eurovisionun komşuculuk oyunu olduğunu söyleyen türkiyenin bunu bile bile(!) neden hâlâ bu yarışmaya katıldığı boktan bir yarışmadır eurovision. biz bu yıl anladık ki norveç o na 12 puan ülkelerin hepsiyle komşuymuş. allahım ya.
tamamen komşuculuğa bağlayanların hata ettiği yarışma. birinci olduğumuz sene hemen her ülkeden tam puan aldık ama sonra rimi rimi ley gibi ezik bir parçayla sonuncu olacaktık neredeyse. ülkeler aynıydı!
komşuculuk oynansa her sene aynı ülke birinci gelir mantık olarak! norveç mesela geçen sene birincimiydi değildi daha ne?
bu yıl da acayip gazla girdiğimiz ama afedersiniz götümüze bakarak çıktığımız yarışma... millet umursamıyor bile, biz hâlâ bu kadar kasıyoruz. Ne diyelim,Allah akıl fikir versin.
hadise katılmadan önce :
kesin kazanacağımız yarışma. dünya çapında* bir starımız katılıyor. ayrıca sesi süper* ve çok güzel. sütun gibi bacakları var hatunun* birinci biz olacağız, herkesi ezeceğiz ! yupiii ! allaam yaa... hadise'den önce müzik var mıydı bu ülkede ?
hadise katılıp kaybettikten sonra :
ülkelerin komşularına oy verdikleri yarışma. siyasi görüşler açıklanıyor orada. zaten hadise'de hastaydı. bizim böyle anlamsız bir yarışmaya ihtiyacımız yok, neden katılmaya devam ediyoruz ki ? allaam ya... kazanan çocuğun yüzüne de tüküresim geldi. tam bir gay. heh o yüzden kazanmıştır zaten. neden biz kazanmadık ? böhüüü... ama hadise'mizin hakkını yediler. zaten hastaydı o. ama hadise o, her şeye rağmen kazanmalıydı... böhüüü...
ya da... biz yanılmış olabilir miyiz ? belki hadise zannettiğimiz kadar iyi değildi ? yok canım yanılmadık. hadise ile asla yanılamayız... dünya starımız o... ama ama ama... ühü ühü..! hakkını yediler ! bu yarışmaya ihtiyacımız yok bizim, ama biz en iyisiydik. fakat hadise hastaydı yaa... allaam yaa... böhüüüü... küstüm.
Uluslararası şarkı yarışması. 2009 Eurovisionşarkı yarışmasında açık ara farkla birinci bitiren Norveç'li şahıslara tebriklerimizi iletiriz. Ancak Türkiye'de artık güvenini kaybetmiştir. Kimse Sertab Erener'in birinciliğinden bahsetmesin. Türkiye'de güvenini kaybettiği kesinleşmiştir. Ta ki puan sistemi değişinceye dek.
ha bire eleştirilen yarışma. özellikle puanlama kısmı eleştiriliyor türkiyede. tamam bir takım sorunlar var. yok değil. iskandinav-balkan-eski sscb ilişkileri puanlamaya da yansıyor. peki birinci olmamak için bahane mi? hayır. çünkü aynı sistemle hatta jürinin olmadığı, daha kötü sistemde sertab erener birinci olmuştu. demekki eurovision'un sadece puanlama sistemi hatalı değil. türkiyenin sanatçı seçimi, şarkı seçimi, imaj seçimleri de hatalı. bir yıl zombi kılıklılar birinci oldu eleştirildi. bir yıl ukraynalı gay kılıklılar dereceye girdi eleştirildi. şimdide adamın biri keman çaldığı için birinci olduğu, hakkımızın yendiği iddia ediliyor. zaten hep suç karşı tarafta. hadisenin hastalandığında doğru düzgün bir doktor dahi göndermeyen türkiyede değil...
geçen sene mor ve ötesi'nin o eurovision'a yakışmayan süper kaliteli şarkısının 7. olmasıyla kıytırıklığını bir kez daha kanıtlamış, bu sene de hadise'yi birinci yapma saçmalığını göstermediği için takdirimi kazanmış ucuz bir yarışmamsı.
"olmasa da olur be usta" dedirten yarışmadır. allah'ın verdiği bedeni açıp saçıp insanların gözüne sokarak "point" almaya çalışmanın sanatsal olayları gölgede bıraktığı ve anlaşılmaz bir şekilde hemen her ülkenin kendi kültüründen ve benliğinden ıraklaşarak tamamen cilalama ve boyamayla farklı bir hüviyetle sahneye çıktığı modaya uyarak ingilizce şarkı kullanarak göze girmeye çalıştığı "al gülüm ver gülüm" bir yarışmadır.
özellikle de ülkemizde çok fazla abartılan yarışmadır. yok komşular birbirine vermesin, yok eltiler katılmasın, amca çocukları dışlansın.
sanki birileri bunları ciddiye alıp "ya hakikaten öyle yapalım" diyecekmiş gibi.
alt tarafı bir şarkı yarışmasıdır ve özünde eğlenmek için yapılandır.
ne birinciye dünya çapında bir ayrıcalık tanınacak ne de diğerlerinin cd'leri yasaklanacaktır müzik piyasasında.
olmadık şeylere takılıp aslolan eğlenceyi yine teğet geçtiğimiz yarışmadır.
sonuçta birçok yabancı ses, müzik dinlenmiş, sahne performansları izlenmiştir keyifle (bkz: hele o almanya neydi yav).
olması gereken de budur.
hadise kızımız ise elinden geleni yapmış, ama son dönemde tanıtım yapacağım diye ülke ülke dolaştığı ve sesini nadasa bırakmadığı için gerçek performansını sergileyememiştir, buna rağmen dördüncü olmuştur, olsundur, aferimdir.
her sene aynı geyikleri yapıp oylama sistemine aynı tepkileri göstermenin artık gereksiz olduğu yarışmadır. madem haksız bir sistem var, ülkelerin lokasyonu oylamada büyük etken o zaman şu meseleyi bir milli dava yapmaktan vazgeçin dostlarım.
artık telefon ile oylama sisteminin çöktüğü yarışma. herkes büzükdaşına oy vermekten bir hal oldu, gelir bana verin(oy).
bence jüri sistemine geçilmeli.
