hırsımı alamadım yine yazıcam. maç sonu konuşmalarını dinledim demin. başı yerden kalkmıyor, taraftardan özür diliyordu. lisani haliyle bu gömlek bana iki numara büyük geldi, yapamicam galiba diyordu.
bu Kadar ezik olacağı aklıma gelmezdi. daha 4 maça çıktın yauv. bak aykut kocaman fenerbahçe ile 151 maça çıktı. hangi maçtan sonra ezildi, özür diledi. çünkü ne yapmak istediğinden emindi. kararlıydı, netti, dikti. (çok yıprandı, yıpratıldı ayrı)
fenerbahçe teknik direktörlüğü türk sporunun en zorlu işidir. acayip bir şey, başka bir takıma benzemez. milli takıma bile. tff başkanlığına bile.
üzüldüm valla takımın haline. fb t.d'üne kem söz etmem ama toparlan hacı. bu ney lan!
aykut hoca'ya ben kızıyodum takımımız top oynamıyor diye. valla aykut hoca bin kat daha süperdi. gelen gideni aratıyo ama inşallah aratmaya devam etmez.
dört resmi maçında iki mağlubiyeti var. 64 maç oynasa bu Adam 32 mağlubiyet eder.
salzburg'daki maç felaketti, son anda penaltıyla beraberlik kotarıldı.
kadıköy'deki maçı tamamen oyuncular aldı.
kayseri'de kupa kaybetti.
konya'da 0-2'den maç Verdi.
fenere hoca olamaz. Adam olacak çocuk bokundan belli olur.
ünal aysal'ın ajanı olduğunu düşünmeye başladığım "pek teknik" direktör.
haşortmanlıyı arayacağız yazınca deli gibi eksi yemiştim bakın bakalım 3 forvet bile oynansa pas yapmadan atak yapılabiliyor muymuş. teknik analiz yapmadan, sistem kurmadan koşun aslanlarım mantığıyla büyük profesyonel kulüpler oynatılabiliyor muymuş.
istifa etmesi gereken kişi. fenerbahçe'nin kapısı çok büyük sana hoca. o değişiklikler nedir? sözde olsun diye değişiklik yapıyorsun. yazık sana. evet.
bugünkü maçta tek yanlışı kuyt'ı kadroya almasıydı. kuyt oyunda kaldığı sürece takımı bir kişi eksik oynattı, 3'e 5'e gidip kopacak maç bir anda döndü.
neyse en azından maçtan sonra bu konya'yı sadece barcelona yener gibi salakça bir açıklama yapıp kendini ve taraftarlarını küçük düşürmeyecek.
fb nin s. liginde ceyrek final oynamasinin ertesi sezonunda, aragones fb yi s. ligi on eleme turunda saf disi birakmisti ve sirf kariyerli bir teknik adam oldugu icin kimsenin gıkı cikmamisti. ama yerli teknik direktor olunca bi guzel yerden yere vuruluyor.
dun fb nin aslinda ne denli guclu bir takim oldugunu, 70 dk boyunca 10 kisi oynamasina ve karsisindaki takimin daha istikrarli ve oturmus kadrosuna sadece 1-0 yenilerek hepimiz gorduk.
fenerbahçe'nin bir iskeleti vardı, bu iskelet geçen sene başında bozuldu. alex'in gidişiyle.
aykut kocaman yeni bir iskelet kurdu; volkan-yobo/egemen+bekir-topal-cristian-webo üzerine. o iskelet yapabileceği en iyi noktaya geldi, ligi gs'nin 10 puan gerisinde bitirdi.
bu arada aykut kocaman'ın hala fenerbahçe'de çalıştığının altını çizelim. fizyoterapistinden transfer sorumlusuna (hasan çetinkaya), yardımcı antrenörlerden giden oyunculara bakılırsa bu daha iyi anlaşılır. bütün takım onun kurduğu oyunculardan oluşuyor. alves-kadlec-emenike hocanın istediği transferler değildi belli ki. ersun yanal'ı 'fm oynayan ilk hoca eheh' diye konuşur herkes, bu adamın 31 yaşında alves'e 5 milyon euro vericeğine inanıyor musunuz alla aşkına? (alves'i çok beğeniyorum, ama konu bu değil.)
