ama öyle ama böyle, dün akşam muazzam bir galibiyet alan takımın hocasıdır. normal
şartlarda kendisine de bir pay çıkarılıp entry girilmesi beklenir değil mi ? ama yok,
hiç kimsenin aklına gelmiyorsa, bir katkısının olduğu düşünülmüyor demek ki. ben de
o görüşteyim.
yıldırım demirören'in 'yaptığım en olumlu iş ertuğrul sağlam'ı getirmek' diyerek onore ettiği, yıllarca samsunsporumuzda futbolcu ve teknik direktör olarak görev yapan başarılı futbol adamı.
mr. fethullah gülen'in hayır duasını(!) alarak bjk antrenörü olmuş kişi. tıpkı 45 yaşına gelmesine rağmen milli takım formasını çıkarmayı düşünmeyen hakan şükür gibi.
süper bir müslüman olan beşiktaş teknik direktörü. valla helal olsun, gerçekten orucunu bırakmıyor. kendisini ne kadar takdir etsek azdır. dinine bağlı, inançları tam.
esnaflıktan gelen bir insan olarak şöyle biliyorum; eğer bir insanın işi varsa, iş ibadetten önce gelir. cuma namazı'na gideceğim zamanlar işim varsa, namaza gitmez işimi bitirirdim. ben böyle gördüm, doğrusudur budur diye düşünüyorum.
ya hocam senin inanılmaz önemli bir maçın var. ne bileyim öğrencilerin çok önemli bir sınavı varsa, o gün annesi o çocuğa oruç tutturmaz, kafası çalışsın diye bunu engeller. ben her gün oruç tutuyorum. saat 15:00'te sonra hareketlerim yavaşlıyor, resmen pilim azalıyor. başım ağrımaya başlıyor, kafam durdu duracak gibi oluyor. sonrasında orucun ardından, saatlerce uyumak istiyorum.
ya sen nasıl olur da futbolcularına oruç tutturmazken, kendin hala oruç tutarsın? senin aklın başında olmalı. kan şekerin düşüyor, kafan zaten duruyor. adam gibi taktik veremiyorsun. belki biz tribünde bağırmasak ya da operaya gitmiş olsan gözlerin kapanmaya başlayacak.
zaten bundan sonra pek bir şey kalmadı. artık küçükken tutamadığın oruçların kazasını bile tutabilirsin.
yönetimin beceriksizliği sonucunda haracanan teknik direktördür.
galatasaray maçına hakan, diatta, zan, toraman, üzülmez, serdar özkan, serdar kurtuluş, koray, tello, nobre, bobo 11'i ile çıkarak, eksik galatasaray'a karşı oynattığı sistem itibari ile inanılmaz bir defans anlayışıyla çıktı dahası, orta sahada top tutamadığı için sistem çöktü...
ankaraspor karşılaşmasına da 2 ön liberoyla çıktı. her maçı sanki hazırlık maçı gibi kabul etmekte, halbuki, lig başlayalı 7 hafta oldu. biz demiyoruz ki, her maç aynı 11'le çıksın... ancak bir takımın bir iskeleti olur. delgado bu takıma yıldız diye alındıysa ve 10 numaralı forma verilmişse bu sistem delgado'ya göre oluşturulur...
yönetim ise giderek çökmekte... bir yönetim düşünün ki, daha senesi dolmadan 10'a yakın yöneticisi istifa etsin... bir yönetim düşünün ki, her kafadan bir ses çıksın dahası.
ayrıca yönetim 4 senedir öyle rezalet bir durumdadır ki, boka batmadan önce sarıldıkları son daldır ertuğrul çünkü, ertuğrula öyle veya böyle bu camia sahip çıkar ve yönetim de arkasında durur.
ertuğrul'un gelmesi hagi'nin galatasaray'a gelmesine tıpa tıp benzemekte... gs yönetmi de taraftar tepkisini şöhretli birini getiremeyecekleri için, ancak hagi gibi birini getirerek krabilirdi keza kırdı da...
