Al Tanrım aklımı/Ki zaten bende değil/Al Tanrım kalbimi/Bu aşk hakkım değil ... şarkı sözünü bilinçaltımdan getirten kadın. en son olarak coni dip ile dark shadows adlı filmi çıktı.
dreamers da ilk basta cok begendigim sonra gögüslerini acinca iyy bu ne laa diyerek kapatmama yol acan kadin. o zamandan beri gözüme güzel görünmemekte. kendisiinin yüzünde biraz iticilik olmakla birlikte en azindan dreamersda baya cekiciydi. yalniz egri oturup dogru konusucak olursak, öyle inek memesi gibi memeleri olan kadinin 34 bedenin üstüne cikmaya baslamasiyla memeleri bildigin nineler gibi karnina gelir, ha hep böyle kupkuru kalirsada yaslilikla o memelerden bildigin beli bükülür. ayrica cok zayif, kisaca begenmiyorum.
garip bir kadın. garip olmasının tek nedeni, "tanrının bitiriş tezi" dediğim güzellikte olmasına rağmen saçını sarı yaptığı anda birden çirkinleşmesidir.
cennetin krallığında güzelliği göklere ulaşmıştır. hele ki o saçını kazımış hali...
aşık olunacak güzelliği ok belkide fakat aklının bi köşesine adını yazdırıyor. özellikle bond filmindeki güzelliği the dreamers taki cesur oyunu ve bi çok yapımda başarılı performansıyla fransız kadınlarının önde gelen isimlerinden.
kadındır. ama ne kadındır. şahsi kanaatim bu kadar cezbedici olmasının nedeni doğal güzelliğinin yanı sıra tarz sahibi, donanımlı bir insan oluşunu dışarıya da yansıtabilmesidir.
yeşil gözleri cinayet sebebidir.
öyle bir kadındır işte. öyle uzaktan sevilecek değil, alıp evde beslenilebilecek güzelliktedir.
kıyılır mı lan buna, yazıktır, insanlık suçudur.*