günümüzde kadınlarda da oldukça yüksek bir oranda bulunan korkudur.*
sorunun kaynağına inmek gerekirse çevremizde bulunan mutsuz çiftlerin etkisi büyük.
Bunun yanında bireyin özgürlüklerinin kısıtlanacağını ve sorumluluklarının artacağını düşünmesi de etkili.
3-5 sene içerisinde kadınların ve erkeklerin benzer kişiliklere doğru yönelmeleri sonucu geçersiz olan durumdur. lakin evleneceğiniz insan kim olursa olsun üç çeşit insandan birine dönüşeceği için korkmanıza da gerek yoktur. bir diğer husus ise, birbirine yapışık ikiz gibi yaşamaya çalışan çiftlerde tükenme çabuk olur. farklı arkadaşlar farklı ortamlarda da vakit geçirmek evliliğin ömrünü uzatır.
evlilik bilinçaltımıza çocuk sahibi olmak ve ortak mülk edinmek kavramlarıyla özdeşleşmiş olarak konumlandığından doğru insanı bulmak ekstra korkular duymakla biçimlenmiştir.
aslında konunun özü evlilik korkusu değil gelecek korkusudur.
erkeklerde olduğu kadar bayanlarda da görülen korku. izin alma, haber verme alışkanlığı olmayan biri için çok zor adapte olunan durumdur. parmağa her bakıldığında akla gelen acabalar, sorular zinciri tetikler bu durumu. ha 18inde evlenenler için geçerli değil tabi bu durum ama yaş ilerdedikçe vay halimize. . .
herşeyde oldugu gibi evlilikte de artık herşeyin daha kolay tüketildigini, aile kavramına verilen önemin giderek azaldıgı günümüzde elde olmadan kapıldıgımız duygudur.
hele ki evlenmek şehir de değiştirmek anlamına geliyorsa geceleri uyutmayan korkudur.
hiç bilmediğin bir yere, bambaşka bir kültüre gitmek fikri ilk başta aklı hep uzaklarda olan kişiler için eğlenceli olabilir fakat iş ciddiye bindikçe gerçeklerle karsılasırsınız.
akrabaların kaynasma cabası içerisinde olacakları düğün faslını ise hiç saymıyorum bakın. kabus çünkü.