hiç sevmediğim hatta nefret ettiğim futbolcumsu kişidir. ya arkadaş bırak saçmalığı, fubolunu oyna. seni seven sevmeyen öyle karar versin. çirkeflikle olmaz bu işler.
galatasaray ın forvet sıkıntısı çekmesine sebep olmuş furbolcu. bilerek yaptı veya yapmadı, tartışılır fakat hala baros un sağ ayağından sakatlandığını iddaa eden var. bariz bir şekilde baros un sol ayağına diziyle basmıştır, büyük ihtimalle forvet eksikliğini hissedince kendisine sevgilerimizi yollayacağız. siz kimsiniz dediğinizi duyar gibiyim.
(bkz: itü vadi yurtları)
bugünkü lille maçında oynayıp oynayamayacağı henüz netlik kazanmayan futbolcumuz. lille gibi hızlı hücuma çıkabilme konusunda bu kadar etkili bir takıma karşı, üstelik de fenerbahçe nin son zamanlardaki savunma zaafiyetleri düşünülürse , bu maç için eksikliği en fazla hissedilecek oyuncu emre dir zannımca . gerçi daum un , selçuk şahin adındaki süpersonik önliberomuza 'her ihtimale karşı hazır ol ' emri vermesi yüreğimize su serpmedi değil*.
dün ne ise bugün de aynısı olan futbolcu... dün de hırçındı, agresifti hatta çirkefti,bugün de hırçın, agresif ve çirkef... madem bu adam zamanında söylediklerinin tersini söylüyor diye adam değil, o halde dün bu adama sahip çıkıp, bugün ''puu allah belanı versin, nasıl çirkef'' diyenler de adam değil... şu an oynadığı takımın taraftarları akıttığı tere, yaptığı mücadeleye saygı duymakla birlikte, kendini bilmezliklerini asla kabul etmiyor... ayrıca kimilerinin yaptığı sahtekarlığı, sırf forma rengi değişti diye ayaklar altına alınmasını da kabul etmiyor... unutmayalım ki bu adam 10 sene öncesine kadar sarı-kırmızı bir formanın hakkını veriyordu yaptığı hareketlerle...
nacizane bir futbol seyircisi olarak nacizane bir görüş sunmam gerekirse, tekniği çok iyi, orta sahayı ayakta tutan bir isimdir.
eski yıllarını hatırlıyorum. ilk çıktığı dönemlerde herhangi bir maçında hakemlere kendini yerlere atarak itiraz etmezdi. galatasaray' da oynarken de hırslıydı ama yüzünde fırtınalar kopmuyordu faule maruz kalınca.
daha masum bir tipi vardı, bebek yüzlüydü. ancak fenerbahçe' nin hemen her maçında hakeme öyle itiraz ediyor ki, eminim maçtan sonra kendisini televizyonda izlediğinde kendi de şaşırıyordur.
inşallah futbolunun bu en olgun çağında hakemle ve rakiple didişmeyi bırakır ve şahsım gibi futbol sevdalılarına güzel resitaller sunmaya başlar.
dün akşamki maçtan sonra hakkında hiçbir entry girilmemiş olmasına şaşırdığım fenerbahçeli futbolcu. güiza, bilica ve volkan'ın saçmalıkları konusunda bir ton kelam ederken unuttuğumuz bu küçük dev adam, dün fiziğiyle değil yüreğiyle sahadaydı. 85. dakikada sağ kanattan atağa kalkan lille'li oyuncuyu kovalarken gördüğümde, attığı golle değil, mücadelesiyle bu maçın kahramanı olduğunu anladım. son zamanlarda fenerbahçe'nin en formda futbolcusu olmasına şaşırmaya hiç gerek yokmuş meğer. bravo emre.
emre'nin böyle oynamasının sebebi galatasaray altyapısından çıkmış olması değil, yeteneği ile takımının uyuşmasıdır.
Aldıkları uefa kupası hatırası resimlerinden, resmini sırf fenerbahçeli olduğunu söyleyip fenerbahçe'ye geldiği için silenlerin altyapıdan çıktığı için böbürlenmeleri mantıksızlıktır.
Ayrıca ulusözlük altındaki başlığının ilk ve son sayfalarına bakılırsa galatasaraylı yazarların 180 derecelik açıları daha anlaşılır olacaktır.
lille osc karşısında attığı gol, şöyle diyelim: roberto carlos kişisinin real madrid forması giydiği 2003-2004 sezonda l'om ile madrid'de oynanan 4-2'lik ucl ilk hafta maçında attığı golün çok çok benzeridir. gelişine şutta yere sektirip atmalar falan. her iki golü yiyen de fransızdır, atanlara baktığımızda ise sonları benzemez inşallah.
tek sorunu müzmin sakatlığıdır, yoksa yeteneklerini tartışamazsınız, Avrupa'dan dönmesinin sebebi de malum sakatlık sorunudur. Emre'yi diğerlerinden ayıran özelliği en kötü savunmayı bile ayakta tutabilmesi ve bu da yetmezmiş gibi bir de takımı atağa kaldırmasıdır.