çok değil, ertuğrul'un gelmesinden 1,5 yıl önce büyük (!) başkan yıldo "bir daha erli teknik adamla çalışmam" demişti. beceriksizliği, kulübü kaosa sürüklemesi, kulübü başta kendisine olmak üzere büyük bir borç yükünün altına sokması, del bosque beceriksizliği gibi nedenlerden sonra, şöhretli ve iyi bir teknik adamı getiremeyeceğinden, ertuğrulla taraftarın patlamasını -kendince- etkisizleştirdi.
bu saatten sonra kendi isteğiyle gitmenin dışında, hiçbir şekilde gitmesi mevzu bahis değildir! yönetim arkasında durmaya mecburdur! keza gidecekse de, önce yönetim gider sonra ertuğrul...
ama hakikaten erken geldin be ertuğrul... büyük takıma, anadolu takımı futbolu oynatarak bir yere gelemezsin...
yolda filan denk gelse 'bu sene de mi boynumuz bükük izliycez maçları hoca' diye sormak istediğim teknik direktör. abi ayıptır günahtır, bi takım bu kadar korkak bi kadroyla sahaya sürülmez! kartal istiyoruz biz, saldıracak, parçalayacak, hiç bişey yapamasa da korkutacak.
son yılların en etkisiz ve en donuk beşiktaşı'nın izlenmesini sağlayan eski futbolcu yeni teknik direktör. kendisi futbolculuğunda da çok donuk, cansız birisiydi ve takıma da kısa sürede bunu yansıtmayı başarmış gibi görünmekte.
hani türkiye'de "sabredilmiyor" diye bir şey var ya...
neyine sabretcez? tigana'nın oynattığı takımdan doğru düzgün ne farkı var bu takımın? sadece kadro geçen seneye göre daha iyi... sağ açıkta burak yılmaz yerine, serdar özkan; sağ bekte ibrahim toraman yerine serdar kurtuluş, ön liberoda da koray yerine cisse, solda baki mercimek yerine tello...
tigana dönemindeki beşiktaşla arasındaki çok az farkın nedeni de bu; yeni gelen 3-4 oyuncu...
trabzonspor ile yıldızı bir türlü barışmayan! hoca. bjk de oynarken, hemen hemen her ts maçında gol atan, transfer olduğu samsunspor takımıyla da ts ye goller atmaya devam eden sağlam ın yolu bir gün trabzon a düşer. ktü hastanesi nin önünde tanınmamak için hasta numarası yapar. taksiden tam ineceği sırada vatandaşın biri kendisini tanır. hoca hapı yuttuk şimdi der ki adam bombayı patlatır.
- erduğrul uşağum. haçan ya fitboli pirak yada tirabizon a gel! pu pöyle olmayi!
beşiktaş'ın çalıştırıcısı olmak için ipinin kısa olduğunu düşünmüştüm hep. haftalar
ilerledikçe sandığımdan da kısa bir ipi olduğunu ortaya koymaya başladı. daha da kötüsü
birilerine özendi, ertuğrul sağlam ekolünden bahsetmeye başladı. sheriff maçlarında dökül, konya'yı ite kaka yen, zürih maçları eh işte, kasımpaşa ve antep oyunlarında
şapkadan tavşanlar çıksın, kayseri ve ankara maçlarında eleştiriyi dahi gerektirmeyecek
şekilde hiç bir şey üretme, marsilya' ya karşı yusuf yusuf, ikide bir yoğun maç trafiğinden yakın, ondan sonra ertuğrul sağlam ekolü. sinan engin ile çalışmayı içine
sindir, ondan sonra sağlam duruş, öyle mi ? tanım itibarı ile demirören'in başiktaş'a
ümit edelim son hoca kazığı.
oynatmak istediği taktik doğru olsada bu futbolcularla başarılı olamıyoruz. bunun bence iki nedeni var:
1. tek forvet oynadığımız zaman özellikle bobo'yu rahatlatacak oyun yapımız yok. burada da sol ve sağ açıklarımızın bu sisteme uygun olmadığını düşünüyorum. bunun için daha fazla içeri gömülen kanat oyuncularına ihtiyacımız var. burda da her ne kadar kondisyonları yeterli olmasada ibrahim akın ve burak yılmaz kullanılmalı. en azından lig maçlarında. çünkü avrupa maçlarında bu riske ertuğrul sağlamın gireceğini zannetmiyorum ve hep böyle sıkıcı maçlar çıkaracağımızı tahmin ediyorum.
