geçen hafta cumartesi günü kazımın pozisyonda penaltıyla alakası olmadığını söyleyip pazar günü kıvırarak ahmet çakarın kendisi hakkında söylediklerini doğrulayan şahsiyettir.
dün akşamki beşiktaş fenerbahçe maçındaki kazım'ın topu elle oynaması pozisyonu için ilginç yorumlar yapan eski hakem.
diyor ki hazret; "Kazım elini topa kasıtlı olarak götürüyor ama topa temas yok... Doğru karar devam kararı... Dalga geçer gibi davranıyor Kazım... Topu elleyecekmiş gibi uzatıyor... Ama yanabilirdi de burada. Riskli hareket..."
bak bakalım bir erman toroğlu. bu pozisyonda kazım topu kafasıyla oynamadı kesinlikle bu televizyon görüntülerinde de mevcut. kazım'ın ya hiç oynamaması gerekiyor eliyle, o zaman top kafasından veya göğsünden geri dönecek böyle bir şey yok, peki hangi fizik kuralında, kazım topla hiç temas etmediği halde, karşıdan gelşen pozisyonda batuhan'ın da temas etmediğini gördüğümüze göre top öne doğru açılır?
desen ki, kazım topu görmedi o yüzden penalt değil hani bir yere kadar "yorum" derim. ulan hem "kazım elini topa kasıtlı götürüyor" diyorsun hem de hiç utanmadan "temas yok" diyorsun.
erman toroğlu, hani "hıyar" dahil her şeyden anlıyorsun ya, bunu "fitbol" oyun kuralları içinde, fizik kurallarını da dahil ederek, "kazım elini topa kasıtlı olarak götürüyor ama topa temas yok" cümleni bir açıkla bakalım.
yıllar önce tüm sezon "bunlar fitbolun içinde var şansal" deyip, sezon sonu beşiktaş şampiyonluğu yitirince delikanlılığın tutup, "bu sezon beşiktaş'ın 7-8 puanı hakemlerce gasp edildi" demeyi biliyorsun.
ne olursa olsun kendini dinletmeyi başaran adamdır kendisi.maraton programı show tv de yayınlanırken tüm türkiye yi kendine kilitleme gibi bir huyu vardı.aslen eğlenceli bir üslubu olmasına rağmen zaman zaman kırıp döktüğü de olmaktadır.
yeter artik ulan dedigim kabzimal. simdi de tutmus devlet bahceli okul yillarinda iyiydi simdi kaypaklik yapiyor diye sacma salak konusuyor. en iyisi aldirmamak gormezden gelmek.
beşiktaş maçlarındaki tezahüratları kulaklarıyla değil, farklı bir organıyla dinleyen hakem eskisi.
her hafta aynı terane, neymiş, beşiktaş taraftarı futbolcusuna bela okuyormuş, devamlı "allah belanızı versin" diyormuş. adam her hafta bunu yazıyor köşesinde bıkmadan.
ey erman toroğlu, kulakların duymuyor bari okuman düzgün olsun, beşiktaş taraftarı diyor ki;
bu sevdadan vazgeçersek
allah belamızı versin
beşiktaş'tan vazgeçersek allah bize bela getirsin diyor, ne futbolculara, ne de başkasına bela okuma var, ama sen bırak duyduğunu, okuduğunu dahi anlayamayacak düzeydesin.
türkiye'de bir insan, her şeyi yapabilen bir adamdır.türkiye'nin en büyük düdüğüde olur kuş gribi yorumcusuda işte o eşsiz insandır erman toroğlu.bu isim söylenince yandaşlarınında adı hatırlanır. (bkz: şansal büyüka) (bkz: oynatalım uğurcum)
futbol programlarında futbol harici konuşmalar yapan düdük.şenol'un annesinin ezeli düşmanı...uğur'dan yapmasının zor olduğu işleri yapmasını isteyen hilkat garibesi.pamuk prenses'i saraydaki jakuzisine davet eden,futbol camiasının nuri alço'su.
ciddi anlamda maçı yorumlama yeteneği çok yüksek bir futbol yorumcusudur. 3 kasım 2007 fenerbahçe beşiktaş maçı sonrası hem hakem üzerine yaptığı yorumlar hem de beşiktaşlı ve fenerbahçeli futbolcuların maç içindeki vaziyetleri üzerine aktardığı gözlemlerinin hepsine katıldığım adamdır. özellikle yorumlarken kendi üslübunu katması ve olur olmaz benzetmeleri ile futbol yorumunu izlenilebilir kılmaktadır. 3 kasım 2007 fenerbahce beşiktaş maçında 90+5' teki hakem* kararı ve bu hakemin el kol hareketlerini tanımlarken " biz bu hareketleri 19 mayıs da görüyoruz stadlarda" yorumunu getirerek. güzel tespit etmiştir.