futbol kariyerinde şu an itibariyle hakettiği yerdedir ve hakettiği gibi tükenerek futbolu bırakacaktır. bir galatasaraylı olarak o kutsal galatasaray formasını giymesinden dolayı utandığım tek futbolcudur.
Galatasaray'da zirve yapmış, galatasaray'a 5 kuruş kazandırmadan giden fakat her fırsatta "galatasaraylıyım, türkiyede galatasaraydan başka takımda oynamam" diyip fenerbahceye transfer olan ve bu seferde "zaten fenerbahceliydim" diyecek kadar acayip bi mideye sahip futbolcu. futbolunda zirveye galatasarayda hagi sayesinde ulaşmış, galatasaraydan ayrılınca tel tel dökülmüş ve şuanki durumu itibari ile futbolunun yerlerde süründüğü topçu. ayrıca fenerbahcede takımdaki dengeleri bozamayız diye aurelio gibi bir oyuncuya yıllık 3 milyon euro vermeyip, futbolu 5 para etmeyen emre belözogluna 3.5 milyon euro vererek yılın enayiliğini yapmıştır.
türkiye'nin vedari iftiharı oyuncu.hiçbir zaman oynadığı futbolla gündeme gelmeyen her zaman yaptığı hakaretler,hareketlerle kendini beğenmişliğiyle gündemde olan futbolcu.ha bide fatih terim'in prensi.ne prens ama...
--spoiler--
küçüktün o zaman 12 yaşında
adnan polat'la tanıştın zeytinburnu'nda
nasıl tanıştın parayla arabalarla
helal olsun emre sattın bizi euro'ya
--spoiler--
bundan 8,5 sene kadar önce, 2000-2001 sezonunun ilk yarısında, 5 ocak stadı'nda adanaspor'a attığı mükemmel bir aşırtma golü aklıma geldi şimdi. ercan taner tarafından "babazade bir vuruş" olarak nitelenmişti. galatasaray o maçı 2-1 kazanmıştı. bir de dünkü emre'ye baktım ve aradaki 7 değil 57 farkı bulmaya çalıştım. 4 sezon serie a, 3 sezon da premier league... eşşeği oynatsan o kadar süre oralarda, adam olur be. ama dünkü emre işte, o yeteneğinin üstüne yetenek katıp dünya çapında bir adam olması gereken emre beni düşüncelere sevketti. karakter yok, futbol yok, ahlak yok, yok evladı yok... kendimize kızıyoruz, zamanında bunu galatasaray camiasının evladı olarak gördük ve o muhteşem "galatasaray" ismine gölge düşürdük istemeden... galatasaray ve fenerbahçe gibi bu ülkenin tarihine damga vurmuş kulüplerin adamı değil bu. gitsin dandik bir avrupa takımının yedek kulübesinde çürüsün, oraları hakediyor, hoş oraya bile giremiyor ya...
ağır bombardıman sonraki entry'lerimde de sürecektir.
2002-2003 sezonunda stadio olimpico'da oynanan ss lazio-inter milanserie a maçını hatırlarsınız, bu başlıkta yer alan önceki entry'lerimden birinde değinmiştim zaten. işte bu maç emre'yi tamamen bitiren maçtır bence. hatırlatmak gerekirse; lazio claudio lopez'in yardırmasıyla 3-0 öne geçmiş, hernan crespo 3-1 yapmış ve hemen ardından emre belözoğlu sahneye çıkmıştır. emre'nin attığı çok güzel bir aşırtma golle skor 3-2 olmuş ve gene ceza sahası dışından sağ ayağıyla uzak köşeye attığı golle skoru 3-3 yapmış ve götünü kurtardığı hector cuper'in gülü olmuştur.
sonra ne oldu? bizim medya boş durmadı elbet, emre'nin ne pele'liği kaldı ne maradona'lığı... *bu kadar övgüyü kaldıramadı ve altında ezildi gitti. o günden beri toparlayamadı yavrucak, hala kendini maradona sanıyor. takvimlerin 2009'u göstermesinin de bir anlamı yok. fatih terim var, sorun yok. sana tuzaklı fantezi şaka bıyığı alacağım fatih terim, kızgınım sana, hem dünkü rezil maç var daha...
kendisinin futbol yeteneğine bir şey söyleyemem, hatta hala istese o yeteneğini kullanabilir ama kendisinin o çirkef hareketleri sinirime dokunuyor. kendisinin fenerbahçe'de oynaması umrumda değil kaldı ki fenerbahçe taraftarına saldıran fatih akyel bile o formayı giydiyse fenerbahçe hakkında söylenecek söz yoktur herhalde.
neyse ben açıkçası hep uefa kupası finalinde penaltı atışları sırasında ağlayan o saf emre'yi arıyorum mamafih bulamıyorum. ah be emre şimdiki takımında oynadığın için kızmıyorum sana yaptığın davranışlarından dolayı kızıyorum.
ne yapmazsa yapmasın milli takımda oynaması baba kıyağı sayesinde garanti olan futbolcudur. özveriyle kıçını yırtan onca futbolcu boşuna çabalamaktadır. zaten memleketimizde kim hakettiği yere gelebilmiş ki, torpil kullanıp yerlerine gelen insanlar dururken.
28 şubat 2009 fenerbahçe sivasspor maçı görüldüğü üzere canı istediği zaman çok faydalı olabilen futbolcu. fenerbahçe'nin hırs kontenjanındaki eksikliği tamamlamak adına iyi işler yapmaya başladı. takipteyiz...
bir dönem real madrid karşısındaki oyunuyla takdir toplarken şimdilerde sivasspor maçında iyi oynadı diye kahraman ilan edilen topçu. kendi seçimidir ya da fanatik fenerbahçeli(!) sülalesinin seçimidir, kendi bilir... güzelim bir kariyer bu kadar rezil edilebilirdi...
an itibari ile kendisine sari kart gösterecek hakeme cok afedersiniz ama ' siktir lan yarram' bakislari atan ve bir cok futbol severin hayranligini ilgisini gün be gün yitiren topcu.
yine bir maçı daha atılmadan bitirmiş olmasına şaşırdığım oyuncudur. anlamıyorum ki; hadi diğer futbolcular korkuyor da, hakemlere ne oluyo? adam açık açık sahadaki herkese kabadayılık yapıyor. son maçta da hakeme bağırdı çağırdı sonra gitti adama çift daldı ama hakem zar zor bi sarı çıkardı. iyice gözümden düşen, karakterini kaybetmiş insan tipidir.
edit: eksileyin arkadaşlar ama önce vicdanınıza bi bakın.. ne diyo..
edit2: emre bu haline rağmen ne çok sevenin varmış. yürü be kim tutar seni söv bize bile söv!
yetiştiği kültürün neticesinde hakemlerle sürekli oynayan bir yapıya sahip olduğu doğrudur. adalet timsali arkadaşların hagi bülent ayhan gibi evlatlarını da anmalarını umut ederiz.
sahi, sahada hakeme tekme atıp yüzüne balgam atan hagi maçın 90 dakikasını tamamlamıştı değil mi? vay be.