"ben sanatçı değilim. müzik yapmıyorum, müzik dinliyorum" diyebilecek bir erdem'e sahip ustadır. i.hakkı demircioğlu, bülent ortaçgil ve djivan gasparyan ile birleşince, iki kat daha şahane eserler çıkarmaktadır.
14 kasım 2009 odtü kkm kemal kurdaş salonu'nda ismail hakkı demircioğlu ile birlikte verdiği konserde, uzun süreden beri söylemediği pencereden kar geliyor'u, bisin ilk türküsü olarak, büyük istek üzerine söylemiştir. sonra da,
"keşke bu şarkıyı kaydetmeseydim. bir kadın söylemeliydi zaten bunu. ibrahim tatlıses de kızdı bana bu türküyü söylediğim için; 'annem' denmezmiş, 'anam' denirmiş. biz de sustuk, söylemedik..."
ortaasyadan kopup gelen bin yıllık çalıp-söyleme(ozanlık) geleneğini günümüze en özgün haliyle taşımaya and içmiş ve bunda da gayet başarılı olmuş üstad.
özellikle 1997'de çıkardığu "gülün kokusu vardı" albümü, insanın ölmeden önce mutlaka dinlemesi gereken albümlerdendir, enfestir.
klasik gitarı perdesiz olarak icra eden ilk kişidir. zaten mucid olduğuna dair herhangi bir söylemi de yoktur. mevzu; akustik, elektrik, bass gitarın aksine sustain sıkıntısı had safhada olan klasik gitar ile bu işe kalkışması ve başarılı olmasından ibarettir.
erkan oğur'dan önce günümüz klasik perdesiz gitarını icra eden tarih tarafından not alınmış ve gözümden kaçan biri varsa bana iletin, gerekli eklemeleri yapayım.
perdesiz gitarı iyi çalan, hatta belki de dünyada en çok çalan adamdır, ama perdesiz gitarın mucidi filan değildir. zaten perdesiz gitar icat edilecek bir şey değildir.
erkan oğur kulakla dinlenmez, ruh ile dinlenir. o çalıp söylerken kendinden geçmektedir. siz ise onu dinlerken zaten dünyadan çok uzak bir boyuttasınızdır. ayrıca herkes tarafından tanınmamaktadır. tanımayan insanlar için çok ama çok üzülmekteyim..