8 mayısta çankaya üniversitesi'nde süper bir konser veren küçük adam. konser mi coşkuluydu, yoksa biz mi çoşmaya meyilli gençlerdik pek bilemiyorum; ama sonuç olarak güzeldi. **
700 milyon nüfuslu avrupa' da 210 milyon oy alarak avrupa' nın en sevilen şarkıcısı seçilmiş türk. şarkıları hep mutsuzdur ama içtendir, 'ben yazacak olsam aynı böyle yazardım' deriz hakikaten. yalnızlığımıza, mutsuzluğumuza ortak olur şarkılarıyla.
ben bu çocuğun samimiyetine, mütevaziliğine, şarkı sözlerine ve gözlerine* hastayım. eski şarkılarından hala sıkılmamış olsam da yeni albümü gelsin artık diyorum. ergen kızlar gibi konserlerinde emreeee emreeeee diye bağırabileceğim şekercan. sanırım emre aydın'ı, emre aydın yapan sesi ve yorumundan çok, şarkı sözlerinin kalitesi. en azından beni çeken kısmı kelimelerle oynamadaki başarısı.
"hüzünlerden bozma mutluluklar yaşıyorum."
"kaybettim bugün kendimi hükümsüzdür."
"beş para eder mi varlığın? ki yokluğun beni acıtsın."
"sil gözünün yalnızlıklarını..."
"adının karşısında acı yazıyor bütün sözlüklerde..."
gibi mükemmel şarkı sözlerini yazabilendir.
galatasaray'lıdır...
yalan söylemeyi beceremez.
can acıtır, şarkılarıyla intikam alır.
belki bir gün özlersin internette ilk yayıldığında, daha yüzünü görmeden sevmiştik kendisini. sesiyle büyülemişti. sonra konserlerle, imza günleriyle pekişti bu sevgi; kocaman oldu, taştı içimizden, işte böyle satırlar oldu.
antalya'da talya otelde konser vermeye gelecek olan kişi. talya da olmayabilir ama böyle t.klı bi otel yani ondan eminim. o diilde bu u2'nun gelip sheraton'da konser vermesine benziyo. akm dururken, konyaaltıaçık hava dururken, jj dururken yani konser verecek zibilyontane yer varken... niye ki talya ya? cidden saçma bi hareket bence.
"and the ezik award goes to..."
diye kendisine seslenilesi acılar kutusu. Bu kadar sinir bozucu başka bir şarkıcı* olamaz.Hiç mi güzel bir şey yaşamadın yau? Bu mudur yani, kym zokunzuyşa şana ona gyt. Yani, aşk acısından muzdarip olan sanki bi sen varsın, biz aldatılma kavramından habersiz dünyalılar olarak yaşayıp gidiyorduk asırlarca! Biraz dik dur be abi, paralama kendini bu kadar.ilk defa aşık olup da reddedilmiş küçük çocuklar gibi ağlak suratın ve sayfa sayfa demagojik sözlerin yüzünden ekseriyet durup senin meselene mi odaklanalım! abi çok rica ediyorum, sen icat etmedin bu işleri, metanet! *
popülerlik peşinde olmayan, en mühimi ödül aldım ben diye bağırmayarak değerini katlayan
kendi halinde işine gücüne bakan, yarışı kendiyle olan önümüzdeki aylarda hakkı verilmiş piyasadaki benzerlerini andırmayan anlamsız sözler barındırmayan bir albümle yine adından söz ettireceğine inandığım müzik adamı.
heyecanla bekledigimiz oozze venue konserinde sesini duyamadigimiz, bir saat sahnede kalarak bizi hayal kirikligina ugratan, 20 derece izmir sicaginda giydigi kalin vatkali ceket ile kendini de bogan bizi de bogan insandir.
büyük bir hayran kitlesi olan, Avrupa'nın en iyi sanatçısı seçilen yazdığı şarkıların içindeki duygusallık ve hüzün nedeniyle "bu adam çok mu aldatılmıştır, çok mu terkedilmiştir, çok mu üzülmüştür?" diye düşündüren, her şarkısı dinlenesi sanatçı...
tüm vurucu sarkilarını izmir'deki universite hayatı boyunca yazdıgını, ve de izmirli bir kız için yazdıgını, 31 aralık 2008 gecesi alsancakcumhuriyet meydanında itiraf etmis sanatcıdır. imkan olsa da, keske izmir'de yasamaya devam etseydim, ve keske devam etsem demistir ayrica kendisi. *
Hani herkesin bir sanatçı hayranı vardır ya ben de Emre Aydına hayranım. Adam gerçekten kaliteli müzik yapıyor (bkz: arkadaş yiğidi öldür hakkını yeme)
heee bu arada odamda da dev bir posteri bulunur zatalinin **
MTV müzik ödülleriyle bizi gururlandırdığı kadar heyecanıyla da dikkatleri çekmiş, resmen eli ayağına dolaşmıştır ancak yine de doğallığı ve içtenliğiyle insanlara bir kez daha kendini sevdirmiştir. Kurduğu 3 cümle artı doğallık bir kişinin bu kadar özel bir anda duygularını tam anlamıyla aktarabilmesine yetebiliyormuş bahsedilen kişi Emre Aydın olunca
kazandığı mtv yarışmasında aldığı oylama rakamına bakıldığında türkiye nüfusunun tamamı ve dünya nüfüsunun da hatırı sayılı bir % ile birinci geldiği gibi bir sonuç ortaya çıktığında script yazılımında en az kendisi kadar başarılı arkadaşlarla dirsek teması olması olası acı adamı.
(bkz: emrah koş)
giriştiği eylemde sanatsal yan bulanda tezahürü görülebilecek snobsal edadan eser bulunmayan, sözünde hareketlerinde hayran bırakacak alçakgönüllülük, sadelik, bilinçli yaklaşım tarzı kendine apayrı yer kazandırabilir bulunduğu zümre içinde. misal dinliyorum, "ne tür müzik dinlerdin?" diye, tam da çocuk yaştakinin soracağı aptalca soruyu soruyor sunucu (bkz: haydi gel bizimle ol) (aman yanlış anlaşılmasın, hiç izlenir mi böyle şeyler be ıııy, böyle canlı türleri görmedim ben hayatımda, da böyle adamlar olunca duruveriyosun iki dakka), o da müzikten ne analadığından bahsediyor: müzik dinleme aktivitesini dahi bi sınıfsal yapı içine sokmaya, başkalarının takdiri, onayı ekseninde çizilmiş sınırlar, örülmüş kafesler içindeki maymun olmaya hiç taraftar olmadığından dem vuruyor, ve benden de on tam puanı kapıyooooor (bkz: metin uca)(onun o "geliyoooooor" die anıra anıra bağrışı yok mu, yine bi iğrenme geldi bana paylaşiyim dedim). beyefendi görüntüsüne binaen sergilediği bu aklı başında telakkiyle, ender hayranlıklarımdan birini de üzerine alıyo aaeeemre. birininin dinginliğine daha hastayım bi de ben (bkz: can dündar), efendiliğine; efendi aşığıyım, aşıkınım . yoksa *