"en önemlisi, kabiliyetinizi koruyabilmeniz, dünyanın neresinde olursa olsun her haksızlığı kendinize karşı yapılmış gibi hissetme kabiliyetinizi. bu bir devrimcinin en önemli özelliğidir." demiş olan, kendini dünya devrimci mücadelesine adamış, küba devrimi'nden sonra tarım bakanıyken fırsat buldukça gidip tarlalarda ekin biçen, gene bakanlığı sırasında bolivyalı devrimcilerden gelen yardım talebi üzerine makamını gözünü kırpmadan bırakıp bolivya'ya devrimci gerillaları örgütlemeye giden ve orada hain bir ihbar sonucu yaralı olarak yakalandıktan sonra kurşuna dizilen sosyalizmin en güzel çocuğu.
--spoiler--
Ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin... Savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa ve silahlarımız elden ele geçecekse ve başkaları mitralyöz sesleriyle, savaş ve zafer naralarıyla cenazelerimize ağıt yakacaklarsa ölüm hoş geldi, safa geldi...
--spoiler--
1928- Ernesto Guevera de la Serna, 14 Haziran'da Arjantin'de doğdu. inşaat mühendisi Ernesto Guevera Lynch ile Celia de la Serna'nın oğlu olan Ernesto, ailenin beş çocuğun ilkiydi
1932- Aile, küçük ernosto nun astım krizleri nedeniyle Buenos Aires ten, cordoba alta gracia'ya taşındı.
Gueveralar liberal hatta radikal fikirleri savunan, geniş, varlıklı bir süt orta sınıf ailesiydi. Ernesto Guevera Lynch kararlı bir anti- perronistti.
1948- guevera, tıp okumak üzere Buenos Aires üniversitesi' ne girdi. Edebiyat, gezi ve sporla yakından ilgileniyor, astımı nedeniyle askerlik hizmetinden muaf tutulmasına rağmen futbol ve rugby oynuyordu.
1950- guevera motorlu bir bisikletle tek başına 4 bin millik bir geziye çıktı
1951-1952 - gezisinde kendisinden birkaç yaş daha büyük ve cüzam hastalığında uzman olan radikal bir doktor arkadaşıyla beraberdi.
Latin Amerika yı da kapsayan ikinci gezisine başladı. Bolivyada 1952 ulusal devrimi'ni takiben yapılan tarım reformlarına ve işçi eylemlerine tanıklık etti.
1954- guetemala'da, jacabo arbenz in başında bulunduğu radikal hükümetin amerika'nın desteklediği castillo armas tarafından yıkılışına ve arbenz in meksika'ya kaçmak zorunda oluşuna tanık oldu.
Meksika'da Fidel Castro'yla tanıştı ve onların planladıkları küba işgaline katılmak amacıyla eğitim gördü. Grubun içindeki tek yabancı ve doktor olduğu için gruba alınmıştı.
Perulu bir kız olan hilda gadea'yla evlendi ve ondan Hilditia adında bir kız çocuğu oldu.
1956- Castro'nun grubu granma yatıyla küba'ya çıktı ve fulgencio batista diktatörlüğüne karşı üç yıl sürecek olan bir gerilla savaşı başlatıldı
1959- devrimin zafere ulaşmasından sonra Guevera, Castro'nun devrimci hükümetinde ulusal bankanın genel müdürlüğüne getirildi. Küba' da evlendiği aleida march de la torre den daha sonra dört çocuğu oldu
1961- devrimci küba hükümetinde sanayi bakanlığına getirildi ve Uruguay da düzenlenen amerikan devletleri örgütünün bir toplantısında, abd başkanı Kennedy nin Latin Amerika için önerdiği ilerleme ittifakını yerden yere vurdu. Daha sonraki dört yılda küba elçisi olarak bütün dünyayı dolaştı
1966- "yirmi yeni Vietnam" kıvılcımını çakmak amacıyla yeni bir dizi gerilla grubunu örgütmelem üzere Latin Amerika ya geri döndü. Kendisi de kılık değiştirerek Bolivya ya girdi.
1967- Bolivya ordusuyla birkaç ay süren çarpışmalardan sonra 8 ekimde ', vallagrande kasabasının yakınlarında yakalandı ve başkan barrientos un emriyle yargılanmadan öldürüldü.
güney amerikalı yaşlı bir kadına göre insandan da öte bir yarı tanrıdır o. çoğularına göre sonsuza dek kumandandır. kimilerine göre hayalperest bir romantik. kapitalizmin vahşi düzeni iliklerine kadar işlemiş olanlara göre ise haindir. bana göre idealizmdir, bir şeye inanıp o inançlar doğrultusunda yaşamaktır. kimi zaman umuttur, kimi zaman inanç. ve her hatırladığımda che yi insan olmanın ne olduğunun unutulduğu günümüz rekabetçi yaşamında insan olmanın erdemini de getirir aklıma. paylaşmayı, insanlar için bir şey yapabilmenin hayalini, hiç tanımadığın insan için üzülebilmenin önemini... kazım koyuncu nun da dediği gibi hayata teşekkür ederken teşekkür sebeplerinden biridir che yi bize tanıtması.
şimdi gelir kumandan
yıldızlar eker geceye
purosu duman duman
arjantinde bir selam biçimi olarak "che" adını, kübalı yoldaşlarının verdiği astımlı dev. simgeleşmesin diye parçalanan vücudu, onu daha da devleştirmiştir. castro onun 20. ölüm yıldönümünde yaptığı bir konuşmada, halka onu kullanarak(bence) ajitasyon yapmış ve kendisinin istediği yola girmelerini sağlamak istemiştir.
kendisinin etnik kimliği ile ilgili bir soruya benim nereli olduğum önemli değil, dünya üzerindeki haksızlıklara eger sizde benim gibi karşı çıkıyorsanız biz sizinle dünyaya aynı yerden bakıyoruz dur diyen devrimci sosyalist.
kübada devrim yapmış, kübanın mustafa kemali tabirinin pekte yanlış olmayacağı kişi. anti-emperyalist olup, emperyalistler tarafından idam ile hayatı son bulmuştur.
not: bi yazar arkadaştan gelen mesaj üzerine,
linke tıklayınca aniden 1-2 reklam penceresi açılacak. korkmayın. sakince onları kapatın ve belgeselin keyfini çıkartın.
sanayi bakanı iken, limana yanaşan gemilerden ambarlara un çuvalı taşımış ve inandığı ideolojiyi baş harfinden son harfine kadar uygulamış kişi. efsane olmasının en büyük sebeplerinden biri de erken ölümüdür. fidel ondan aşağı bir devrimci değildir. halen yaşıyor olsaydı sokakta che tişortlu çocuklar görmezdik, fidel tişortlüleri görmediğimiz gibi.