Bu akşamki Maraton programında, kendisinin değil de bozuk bir kopyasının yorum yaptığını düşündüğüm adam. Beşiktaş-Bursaspor maçını yöneten hakem için (ismini bile anmak istemiyorum) çok güzel maç yönetti, keşke herkes böyle yönetse maçlarını demesi yol açmıştır bu düşünceme. Ayrıca Bursasporlu oyuncunun el ile oynamasının penaltı olmadığını ispatlayabilmek için binbir dereden su getirirken, "vücut aksiyonu" gibi naçizane bir tabiri de dilimize kattığı için kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır.
Açıkçası bu adam böyle konuşuyorsa bir problem vardır bence, yani kendisinde tabi...
maça göre yorum yapan yorumlarında standardı tutturamayan, bundan da asla rahatsız olmayan tutarsızlıklar yumağı.
basacaksın sarı kartı der zaman gelir, kartlarını peynir ekmek gibi kullanıyor der an gelir.
beşiktaş hakemler tarafından üstüste mağdur edildiğinde, yöneticiler tepki gösterdiğinde eleştirir, ağlamayın sezon içinde böyle hatalar her takıma yapılır ama toplamda bakıldığnda artı eksi birbirini götürür, ağlamaya gerek yok der, başka bir pozisyonda bu pozisyon yüzünden bu takım şampiyon olursa kim hesabını verecek der.
der oğlu der.
herhangi bir kahve köşesindeki vatandaş entellektüalitesine ve terbiyesine(!) sahip gıcık yorumcu.dediği dediktir ve söylediğinin yüzde yüz yanlış olduğunu bilsede arkasında durur.alanında otoritedir ve yaptığı yorumların biri diğerini hiç bir zaman tutmaz.birde futbolcunun beynini okur bu adam.kural falan önemli değildir onun için dürüst adama sarı kart gerekmez ve sevmediği futbolcuyuda gözünün üstünde kaşın var diyerekten atmayan hakeme kızar köpürür.son zamanlardaki lincoln düşmanlığı buna örnektir.
sadece kendi doğruları olan, aynı ahmet çakar gibi geleceğe dair kehanet üretmeyi seven, farklı görüşleri dinlemeyip sürekli konuşan nostradamus benzeri.
(bkz: futboldan soğuma sebebi)
ya bu adam ne yapiyor, yoksa yiyip yiyip sicmiyormu diye düsündüren gün gectikce sisen kisi.
Ayrica Cok kolay para kazanan kisidir, argo konusmayi misyon edinmistir. Son zamanlarda da topa vurmayi yada dokunmayi eliyle koyma isareti yaparak gösteren sahsiyet.
Not: Koyacaksin maratona sözlükten iki yazari vericeksin ayari vericeksin ayari bir hafta sonraki programa mum gibi olup, benim diyen trt spikerini aratmiyacak.
kesinlikle tv'de görünmemesi gereken eski hakem.. kaliteli, seviyeli bir iş nasıl berbat edilir kendisi en büyük temsilcisidir.. kahve ağzıyla futbol yorumlayınca, tv'ye çıkınca böyle olmakta ne yazık ki!
maçın hakemine,skoruna,pozisyondaki futbolcuya,ilgili kulübün başkanına,teknik direktörüne,seyirciye göre yorum yapan çenesi iyi iş yapan boş bir hakem eskisi.
ilk devrenin sonunda oynanan galatasaray- beşiktaş maçı sonrası yaptığı yorumlar sonrası beşiktaş taraftarının tepkisini çeken; şimdi de durumu kurtarmak için galatasaray maçlarında enteresan yorumlar s.çan eyyamcı kişilik.
ilkinde delgado topa gidiyormuş ve iyi niyetliymiş, barış kendini havalı şekilde yere atmış.
ikincisinde delgado, "ben bir kere yaptım verdin, ona niye vermiyorsun demiş" dolayısıyla kart gerekmezmiş.
türkiye futbol federasyonu 2008-2009 futbol kuralları kitabı, disiplin cezaları bölümünde şöyle diyor:
"hakeme veya hakemin kararlarına sözle veya hareketle itiraz ederse" (sarı kart)
şimdi kural kitapçığında "elle kart işareti" çizimle gösterilip bunu yaparsa sarı verin yazmıyor. kural gayet açık, hareketi de maçı izleyen herkes gördü.
erman toroğlu ve delgado'nun kırmızısının yanlış olduğunu söyleyenler büyük bir yalanın içindeler. onlar, türk futbol seyircisini okumaz yazmaz cahiller olarak görüyor.
oysa erman hoca, bu hareketin ceza gerektirdiği hâlin sadece standart bir el işareti olmadığını, hakemin kararına itirazın sarı kart olduğunu gayet iyi biliyor.
kaldı ki, delgado'nun demek istediğini cüneyt çakır anlasa bile bu karttır. bana gösterdin demek "ona da göster" demektir. bu da kural kitabında kart karşılığıdır. gerçi erman toroğlu zekası bunu anlayamaz o başka.
ben aklı selim beşiktaşlıların ne demek istediğimi anladığından eminim.
bu eski, kırık dökük hakemler, görev yapan arkadaşlarına biraz daha "namusluca" yaklaşsalar iyi olur.