bazen nükleer enerji santrali kadar tehlikeli, bazen sarıldığında sevgi ve şevkat okyanusunda boğacak kadar uç noktaları olandır. aslolan, bu iki uç arasında doğru kişiyle beraber yürüyebilmektir.
evlenen kişilerin hayatındaki tek değişiklik muhtemelen cinsellik oluyor. cinselliğin evlenmeden önce yaşandığı ilişkilerde de cinselliğin bitişi olarak algılanabilir. bunun haricinde evlilik kurumuna erkeğin sürekli boşanma ve aldatma hayalleri kurduğu kadının da kıskançlık ya da koca kaybetmeme triplerinde olduğu stresli bir kurum gözüyle bakıyorum. kadının ödün verip erkeğin hayatını yaşadığı evlilik tipi en yaygın olanı. evlilikler iki tarafın da mutsuz olduğunu gösteriyor bana ama bazen bir taraf en baştan planlarını yapmış oluyor. ya karşıdakini ezerek evliliğine devam edecek ya da etmeyecektir. (bkz: mutsuz evlilikler)günümüzün evlilik tanımı olmaktan başka bir şey olamaz.
Eskiden demiş, kız tarafınınve oğlan tarafının ailesi biraraya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva içinberaber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü. Tabi o zamanlar evlergenelde bahçe içinde müstakil evlerdi. O yüzden buna 'evlenmek' denirdi.
Şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar, buyüzden artık evlilik 'katlanmaktır' demiş.'
EVLiLiK
1- Bir adam gazeteye ilan vermiş: ''Eş arıyorum''. Ertesi gün yüzlerce mektup almış. Hepsi aynı şeyi söylüyormuş. ''Benimkini alabilirsin.''
2- Bir adam karısına arabasının kapısını tutuyorsa emin olabilirsiniz. ''Ya arabası yenidir ya da karısı!..''
3- Bir genç babasına sorar; ''Baba evlenmek kaça mal olur?'' Baba cevap verir: ''Bilmiyorum oğlum, ben hálá ödüyorum.''
4- Evli erkeklerin psikolojisi arkadaşlarla lokantaya gitmeye benzer. istediğin yemeği sipariş edersin, sonra yanındakinin istediği yemeğigörüp ''Keşke onu isteseydim'' dersin.
5- Evliliğin ilk yılında adam konuşur kadın dinler, ikinci yılında kadın konuşur adam dinler, üçüncü yılında her ikisi de konuşur, komşular dinler.
6- Bir kavgadan sonra kadın kocasına bağırır: ''Seninle evlendiğimde tam bir aptalmışım.'' Adam cevap verir: ''Evet aşıktım, fark edemedim.''
7- Bir davette bir kadın arkadaşına sorar; ''Alyansını yanlış parmağınatakmıyor musun?'' Diğer hanım cevap verir; ''Evet yanlış adamla evliyim de ondan.''**
YAŞINA GÖRE ERKEK
20 yaşında erkek **FiAT** gibidir. Küçük ama hızlı.
20-30 yaş arasında **PORSHE **gibidir. Hızlı ve konforlu.***
30-40 arası erkek** VOLVO **gibidir. Biraz sıkıcı ama teknik olarakmükemmel.
40-50 arası erkek **OPEL** gibidir. Yapabileceğinden fazlasını vaat eder.
50-60 arasında ise eski bir **FORD **gibidir. Harekete geçirmek içinkarbüratöre biraz alkol koymak gerekir. ***
YAŞINA GÖRE KADIN
15-25 arasında kadın **AFRiKA** gibidir. Yarı keşfedilmiş, yarı bakir.
25-35 arasında **AMERiKA** gibidir. Tamamı keşfedilmiş ve bilimsel olarak mükemmel.
35-45 yaşları arasında **HiNDiSTAN** ve **JAPONYA** gibidir. Çok ateşli,bilge ve güzel.
45-55 arasında **FRANSA** gibidir. Savaştan hasarlı çıkmış ama halaçekici.
55-60 arasında kadın ALMANYA gibidir. Savaşı kaybetmiştir ama umutları vardır.
60-70 arasında kadın **RUSYA** gibidir. Geniş, sakin ama kimsenin gitmediği.
70'inden sonra kadın **TÜRKiYE** gibidir. Şanlı bir geçmiş ama gelecek yok.*
insanlar birbirlerinden ayrilmayi zorlastirabilmek icin ve tanidiklarina birlikte olduklarini haber verebilmek icin evlenirler.bazilari da mal paylasimini goz onune alarak evlenirler ama onlarin daha hakli sebepleri vardir.o da maddiyattir.benim takildigim insanlar ilk iki kategoriye girenlerdir.insanlar bir iliskinin daha basinda ayrilmayi neden akillarina getirir de ayrilmayi zorlastirmak icin bir takim hukuki yollara basvurur?insanlar neden birlikte olduklarini anlatabilmek icin nikah memuruna ihtiyac duyarlar?daha baslangicta ayrilmaktan korkan insanlarin birlikteligi biraz cinsellik ve yalanci fikir benzerlikleriyle sinirli degil midir?evli olan insanlarin daha az tecavuze ugradigini mi dusunurler?bunlar gibi tum sorulara yanit vermek zor.ama bilincsiz bir sekilde evli kalmak daha da zor.
bir türlü fırsat ve de insan bulamadığım ve acaip derecede tırstığım eylem. zaten benim büyükninem hep derdi;
bekarlık sultanlık
nişanlılık vezirlik
evlilik rezillik.
daha nikah masasında imzalar atılırken bile tarafların ayvayı yedik gibi klasik espiriler yapıp yinede imzayı atmaya can attığı durumdur.Sonrasında tarafların hem cinslerine dert yanıp,asla tavsiye etmediği ama evli olduğu kişinin yanında iken köpekleştiği,bende yatağınızdaki iki yüzlü adlı bir kitap yazma isteği uyandıran kişilerin içinde bulunduğu yaşam biçimidir.
evlilik...aslında uzun uzun cümleler isteyen bir durum değildir.özgürlüğünüzü o an itibariyle eşinize teslim etmişsinizdir.ama yok kesinlikle benim eşim asla özgürlüğümü kısıtlamaz hikayeleri de külliyen yalandır.ama doğacak çocuğun anasını babasını bilmesi ve yanında büyümesi de iyi bir şeydir:)
Bir sabah dün gece onun kollarında uyumuş olmanın mutluluğuyla uyanırsın.
Günaydın sevgilim der ışıldayan gözlerle.
işte o an anlarsınki uzaklar artık çok yakındır.