evlilik sabır işidir çünki kızlar çocuk gibidir. yalan deyil aynen çocuk gibidirler. aynı bir çocuğu avutur gibi karınızı avutmanız lazim allah sabır ihsan eylesin diyorum,.
olursa güzel ama olmazsa namusu koruyabiliyorsan zorlamanın bir anlamı olmayan durum. eğer ki kişiler gerçekten birbirlerini seviyorlarsa aşkı öldürmez.
Bizim toplumumuz için para vermeden sevişme fırsatıdır. Mesela erkek için kadında hiçbir özellik aranmaz, vajinası varsa yeterlidir. Karısıyla tartışan adama, "karıyla didişme, akşam götünü dönüp yatarsa görürsün ebenin amını" diye tembih vererek de bu mantık açığa vurulur.
Bir gününü dahi huzurlu geçiremedim.
Eşimin ailesi yüzünden oldu bu da.
Istedikleri her saat her dakika soluğu yukarıda yani bizim evde aldılar. Ev de denirse ona yani. Mutfağım bile yoktu benim, bir tane minik mutfak tezgahım vardı yalnızca zar zor bulaşık yıkadığım , yemek yapmaya çabaladığım. Ve hiçbir zaman maddi manevi destek olmadı ailesi. Rutubetli bir çatı katında 1 + 1 berbat bir evde 5 yılım geçti. Evden dışarıda çıkamadım . Zaten çıksam kime gidecektim ki hiç kimseyi tanımıyorum istanbul ' da.
Zaten kapıdan çıksam kayınvalide kişisi kapıya fırlıyordu " nereye gidiyorsun / gidiyorsunuz?" , " kaçta dönersiniz? " , " niye haber vermediniz?" düşününce bile aklımı yitirecek gibi oluyorum.
Bu süreçte sahiden anladım ki çok değişik insanlar , aileler varmış.
Ben en tuhaflarından biriyle yaşadım. Sinir hastası bir kayınvalide ve sinir hastası , aşırı kıskanç bir eş. Tabi sonuç elbetteki olması gerektiği gibi olacak. Boşanacağım.
özgürlüğün kısıtlanmasyla sonuçlanan ve eşinin seni değiştireceğine inanması sonucu gerçekleşen eylem. aldatma riskinin olduğu yerde evlilik olmaz. acı çekmek için birebirdir. gidin kitaplarla evlenin. onlarda kendinizi bulup gülümseyin.
26 yaşındayım. ve bu zamana kadar bu konuda hep saalladım, bol bol atıp tuttum filan taa ki karşıma işte bu dediğim kişi çıkana dek. bir an dahi tereddüt etmeden kabul ettim. yüzükleri taktık. aileleri bulaştırmama taraftarıyız her ikimizde, evimi tutuyoruz bir kaç hafta içerisinde, ben eşyalara bakıyorum bunu beğendim aşkım alalım hadi filan yapıyorum. geçici bir ev düzenliyoruz kendimize, bekar evinden hallice. evimiz hazır olduğunda nikahı yapcaz. demem o ki mantık mı aşk mı bilmiyorum fakat aklından hiç bir endişe geçmemesi, birisine tamamıyla güvenmek, kendini ona bırakmak. umarım bu kapsamda yapılan herşey güzel ve huzurlu geçer bir ömür.
neden mecburuz ki ? ya da birlikte yaşamanın adı olsun evlilik. niçin aileler girmek zorunda niçin yeni bir yapılmak zorunda niçin yeni yeni eşyalar, yeni şeyler filan. tamam onu çok seviyorum, aşığım filan, hayatımın sonuna dek onu istiyorum evet de niçin evlenmek zorundayız ki ??
Evlilige giris olayi bir nevi görgüsüzlük abi. Iki insan birbirini sevmis ee uyumlari da guzel birlikte yasamamak icin tek sebep imza mi ulan ? Yani o imza illa 58467 kisinin önünde atilacak , o 58467 kisi de buna alkis tutacak ay bi de sahitler var o konuya girmicem yoo yapmicam. Heh ne diyodum iste bunu 58467 kisinin gozune sokmak gorgusuzluk degil de nedir ? Gizli gizli yapmakjsjshshah ay daha fazla ciddi olamicaaaaaam.
Tanim : kanimca sacma bir kurum muessese de olabilir. (şapşirik surat )
Gabriel García Márquez'den bir alıntıyla değerlendireceğim:
'ancak tanrının sonsuz lütfuyla var olabilen saçma sapan bir icattı evlilik. birbirini yeni tanıyan, aralarında hiçbir akrabalık olmayan, yapıları başka, hatta cinsleri bile başka iki insanın birdenbire kendilerini birlikte yaşamaya, aynı yatakta yatmaya belki de her biri başka yönlere gitmek üzere çizilmiş bir yazgıyı bölüşmeye mahkum bulmaları her türlü bilimsel düşünceye aykırıydı.'