konuya dönersek; ersun yanal yeni bir iskelet kurmaya çalışıyor. volkan/mert-alves+kadlec/egemen-topal+meireles-sow üzerinden. galatasaray'ın drogba-sneijder-selçuk+melo-chedjou-muslera ile yakalayacağı kaliteyi düşününce, fenerbahçe'nin nerelerde hata yaptğı daha iyi anlaşılabiliyor. (bkz: #18115196) (bkz: #17770573)
adamlar 30 milyon harcadı drogba sneijder eboue muslera melo, hatta bonservissiz elmander selçuk inan aldı; sen orhan serdar bienvenü meireles sow + emenike için toplam 50 milyona yakın para verdin. sow, emenike, meireles kötü oyuncular değil; ama onun yerine 3-5 milyon verip salzburg'dan pembekafayı alsan senin takımında daha iyi iş yapar.
dolayısıyla şu anda galatasaray fenerbahçe'ye göre son 10 yılda belki de ilk defa üstün bir durumda, gerek kadro kalitesi gerek istikrar; gerekse fenerbahçe'nin kendi kendini yiyip bitirmesi yüzünden. bu noktada ersun yanal'ın yapabileceği şey takımı adam etmek ve değişiklikleri adım adım yapmak. evet ben de istiyorum takım bir anda tamamen değişsin; ama bu, lige 25-30. haftada havlu atmak demek. dolayısıyla yavaş yavaş yapacak ersun yanal. ama yine de felsefesinin takıma yavaş yavaş yerleştiği de fark edilmeyecek gibi değil.
**
bu eleştiriler fenerbahçe'nin son birkaç yılınaydı. ersun hocamın başlığında ayıp ettik evet. neyse maçla ilgili;
karşı takım drogba ile oynarken ersun hoca istemez miydi emenike ile oynamayı? gökhan-emenike'nin hakan balta'nın başını döndürmesini o da istemiştir eminim. ama ne yazık ki her istenen şey bir anda olmuyor. ama hoca hızlı bir şekilde öğreniyor:
- kadlec'in hasan ali sağlam olduğü sürece sol bek görme şansı yok mesela.
- keza kadlec olduğu sürece de bekir'in (yabancı sınırlaması dolayısıyla da yobo'nun) stoper oynama ihtimali de artık yok.
- caner maç sonlarında oyuna giren rotasyon oyuncusuna dönüştü, ilk 11 oynayamadığı zaten ortada.
- salih birkaç kez şans bulursa onun da değişmezler arasına girebileceğini düşünüyorum.
- alper konusunda biraz pozitif ayrımcılık yapıyor; alper daha olmamış, bütün uğraşına rağmen çok heyecanlı - dün alper'in yerine salih'i alsa maç çok daha farklı gidebilirdi.
son olarak bu takım 1 aylık. bir durun amına koyıym. dün galatasaray'ın 2 yıllık kadrosu fenerbahçe'nin 1 aylık kadrosuyla karşılaştı. ve fenerbahçe ezilmedi. 10 kişi kalan rakibine 3-2 yenilerek kupayı kaybeden bir takım yoktu; 10 kişi kalmasına rağmen rakibinin üzerine gidip pozisyonlar bulabilen, ama muslera'yı ve talihsizliğini yenemeyen bir takım vardı.
başınızı dik tutun, şu top fenerbahçe'nin bu sezon yapacaklarının %50si bile değildi. aykut kocaman travması dolayısıyla çok şey istiyoruz evet; ama aykut kocaman'ın %10u kadar sabır ve krediyi ersun yanal hak ediyor.