Bi erkeğin kendine yapabileceği en iyi şeydir. Tabi ekonomik gücü yerindeyse. Ister özel sektörde çalışan biri olsun ister devlet memuru ister yatı katı olan bir zengin çocuğu. Çünkü evlenmeyen insan hayatimi yaşıyorum zanneder belki ama baktığı zaman harcadığı bütün paralar boşadır. Evi ailesine harcamak varken biraya içkiye barlara diskolara harcar çünkü maddi gücü olupta evlenmeyen insan. Bu özgürlük değil israftır.
Sanırım eskiden daha kıymetli daha anlamlı olan bir eylemdi. Günümüz şartlarında pek sağlıklı görünmüyor çünkü. Ama insan yine de hayatının bir bölümünden sonrasını paylaşmak, hayatının geri kalanını birine dost, eş, arkadaş, anne-baba olarak geçirmek istiyor.
biriyle aynı hayatı paylaşmak demektir. anneye göre en az 25 yıl sonra hayata girip anneden daha yakın olan biri demektir. evliliğe böyle baktığım için olsa gerek tam anlamıyla gerçek aşkı bulana kadar; gerçek aşkı bulduğum kişi beni sevene kadar gerçekleştirmek istemediğim eylemdir.
Evcilik oynamak ile karıştırılmamalıdır. Unutmayın ki sadece eş adayınızla değil ailesi ve dahi sülalesi ile de evleniyorsunuz. O sebepten duruma her açıdan bakıp ölçüp biçmek de gerekiyor.
'Ayy ben onu seviyorum evlendik biz eheh' diyen arkadaşlarımın istisnasız hepsi çocuğuyla geri geldi.
Eğer doğru kişiyi seçtiysen, hayatta yaşayacağım en güzel duygular sıralamasında ilk 3'de yer alır! Yanlış kişiyi seçtiysen, hayatta yaşamış olduğun tecrübe ve felaket sıralamasında "ilk sırada" yer alır! Allah kimsenin başına ikinci seçeneği vermesin inşallah... ilki çok iyi, ikincisi çok çok kötü.
Kısacası evlilik iyidir ama doğru secimi yaptıysan iyidir. Yanlış secimde ayvayı yedin usta.
Eğer doğru kişiyi seçtiysen, hayatta yaşayacağın en güzel duygular sıralamasında ilk 3'de yer alır! Yanlış kişiyi seçtiysen, hayatta yaşamış olduğun tecrübe ve felaket sıralamasında "ilk sırada" yer alır! Allah kimsenin başına ikinci seçeneği vermesin inşallah... ilki çok iyi, ikincisi çok çok kötü.
Kısacası evlilik iyidir ama doğru seçimi yaptıysan iyidir. Yanlış seçim ise ayvayı yedin usta.
aceleye getirilmemesi gereken mevzudur. gayet güzel birşeydir, ama doğru kişiyle olunca. ve maalesef doğru kişi de "ay çok güzel gözleri var, ay çok klas takılıyor, ay ayakkabıları süper, öff arabasına bak, ay ne güzel bir işi var, aman aynı şeylerden hoşlanıyoruz, ay o da benim gibi çayı limonlu içiyor" dediğiniz kişi değildir.
o kişi "aha beni tamamlıyor" diye hissettiğiniz kişidir ve bunun da bir formülü yok, bulunca anlıyorsunuz, bulunca anlamazsanız kaybettiğinizde anlıyorsunuz. öbür türlü, sadece mantık kıstaslarıyla yaptığınız bir evlilik huzursuzluğu ve finalde aldatmayı getiriyor (hiç şaşmaz), elde etmeyi umduğunuz kazanımlar, elinizdekileri de alıp uçup gidiveriyorlar. bir sürü kayıp yılınız oluyor.
ha çok şanslıysanız, 20 yıl önce bulup kaybettiğiniz bir yerden karşınıza çıkıyor, bir şansınız daha oluyor. bana oldu, ordan biliyorum.
Doğru kişiyle yapıldığında mutluluk verici, huzurlu, keyifli ve en çok da asla evlenmem diyenlerin yaptığı eylemdir * . Aşk evliliği mi mantık evliliği mi derseniz "mantıklı bir aşk evliliği" derim. Çünkü ikisi ayrı ayrı olunca o evlilikten hayır geleceğine inanmıyorum.
Aslında bu ikisinden de önemli olan şey bence uyum. Çünkü deliler gibi aşık olduğunuz kişiyle aynı eve girdikten sonra sizin her beyaz dediğiniz şeye o kara derse yine sorunlar olması kaçınılmazdır. Elbette farklılıklar olacaktır ancak bu uyum yüzdesi ne kadar yüksek olursa o derece keyifli bir evlilik sizi bekliyor demektir. Nacizane bir yazar arkadaş tavsiyesi. *
Evlilik hakkında gerçek fikirlere sahip olmadığımıza inanıyorum. Biriyle sarsılmaz bir bağ kurmak , bu bağın güven ilişkisine saygıya ve sevgiye dayanması gerçek olamayacak kadar güzel.
gün geçtikçe değerini daha iyi anladığım hede. evet karı dırdırı vs. daha bir sürü sıkıntısı var. beraberinde lanet bir yaşam gelecek. ama yine de evlenin.
aristotales'in demokrasiye getirdiği yorum gibi. mevcut durumda tüm yönetimler kötü. kötünün iyisi demokrasidir. evlilik de böyle bir şey.