doğumdan önce bir ton cefasını çeker. keza bebekken, çocukken, ergenken, gençken ve hatta olgun bir bireyken bile cefasını çeker. ama buna karşılık sesini dahi çıkartmaz ve hatta mutlu olur. çünkü anne, evladını karşılıksız sever. canından çok sever. onun için yaşın 3 yada 30 olsun hiç fark etmez. her durumda senin için her şeyi yapabilecek yegane canlıdır. anne, candır.
eğer ki ders çalışmıyorsanız, yetmezmiş gibi bir de abidik gubidik mevzular peşindeyseniz, meyve faslından sonra dizinin dibinde oturup, birlikte tv izlemeniz gereken annedir..
gözünün önünde olmasanız da, aklı hep sizde.. ama hep..
fedakardır. zamanını harcayıp çocuğu mutlu etmek için yapmıştır. hiçbir art niyet yada menfaat düşüncesi yoktur. anadır ana.
edit: az önce pirinç pilavı sevmiyorum sırf benim içinbulgur pilavı yapacak olan anadır. belkide yarın istanbula gideceğim içindir.
sene sonunda iyi bir üniversiteyi ve bölümü kazanmanızı yani ders çalışmanızı isteyen ve buna teşvik eden annedir .
(bkz: allah başımızdan eksik etmesin)
annemdir ve sanırım bilerek yapıyordur.
önümüzdeki kış doğal gaz borcunu ödeyemiyeceğimi düşünerekten aile evine taşınmanın cezası sanırım.
yanılıyor olabilirim tabi.
sonuçta meyve tabağı şahane bir şey.
çünkü yeni nesil o kadar tembel ve üşengeç ki; dolapta duran meyveleri görür de üşencinden alıp yemez. e anne n'apsın; meyveleri bir güzel soyar, süsler tabakta ve yavrusuna sunar, yavrusu da afiyetle yer. armut piş ağzıma düş.
işim gereği bilgisayar karşısında saatlerce çalışırken dikkatim dağılmasın diye sessizce masamın kenarına koyup giden, bir anlık nefes almamı sağlayan annemdir.
Hakkını ödemem mümkün değildir.
çocuğuna karşı bitmek bilmez sevgiye sahip annedir. annelerin bitanesi benim annemdir. öyle bir anne ki meyve soymayı bırak narın tanelerini tek tek ayıklayıp kaseye koyup kaşıkla beraber servis eder.
düşününce daha bir özledim şimdi.