euro 2008 eleme maçlarında alınan bir galibiyet sonrası basın tribününe el kol hareketleri yaptıktan sonra bir spor klübümüzün taraftarlarınca kellesi istenirken daha sonra aynı spor klübü taraftarlarınca büyük kaptan ilan edilen futbolcu. bu futbol gerçektende garip bir şey.
canını dişine takarak mücadele eden ve biyandan da pozitif futbola katkı için elinden geleni yapan bi zamanlar gen. kızların rüyalarını süsleyen futbolcu.
bin küsür entryin birkaç tanesinde büyük kaptan söylemlerine, gerisinde ise kuyruk acısı inlemelerine sebebiyet vermiş, üzerinde fenerbahçe formasıyla verdiği pozdan sebep kaç psikoloji bozduğu rahatlıkla uludağ sözlük ten anlaşılabilecek büyük kaptan. *
4 ekim 2009 fenerbahçe gençlerbirliği maçı'nın kuşkusuz en iyisiydi. fizik olarak sahadaki tüm futbolculardan üstündü. ezmediği çim, çalım atmadığı rakip kalmadı. kişilere sinirlenmeyip konsantrasyonunu futbola verdiğinde ne kadar iyi işler çıkarabildiğini gösterdi bize.
Bir fenerbahçeli olarak kendisinin transferine zamanın da çok sövsem de, halen çubukluyu giymesini tam olarak hazmedemesem de, bu sezon oynadığı futbolla kariyerinin ve formunun zirvesindedir ve benim gibi bu konular hakkında oldukça muhafazakar görüşlü olanların bile sempatisini kazanmaya başlamıştır. Sayesinde yaladığım tükürüklerim helali hoş olsun.
galatasaray'da yetiştiği için ilk transfer oldugu dönemlerde hep soguktum kendisine karşı. şimdi görüyoruz ki galatasaray çirkefliğini yavaş yavaş üstünden atmaya baslamış, böyle oynasın canımızı yesin.
artık yeşil sahalarda kavga etmek istemediğini anlatan beyanatlarda bulunan futbolcu. kendisini ilk fenerbahçe - galatarasay derbisinde merakla izliyeceğiz.
bu gece oynanan ermenistan maçında her şey iyi giderken yine ortalığı karıştırmayı başarmış futbolcumuzdur. ulan adam toplumsal huzuru bozacaktı az daha.
emre'nin "tuttuğu takımı tercih etmemesinden dolayı" eziklik yaşayanların hakaretine uğrayan kariyerli futbolcu. parayı basıp alsaydın zamanında, bu kadar ağlamazdın. kendisinin anlattığına göre uefa kupası kazanıldıktan sonra paraları ödenmemiş ve ciddi maddi zorluk altına girmiş. zamanın başkanının kapısını çaldığında, o büyük mekteb-i sultaniyeli kendisine şu aklı vermiş. "devletin kupa ödülü olarak verdiği altınları sat. ama bekle biraz, altın değer kazanınca satarsın."
forma aşkıyla oynayan çok de yetenekli olmayan futbolcusu selçuk'a 2 milyon euro veren fenerbahçe nerde, kendilerine avrupada kupa kazandıran emre'ye bu lafları söyleyebilen lise ahlakına sahip yöneticiler nerde. he galatasaray o sene ne mi yaptı, emre'ye vermediği paranın 10 katına jardel'i aldı. hayırlı uğurlu oldu.
22 ekim 2009 steaua bükreş fenerbahçe maçında fenerbahçenin tüm orta sahasının yükünü çekmiş, hem defansif hem ofansif açıdan fenerbahçeyi rahatlatmış, özer hurmacının oyuna daha fazla sokulabilmesini sağlamış, gerek estetik çalımlarıyla, gerekse yüksek top saklama yeteneğiyle maçın yıldızı olmayı hak etmiş oyuncu... kendini mental açıdan geliştirdiğinde, fenerbahçe takımında belki bir alex de souza kadar vazgeçilmez olabilir...
şu anda galatasaray ın posterine bakıp 31 çekiyordur kendisi, ama pazar a kadar içinde tutup o gün patlatacaktır tahminimce, işte bu kadar da hırslı bi adam.
ya son maçlardaki formu ile topunu oynayarak, ya da o bir türlü kontrol edemediği hırsına yenilerek.
bu maç amatör lig maçı olsaydı, galatasaray'ın hocası bir tane kazmayı sadece emre'yi attırmak için oynatabilirdi. iki harekette de istediğine ulaşırdı.