Aslında Eskişehirli olup; küçüklüğünü var ilk gençlik yıllarını Elazığ'da geçirir. Burada musiki dersleri alır. Musiki konusunda özellikle fasıl konusunda bir hayli ileridir o dönemlerde Harput ve umesco'nun koruması altındadır her neyse buradan eğitim alır.
Denilene göre başta üstadlar senden olmaz derler ama azmiyle kısa sürede sevilen biri olur.
Veee sonuçta Erkan Oğur, bir usta sanatçı olarak arzı endam eder.
Bir konserinde sanıyorum Fırat üniversitesi'nde düzenlenen konserinde mekan konusunda emin değilim ama oradaydım aşırı alkollü çıkmıştı sahneye. Aslında bir saçmalık yapmıyordu ama çok çok içli söylüyordü kankası ismail Hakkı ile, sonunda vali protokolü terkederken, bir türkü dostu daha aramızdan ayrıldı deyip ayarı vermişti.
icra ettiği türkülerle daha çok bilinir, daha çok konuşulur. bununla beraber kendine has caz yorumu son derece başarılıdır. perdesiz gitarın 1976'daki mucidi ve bana göre en iyi icracısıdır. müziği kayıt altına almaktan hoşlanmadığını dile getirmiştir. ona göre müzik, aynı nehirde iki kere yıkanılmaz fikri ile paraleldir, zira müzik ruhun o anki meşki ile icra edilir ve hisleri kayıt altına almak mümkün olmadığı için müziği kayıt altına almak, onu hislerden sıyırmak gibidir. tv ekranında edepsizce fink atmaktan imtina ederek, sanatı ve duruşu ile dile gelmeyi yeğlemiştir. kendisinin talebesi olmayı, deyim yerindeyse "el almayı" istemişimdir ancak bendeki kısmetsizlik bir kez dahi olsa canlı canlı kendisini dinlemeyi nasip etmemiştir.
Altın coğrafyamızın altın müzik adamlarından. Ne yazık ki bizim millet altın sevmiyor. Allah uzun uzun nefes versin ama öldüğünde daha çok gündem konusu olup değer görecek diye düşünüyorum. Kendisiyle aynı dönemde yaşıyor olmak mutlu olmaya yeter. Seviyoruz seni pamuk dede.
gözlerinizi kapatın, yutuba erkan oğur yazın ve dinleyin. uyuyana kadar, uyumaz iseniz sabaha kadar...
gerçekten dinlendiriyor. gerçekten bir şeyler dinlediğini anlıyorsun. gerçekten dinliyorsun.
tanım: sesine hasta olduğum, ağır türküler söylediğinde daha bir farklı seline neden olan güzide insan.
Bizim ülkemizdeki her değerli sanatçılarımız gibi o da "altın olan her şey parıldamaz" grubundadır. tanınan birisi tarafından çekilen belgesel ile tanınacaktır yüksek ihtimal. Oysa ki en bilinen şarkılarından 1-2 tanesini gönül teline dokunabilecek insanlar topluluğuna dinletseniz olaylar kendiliğinden gelişecektir.
Ayrıca değeri hala anlaşılamamış, "altın olan her şey parıldamaz" grubundaki diğer değerli sanatçılarımız:
(bkz: Cem Karaca)
(bkz: Ruhi Su)
(bkz: Sümeyra Çakır)
Çok geç anlaşılmış olan üstadımız:
(bkz: Neşet Ertaş)
hiçbir zaman hak ettiği değeri göremeyen dahi müzisyen. ülkemizde ki beyni yıkanmış gençlerin böyle mükemmel bir insanı tanımaması çok çok üzücü. enstrümanları çalmakla kalmamış, geliştirmiş ve dünya müziğine büyük katkıda bulunmuş bir isim...
sadece türk folk müziği de yapmamış, caz ve blues albümleri de yapmış bir insan. kesinlikle tek bir türe bağlı kalmamış. "istanbul'da bir amerikalı" albümü o amatör kayıta rağmen şuan ki albümlerden katlarca daha iyi. örnek olarak yavuz çetin ile yaptığı "dünya" şarkısı, diyecek söz yok. kusursuz.
Fazla mütevazı sanatçı. Sanatçı kelimesinin tam anlamı ile karşılığı. Perdesiz gitarın mucidi. Yurt dışında buradan daha çok tanınan müzisyen.
büyük sanatçılara kıymetli olduklarını hissettirmek gerekiyor diye düşünüyorum. Seviyorsanız söyleyin bence.