2014 yılında vermedi diye ayrıldığım biri vardı lise 3 müydüm sonmuydum neydim 10 ay cıkmıştık mk. sesini yüzünü unutmuştum tek hatırladığım perfection memelerdi. gördüğüm en güzel 5 memeden biriydi kesin..instagramda denk geldi. benden bi hafta sonra cıkmaya basladığı cocukla hala beraber festivalden festivale akıyorlar vermediyse bişe bilmiyorum mk. ve bu sözü bir kez daha düşündüm. her kız verir, sen almayı bileceksin. c:
köpek gibi sevdiğim, kadir kıymet bilmeyen, sürekli ayrılan, yıllardır görmediğim eski sevgilim ile nişanıma 2 ay kala ummadığım bir yerde karşılaştık. çok pişmanmış falan evlenme teklifi etti. etkilemedi açıkçası eski sevgili eski sevgilidir geçmişte kalır. böyle iyiyim gerek yok.
sayı hafızam çok yüksek olmasına rağmen telefon numaralarını ezberleme gibi bir yeteneğim hiç olmadı o yüzden kafam rahat bu konuda. eski eskide kalmıştır.
sözlükçüler tarafından neden sürekli tek kişi olarak betimlendiğini anlamadığım kişisel tarih parçaları. eski sevgili x yapsa ne yaparsın, eski sevgili y dese ne edersin. eski sevgili vaaar, eski sevgili var, hangisi önce onu netleştirelim.
Her gün görmek zorunda olduğumdur.şu an sevgilim olduğunu bilmesine rağmen hala yazan şerefsizdir.güzel günleri unutturmak için her şeyi yapan ve sonunda başarandır.yinede yolu açık olsun diyorum çünkü hastadır ve her şeyden önce bir anne ve babanın evladıdır.mutlu ol ama artık benide rahat bırak
başka bir şey bu ya öyle "eski buzdolabı", "eski bilgisayar" gibi önüne eski takınca eskimiyor. bugün bazı şarkılar bazı durumları tetikledi, onların amlarına koyam zaten. bu şarkılar olmasa unutmak da yaşamak da daha kolay olacak sanırım.
kıraç, seni de yazdım oğlum kötülerin listesine. insan insana bunu yapmaz bence.
fotoğraflara bakıyorum saatlerdir, "aldırma gönül" diyorum olmuyor, "hasretinle yandı gönlüm" diyorum gönlüm razı gelmiyor, "iki yıldır gelmez yarin haberi" diyorum gözlerim dolu dolu "gelmedi gitti bu yıl ilkbahar" diyor kıraç yeni yeni, mikailin de gözüne tüküreyim, böyle iş mi olur böyle görev bilinci, böyle sorumsuzluk olur mu derken "gurbet yolunda yarenlik olmaz" diyor.
aklıma düştü işte. fotoğraflar akıyor sanki power point sunumu yapıyorlar bana yaşanmışlıkları ve yaşanmışlıkların kekreliğini. naklen yayın, canımın yandığını benden başka bilen yok. yarın sabah işe gideceğim iki serum votka üzerine, gel de çalış hadi.
neyse, şimdi başka hikayeler yazıyor kalemlerimiz. bir zaman bir ihtimali vardı herşeyin çok güzel olmasının. ortak hayaller vardı, hayallerde çocuklar ve köpekler vardı. bir çocuklar, bir de köpeklerin hayali kaldı şimdi elde. yetmiş yaşında köpeklerle dolu bir evde yaşayıp çocukların başını okşayan bir amca görürseniz bir ege kasabasında gelin elimi falan öpün pezevenkler, o ben olacağım.
artık da sevmeyeceğim, bütün kabahat de benim. neyse, siktirin gidin hadi bu kadardı söyleyeceklerim.
Eski diye birşey yoktur, belirli bir zaman dilimi birbirinizi tanımaya çalışan iki insan vardır,
sonuç olarak birbirinize uygun olmadığını anlayınca iki medeni insan gibi konuşup kendi hayatlarını'za dönüyorsunuz.
zaman geçtikçe insanın içindeki külleri alevlendiren, yıllanmış şarap gibidir.
Tekrar beraber olma ihtimalleri gözden geçirilir ve aptallık o anda başlar. kaybedişlerin yeniden kazanıma dönüşmesi; belediyenin koyduğu cam, kağıt gibi kutularda geri dönüşüme gitmesi gibi kolay algılanır belki ama asla öyle sonuç vermeyecektir.
nişanlandığını ya da evlendiğini öğrenmek en yıkıcı anlardan biridir.kalp ritmi değişir ve o anda anlarsınız neden adının eski sevgili olduğunu.
en makul olan yola devam edip eski sevgili kavramını hayata hiç sokmamaktır.
üzerinde durmaya değmez -ki değmediği için bitmiştir.
severek ayrılmışsanız her akla gelişte aldığınız nefesin boğazınızı acıtmasına sebep verendir. bir de yaşadıklarınız gözünüzün önüne gelir o da tam bir faciadır. insanı üzer.