2. bu kanat organizasyonlarıyla tek forvet oynamak zaten pek mantıklı değil. bu şekilde bobo istenileni veremiyor. dönen toplarada vuracak oyuncumuz az(belki delgado). nobre'den faydalanmak gerekiyor.
bence bi an evvel ertuğrul sağlam, ibrahim akın ve burak yılmazı takıma kazandırılmalı. iki yıldır istenileni veremeselerde beşiktaşa hücum zenginliği katacaklardır.
üç büyüklerin başına gelen her antrenörün başarısız olması durumda acımasızca eleştirildiği gözönüne alındığında ayrıcalıklı olduğu düşünülmemesi gereken antrenör.
denebilir ki daha 3-5 maç olmuş, hemen eleştiriler başladı, evet sonuçlar kötü olabilir ama oyun da çok kötü be kardeşim. koşmuyor takım, duruyor adeta, çalışılmış izlenimi veren bir gol pozisyonu yok, sistemin yok, herşeyden önce inançları yok. neymiş mücadele varmış. ee böyle olunca ve maalesef umut da olmayınca taraftar ne diyecek, elbette eleştirecek. bırakın avrupa maçlarını ligde bile anadolu takımlarının karşısına sıradan bir takım anlayışı ile çıkıyorsun. şunu artık anlamalı ki ertğrul sağlam beşiktaş'ın antrenörü, bunu bir an önce idrak ederse iyi olacak.
beşiktaş kulübü, iyi kötü, bazıları da senin onayınla bir dolu transfer yapmış, para saçmış. elbette ki hem yönetimin hem taraftarın beklentileri olacak. yeri geldiğinde de eleştirilecek. bu işin doğası böyle.
insanlığı, duruşu, kibarlığı vs tamam, sözümüz yok ama böyle rezilce bir futbolu görmek istemiyoruz.
kmi eleştirelim peki? mahmut'u mu?
malesef beşiktaş için yeterince cesur kararları alamayan teknik direktördür. topu ilerde tutmayı öyle veya böyle başarabilecek, en az 2 oyuncuyu kendisiyle meşgul edecek ve üstüne üstük iki sezon şampiyonlar ligi maçlarında oynamış bir adam olan nobre'yle başlasa hem topu kendi yarı sahasından çıkartıp rakip yarı sahaya taşıma olanağı bulacak ve hatta belki bir karambol golü veya organize bir kontratak bile bulabilecekti.
tabii ki daha bu adam daha bir uzman değil. henüz yolun başında ve beşiktaş çalıştırdığı ilk büyük takım ve avrupa arenasında da ilk maçını oynadı beşiktaş. zamanla takımı toparlayacağına ve başarılı sonuçlar alacağına inandığım teknik direktördür aynı zamanda kendisi.
geçtiğimiz yüzyil içerisinde avrupa'da fırtınalar estiren, türkiye'de kupalara ambargo koyan beşiktaş'ı 5 hafta gibi bir sürede perişan edip ligde ikinci sıraya düşürmüş ve marsilya gibi 65. sınıf bir futbol takımına deplasmanda yenilmesine sebep olmuştur. derhal kovulmalı, uludağ sözlük'ün futboldan ultra manyak anlayan futbolcu-teknik direktör linç ekibinin atayacağı biri başa geçirilmelidir.
futbol oynarken beşiktaş antrenmanında gördüğüm ve antrenmana beraber gittiğim anneanneme nihal hala diyerek koşup gelip sarılan ve beni iki yanaklarımdan öpmüş eskinin önemli futbolcusu, şimdi ise teknik direktör. Yükü eskisine göre çok daha ağır. Biraz daha az lucescu futbolu oynatıp daha kalli'ye benzemeli. Hücuma önem verirse beşiktaş kaliteli kadrosuyla iş yapabilir, yetenek kaynıyor o takım.