40-50 kişilik, dünyanın her yerinden çağrılmış sanatçı kişilerden oluşturulmalı. aFrika'dan, avustralya'dan, meksika'dan sanatçılar çağrılmalı. ama insan lafı dinlemiyorsunuz ki.
oylaMA sisteminize sokayım ben sizin.
neymiş jürinin de etkisi olacakmış bu yılki yarışmada. o jürinin ayrı amk. aynı bokun laciverti oldu.
bırak ya. skm yarışmanızı.
batısı dahil avrupa'nın her yerinde ciddiye alınmasa da ilgi ile izlenen bir yarışmadır. zaten bu yarışmadan zevk alabilmek için ciddiye almamak gerekiyor. keşke ortadoğu'da da böyle bir yarışma olsaydı da ona da katılsaydık. tam bir kültür alışverişi. ülkeleri birbirine yakınlaştıran bir organizasyon. bütün sene boyunca büyük ülkeler dışında avrupa ülkelerinden hiç haberimiz yok. bir tek bu yarışmada çoğunun adını duyuyoruz. her sene de hem izleyen sayısı hem de takip eden gazeteci sayısı artıyormuş. abd, avustralya, japonya gibi ülkelerin de ilgisi artıyormuş. ama işte çok fazla önemsememek ama ilgilenmek gerekiyor zevk almak için.
acilen yenilenmesi gereken yarışma. tamam, olmuyor, bir türlü ülkeler en iyi gruplarını falan getirip güzel şarkılar sunmuyorlar önümüze, kabul. ama oylama sistemi o kadar dandik ki, şarkıyla alakasız olarak verin elime bir boş kağıt, hangi ülke kime kaç puan verecek %80 doğru olarak yazayım.
ha, nasıl bir sistem bunu engelleyebilir bilmiyorum. yani son oylama sisteminde yanılmıyorsam jüri olayı falan girdi işin içine ama daha bi boktan oldu.
çuvaldız;avrupa daki türk işçileri, bunun da farkındayım.
ve, o kadar ciddiye alınmaması gereken bir yarışma. zaten tanıtım gücü de o kadar zayıf ki, ben inanmıyorum iyi bir tanıtım getirisinin olduğuna.
yarışmanın da hiçbir forsu yok. yanılmıyorsam ruslana diye bir kız vardı ukrayna temsilcisi, birkaç yıl önce birinci olmuştu, ancak kız yaz-kış türkiye den çıkmamıştı. düşünün artık, türk barlarında çıktı kız üç-beş paraya. bizzat dinledim.
ha, nasıl olabilir, şöyle olabilir. mesela fransa dan bob sinclar, ingiltere den craig david, atıyorum bizden pentagram falan yarışmaya katılırsa eğer, o zaman işler değişebilir.
ancak bu şekilde dıştan güzel ama içi boş şarkılarla olmaz. sadece türkiye nin parçası için demiyorum, kazanan ülke norveç in bile ilkokul çocuklarının korosunu andıran bir sound ı vardı.
son olarak, hadise ye değinmek istiyorum, lütfen kafanı takma. kazansan bile o kadar önemli olmayacaktı, inan bana. inanmıyorsan eski ev birincilerine bir göz at derim. zaten bu yarışmaya katılman da büyük bir hataydı. yapacak bir şey yok, moralini bozma ve artık sadece bizim için çal....
jeo-sosyopolitik gerçeklere göre sonuçlanan ve şekillenen bir yarışma organizasyonudur. yani benzer kültürlere, yakın ırklara, dindaşlığa, o sıradaki ülkeler arası siyasi durumlara ve ülkesel komşuluklara göre ülkeler birbirlerine (yüksek) oylar verirler. oylamada, şarkıların kalitesi minör bir faktördür.
sadece erkek yarismacilarin katilmasiyla kalitesini on ile katlayacak bir organizasyon. neden? cunku son 7-8dir ve ozellikle de su son sene ki organizasyon ile yarismacilarin bir kasar olma sevdasi bas gosterdi. organizasyon artik hangi ulke daha kasar bir yarismaciyla katilim gosterecek olayina dondu. ne ulan bu? kirac zamaninda dogru demisti, "mesele yarismayi kazanmakta degil, kendini tanitmakta. ben olsam turku soylerim" demisti. turku soylenmesin de, en azindan sarki turkce olsun, kiyafetler ve dans ekibi biraz turk kulturunu yansitsin, insanlar turk kizlarinin her birisini birer hadise sanmasin. hadise'nin en basindan beri secilmesi buyuk hataydi, secilecek ekip mfo, manga, sebnem ferah vs. tarzi olmaliydi. belki mfo ya da sebnem ferak daha onceden yarismaya katilmis olabilir ama onlar gibi kaliteli muzik yapan bir baska ekip bulunabilinirdi. neyse, norvec'i tebrik ederim.
edit: her yarismaci erkek olsa, bir sure icinde de yarismacilar su en son yunanistan'in katilimcisi gibi olur, o da boktan bir durum, ama en azindan o noktaya gelene kadar bir sure gecer, sonra tekrar eski rutine donmus olurduk.