evlilik

entry3048 galeri149 ses1
    1126.
  1. günümüzde, birbirleriyle evlenecek insanların karşılıklı "hele bi evlenelim ben onu değiştirmesini bilirim" diyerek adım attıkları yeni aile düzeni. aynı zamanda bu düşünceyle adımlar ve imzalar atıldığından, kısa süren aile düzenidir. hatta aile bile olunamaz.
    çok seviyoruz, karşıdaki insanda hoşumuza gitmeyen bir huy, bir durum olduğunda onu istediğimiz gibi olmasını istemeyi. evet, karşıdaki de belki bizi sevdiğinde öyle olmaya gayret ediyor fakat öyle eğreti oluyor ki bu değişim, onu beğenmiyoruz bu defa da. çevremde gördüğüm ve biten evliliklerin temeli hep bu. soruyorum, tam olarak sorun ne diye; "hiç bi zaman istediğim gibi olmadı. insan sevdiği için değişmez mi?" cevabını alıyorum. evet diyorum insan sevdiği için değişebilir ama kendi istediği sürece.
    oysa evlilik iki insanın birbirini her şeyiyle tanıyarak, karşılıklı paylaşım içinde bulunduğu tek bir vücut haline gelmesidir.

    hayattaki en güzel şeydir; birini olduğu gibi sevmek. kusurlarıyla, hatalarıyla, yanlışlarıyla, doğrularıyla. öyle sevmeye alıştığında insan, zaten ne kusur kalır ne yanlış ne de hata. aksine yaptığı her şey güzelleşir, hele sevdiğin insansa zaten kötü bir taraf göremezsin onda.

    kimsenin mükemmel olmasını bekleyemezsin elbette ve tabi ki rahatsız olduğun hal ve hareketlerden durumlardan, sevdiğine uygun bir dille bahsedersin. hem ne demişler tatlı dil, yılanı deliğinden çıkarır. tatlı dilin düzeltemediği hiç bir şey yokken, ses yükseltmek niye hiç anlamam. birbirini severek imzalar atan, sonra elinde evlilik cüzdanını mutlulukla sallayan iki insan, bir ay gibi kısa bir sürede nasıl birbirlerine bağırmaktan başka hiç bi şey yapmayan iki insan haline geliyorlar, anlamak zor.
    ama aklıma hep şu güzel hikaye gelir:

    --spoiler--
    Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp "insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?" diye sormuş. Öğrencilerden biri "çünkü sükûnetimizi kaybederiz" deyince ermiş "ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?" diye tekrar sormuş.

    Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: "iki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir."

    "Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. işte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir."

    Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: "Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz."
    --spoiler--

    iki insan birbirini seviyorsa, aşk varsa gerisi teferruat olmalıdır.
    bu nedenle evlilik "eşimi nasıl değiştirebilirim" düşüncesi üzerine değil, "eşimi nasıl mutlu ederim" düşüncesi üzerine kurulmalıdır.
    zaten karşılıklı mutlu etme çabası olunca, karşılıklı değişmeler de olacak ve iki insan tek bir vücut, birbirinden ayrılmaz bir parça haline geleceklerdir.

    he bir de, "mantık evliliği" adı altında yalan evlilikler var ki, sadece para üzerine kurulmuş olan; onlardan bahsetmek dahi istemiyorum. tabi istisnalar kaideyi bozmaz. ama sen karşıdaki kişiye para ya da herhangi bir şey olarak bakıyorsan, bunun mutluluk getirmediğini anladığında yaşayacağın hüsran tarifsizdir. yıllar sonra yanındaki yabancıyı, aslında hiç sevmediğini, aslında onunla hiç bir şey paylaşamadığını görmeyi göze alabiliyorsa insan, mantık evliliği mantıklı olabilir.

