son 2 yıldır kışları nispeten ılık geçen şehir. bildiğin sydney geliyor bana. o kuru ayaz en aza inmiş falan. alışık değiliz böyle ılık kışlara. kar bile 1 kere yalancıktan yağdı.
benden aldığı 4 yıl ile unutulmazlarım arasına girecektir. bana yaşattığı eğlencenin, anıların haddi hesabı yoktur. zaman zaman içinde bulunmaktan sıkıldığım, zaman zaman bana verdiği dostluklar için teşekkür ettiğim şehirdir. öğrencisiyle, aşure getiren üst komşusuyla, okuluyla, hocasıyla hep hatırımda kalacaktır.
ilk geldiğim zamanlar suyunu bile yadırgadığım ama zamanla ondan başka suyu bana içirmeyen şehirdir.*
yılmaz hocanın adeta yeniden yarattığı, türkiye'nin en yaşanılabilir kentleri arasındadır.
adı eskidir ama kendisi pırıl pırıldır.
normal bir şehir ama ülkemizdeki şehirler bakımsız olduğundan, çevre düzenlemesine önem verilmediğinden, kültürel ve sosyal faaliyetler önemsenmediğinden eskişehir çok güzel bir şehir oluyor. her imkanı size sağlayan bir şehir.
aslında abartılacak bir şey yok, gayet sıradan ve normal ama dediğim gibi ülkemizin diğer şehirlerine kıyasla çok güzel.
avrupadaki birçok şehir gibi, normal sıradan, basit bir şehir aslında eskişehir.
bir türlü sevemediğim şehir. yaklaşık olarak 4 aydır buradayım ve kanım ısınmadı. bunda karadenizli olmamın bir etkisi olabilir diye düşünüyorum. dağları çorak mesela burda bizim orda yemyeşil. evet şehir bakımından çok güzel bir yer fakat bana çok büyük geldi diyebilirim. zira ben buraya zonguldak gibi bir şehirden geldim bilen bilir zonguldakı. birde çok soğuk.
türkiye'nin en güzel, en temiz şehridir. istanbul'dan sonra en sosyal şehir olması da muhtemel. eskişehir'i eskişehir yapan yılmaz büyükerşen'e de sevgilerle, eskişehirspor'da aşık olmamızın sebebidir. dünyada türk olmak gibidir, türkiye'de eskişehirli olmak. herkese nasip olmaz. farklı şehirlerde hangi ortama girersem gireyim göğsümü gere gere "eskişehirliyim" diyebilmektir eskişehirli olmak. seviyorum şehrimi. başka bir şehirde olsaydım bu ülke çekilmezdi. iyiki eskişehir gibi bir şehri var.