de benden önce çöktü...

    Yillar içinde ben yaslandikça o gençlesti, "oo Can bey kapmisiniz çitiri" esprilerine muhattap dahi oldum.ESiM 3 ÜNiVERSiTE BiTiRDi; ben bi taneyi 9 senede bitirdim.. Ne o bana bilmislik tasladi, ne ben ona ezik
    baktim... Kulaga gelen müzik tekse de, onu olusturan notalar
    farklidir der Halil Cibran...
    Bunu unutmadik biz. Ben konusurken o dinledi,
    Ben dinlerken o konustu 17 sene. O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o "haklisin bitanem..." dedik, öfke bitip firtina duruldugunda "ama bi de
    böyle düsün" de dedik fikrimizi savunurken. Farkli insanlar olarak görmedik birbirimizi, ayni amaç için savasan neferlerdik bu hayatta... Asla bilmedik ne kadar para kazandigimizi, ortak
    cüzdanimizdan gerektigi kadar aldik..
    Ne kadar çalarsa çalsin masanin üstünde telefon,kim bu saatte arayan karsi cins diye sorgulamadik da ama...
    Sevginin en büyük dostuydu bizim için "güven"... Ve güvenin ardina saklanmis bir "saygi" vardi daima...
    Ne kavgalar, ne badireler atlattik 17 senede... Eee ülkeler neler gördü, biz çekirdek aile mi sütliman yasayacaktik... Öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez odamin
    disinda yattim bi gece, misafir odasinda... Gece yarisi kapi açildi, esim "ne yapiyosun burda?"
    diye sordu kapinin esiginden,uyuyorum" dedim buz gibi bi sesle...
    Gitti, gelmesi 1 dakikasini almisti elinde yastikla... "kay yana" dedi daracik yatakta."ne yapiyosun?" dedigimde "benim yerim senin
    yanin, sen gelmezsen ben gelirim" dedi...Anladim ki o gece, en uzun kavgamiz yat saatine kadar sürecek...
    Ve bence dogrusu da bu... Özen gösterdik o günden sonra, evin her
    yerinde kavga ettik, yatak odamiz haric.. Kirsak da zaman zaman kalplerimizi, asla kin
    tutmadik birbirimize... Toplum kurallariyla oynasaydik bu oyunu belki
    de 41 inci çift olacaktik o listede...
    Ama oyunun kurallarini biz koyduk... Nede olsa
    bizim oyunumuzdu, oynanan...
    Evlilik; hesapsiz içine dalinmasi gereken bir oyun
    bence... Topluma kulaklarini tikayarak hemde... Ne
    benim, ne de bizim sözlerimizle...
    Sadece gönlünüzden geçtigince...
    Dedigi gibi Ataol Behramoglu' nun;
    "...Yasadiklarimdan ögrendigim bir sey var:
    Yasadin mi büyük yasayacaksin, irmaklara, göge, bütün
    evrene karisircasina. Çünkü ömür dedigimiz sey,
    hayata sunulmus bir armagandir. Ve hayat,
    sunulmus bir armagandir insana..."
    CAN DÜNDAR
    16 ...
© 2026 uludağ sözlük