    özetle evlilik, karşılıklı anlayış, karşılıklı normalleşme, karşılıklı sevgi, karşılıklı mutlu etme çabasından başka bir şey değildir. sevmektir, sevgidir.
    2 ...
  2. 1127.
  3. bu konuda itinayla ahkam keserim, öğüt veririm hatta kitap yazarım. bu kadar iddialıyım.

    bir ben bir de aşk doktoru mehmet coşkundeniz!

    evlilik baştan sona yanlış, çok klişe ama insanın doğasına aykırı bir toplum dayatması. bu öyle bir saçmalık ki başlangıcından tutun da içinde bulunduğunuz her an (belki ilk birkaç ay hariç) başkaları ne der? böyle yapmalıyız...larla süren ve insanı kendisinden uzaklaştıran bir seramoni.

    bekarken sevgiliyle durmadan sevişilen, bol bol görüşme imkanı sağlayacak illüzyonu yaratan evliliğin, çarklarında nice aşkları bitirmiş, toplumun ahlaki(!) kurallarını devam ettirmek için uydurulmuş bir şey olduğunu anlamanız uzun sürmüyor. anladığınız ansa iş işten geçmiş oluyor.

    gelinlik, damatlık, ev, eşya..gibi şeylerse bu kurumu ''cici'' göstermeye çalışan ticari oyunlardan ibaret.

    şimdi diyebilirsiniz ki - hiç mi güzel tarafı yok bu işin?

    üzgünüm yok. hiçbir kadın ya da erkeği ömür boyu sevecek bir ruh henüz yaratılmadı. aşkınızın, alışkanlığa, sevgiye dönüşebilmesine katlanacak kadar yüce gönüllüyseniz;

    mutluluklar dilerim.
    7 ...
  4. 1128.
  5. içine girdiğinde bataklık gibi insanı yutar bazısı.
    3 ...
  6. 1129.
  7. askerliğin farklı bir versiyonudur. tek fark, hemen hemen tüm kadınların da bu askerliği yapmasıdır. mutlu olmak tamamen şans olayıdır.
    0 ...
  8. 1130.
  9. hayatta tek amaç gibi görenler oldukça fazladır. 23'ünü geçmiş her kadın, 25'ini geçmiş her erkek bu baskıyı üzerinde hisseder.

    duymazdan görmezden gelinmelidir.
    0 ...
  10. 1131.
  11. cok guzel bir seydir. evlenin. net. *
    2 ...
  12. 1132.
  13. 1133.
  14. artık inancımın kalmadığı müessesedir. olumsuzdan örnek olmaz demişler ama etrafımda adam akıllı yürüyen evlilik olmamasından kaynaklı bir durum sanıyorum. en basitinden kendi evim bi tuhaf. geçmişler olsun. yine de kutsaldır. olacak gibiyse evlenin.
    2 ...
  15. 1134.
  16. herkesin bir gün yaşayacağı hadise. yakın zamanda kendiminde yaşayacağıdır.
    uzaktan güzel gibi görünüyor, dur ben bir de yaklaşayım.. sevdiğin kişiyle evleneceğini bildiğin zaman tek korkun zamanın çabuk geçmesi oluyor. yavaş yavaş geçse zaman, doya doya birbirimize..
    0 ...
  17. 1135.
  18. dört yıldır okuldu carttı curttu derken beklediğim daha en az iki sene daha beklemem gereken huzur ve güven ortamı. Aşk yuvası. Bi evlenemedim yaaa evlenemeden ölücem.
    1 ...
  19. 1136.
  20. Her iki tarafın da mecburen duygu, düşünce ve davranışlarını kisitlamak, disipline etmek, bastırmak ve bazı durumlarda koreltmek zorunda olduğu oluşum. Özellikle erkekler iki kat daha dikkatli olmak zorunda, sinirlerine hâkim olan ve birçok şeyi içine atabilen erkekler evliliklerini yurutebilirler. Baskı altında kalmak istemeyen bireyler evliliklerini yurutemezler, mutsuz olurlar.
    0 ...
  21. 1137.
  22. aklı olanın uzak durması gereken kurum.

