tarihin belli bir döneminde türk kanının sebil gibi aktığı vatan toprağıdır. moskof mezalimini bile gölgede bırakan ermeni zulmünü en iyi erzurum insanı bilir.
--spoiler--
kazım karabekir'in kızı,kazım karabekir'in günlüğünden anlatıyor;
erzurum'a o kadar yaklaştım ki,artık insanların yüzünü görebilecek kadar yakınım.gülerek beni karşılıyorlar.biraz daha yaklaştığım zaman ortada bi gayri tabilik hissettim;insanlar hiç kıpırdamıyordu.biraz daha yaklaştığımda ızdırapla gördüm ki;her biri canlı canlı birer kazığa oturtulmuştu.ızdıraptan kasılıyordu yüzleri,gülmüyorlardı.
ve şöyle devam etti; allah benim gözümün gördüğünü hiç bir göze göstermesin.
gece hayatı tokat'ın gece hayatı kadar bile fail olan gereksiz şehir. oltu taşı gibi saçma bir şeyi ülkemize kazandırarak açacağım gereksiz şeyler müzesi'ne katkıda bulunması dışında bir espiri yoktur.
-çarşaflı kadınların sık sık görüldüğü,
-çarşaf takmayanların da ağız ve burunlarını kapattığı,
-perde arkasından camdan bir şeyler silkeleyen ev hanımlarının bulunduğu,
-apartman merdivenlerinde çuval çuval patateslerin olduğu ve çoğu apartmanın pis olduğu şehir.
birçok özelliğiyle kendine has olan ve ünlenen sıcak insanların soğuk memleketi. ayrıca benim de memleketim olur kendileri. bunu söylerken her zaman gurur duymuşumdur.