    gerek yok mayk.
    2 ...
  23. 1138.
  24. bir insana sahip olmak değildir asla. bence bir insanın üzerindeki kullanım haklarını 49 yıllığına kiralamaktır. kimse kimsenin sahibi olamaz zira.
    0 ...
  25. 1139.
  26. gidip arıycaksın, kovalıycaksın, pozitif bilim eğitimi almamış ama ailesinden terbiye, insanlık görmüş, güzel kızı. tabi braz genç olucak,aç olucak. sonra sen ona öğreticeksin bildiğin herşeyi, kendi bilmediğin şeyleri öğrenmeye teşvik ediceksin onu. tabi bunu benim de aralarında bulunduğum cahil nesil yapamaz. öyle oturup göt büyütmeye benzemez. durmadan okuycaksın, dışarı çıkıcaksın insan tanıycaksın, hayatın içinde olup, içindeki güzelliğe hasret duyan o her ne boksa, onu öldürmiyceksin, basit bir şekilde sıradan ve bayat, hiç bir tadı olmayan bacak aralarından, göğüslerden koruyucaksın onu. hata da yapabilirsin, hata yapıcağının farkında olarak hataya doğru koşar adım gitmediğin sürece sıkıntı yok. sonra belki bulucaksın onu, kim kaybetmiş ki sen bulacaksın, kim haketmiş ki sen hakediceksin onu ama bunlar başka mevzular.bulmak zorunda da değilsin, insanlar çift halinde yaşamaya yatkındır fakat tek de yaşayabilir. o güzel kadın, sen onu hakedicek kadar güzel kalabilmeyi becerebildiğin, onu aradığın, onu muhattap alıp anlattığın, yeterli birikime sahip olduğun sürece seni bekliyor olucak. bulamazsan da birşey kaybetmezsin, sağlık olsun. bu da sikindirik yiyici, tüketen, keyfinden başka birşey aramayan, bencil insanların kulağına küpe olsun, umarım.
    3 ...
  27. 1140.
  28. yanlış kişiyle yapıldığı zaman zulümdür ve genellikle hep yanlış kişi bulunur.
    2 ...
  29. 1141.
  30. Artik kutsal olmayan muessese.
    Hic mi mutlu cift olmaz arkadasim?
    1 ...
  31. 1142.
  32. "aceleyle evlenenler ağır ağır pişman olur." -s.king-
    2 ...
  33. 1143.
  34. sigara içmeye benzer. kimse sigaraya tadı güzel diye başlamaz. sağdan soldan, arkadaşlarında özenir. sonrada şikayet ede ede geberene kadar içmeye devam eder.
    3 ...
  35. 1144.
  36. -yalnızlıktan korkuyorsanız sakın evlenmeyin.

    -bu dünyada en çok evlilik hakkında yalan söylenmiştir; bu cümle de dahil. (dublörün dilemması/ m. menteş)
    2 ...
  37. 1145.
  38. aileleri çok fazla işin içine sokarsanız ve vermeniz gereken kararları veremezseniz mutsuz olacağınız şey. bir de evlenecek arkadaşlara tavsiyem kimsenin söylediğine ve tavsiyesine bakmayın, yok o öyle demiş, yok bu şöyle demiş derken işin boku çıkıyor.eşinize aşık iken, araya başka şeylerin girmesi, saçma sapan akraba çekişmeleri, maddi-manevi konular ..vs. ile yeniden inşaası mümkün olmayan bir enkaz yığınının altında kalabilirsiniz. evlendikten sonra da bu meseleler devam ederse hepten tepetaklak gitmeniz kuvvetle muhtemel. bu yüzden dikkatli olun, mümkünse ailelerden uzak olun, gidin başka yerde yaşayın. evlilik yürütmek ve alışmak çok zor ve sabır gerektiren bir süreç, bunu unutmayın.
    3 ...
  39. 1146.
  40. 30yaşından önce yapılması, akıl kârı değildir.
    2 ...
  41. 1147.
  42. Evlilik,kamu gücünün iki insanın birbirleriyle cinsel ilişkide bulunma konusundaki karara karışmasıdır.

    - Erich Mühsam
    2 ...
  43. 1148.
  44. Bir nevi hapishane. Belli sınırlar var. Bu sınırların içinde yaşamaya çalışıyorsun. Sınırdan çıktığın an hele de bir kadınsan işitmediğin hakaret kalmıyor. Vay efendim şöyle, vay efendim böyle. insanların zihninde "evli kadın" diye bir olgu var bir kere yıkamıyorsun. Deli gibi aşık olduğun bir adamla dahi evlensen bu lanet olası sınırlar ne aşk bırakıyor ne sevgi. Sadece kavga gürültü.
    3 ...
  45. 1149.
  46. sözlük ahalisinin bu aralar fazlasıyla kafayı taktığı sözleşme.
    1 ...
  47. 1150.
© 2026 uludağ sözlük