en güzel ve basit bir şekilde şahları da vurular oyununda anlatılan olgu.
ömer hayyam: öh
fraksiyon nusret: fn
revizyonist rufai:rr
(oyunun türkçesi iran diline yakın olsun diye deforme edilmiş. espiri olsun diye)
öh: men sizi şimdi anlamışem nahanda bu da duvarlara gayrı kabili anlaşılı yazılar yazanlardan. mir laf var idi, men okuyabilemezem, makat görünce şıppadanak tanırem. yek başına bir evin yek cephesini işgal eden bir laf, en uzunu, üstü çok noktalı... miliyor idim...
rr: emperyalizm!
öh: mak mak mak yazıyı yazan milir. neyizm neyizm
fn: emperyalizm! ecnebi tahakkümü. ingilizin mizim petrolü mize satması gibi mir şey.
öh: saçma sama konuşma. ingiliz mizim metrolü, mize nasıl satar imiş?
rr: ömer sen gazı nerden alırsen?
öh: makkaldan.
rr: makkal nerden alır?
öh: mistasyondan.
rr: mistasyonun adı ne?
öh: mobil.
rr. mobil ne demek?
öh: mobil demek... gazın, benzinin cem'an külliyesi demek...
rr: mobil farisi bir laf mıdır? niye menim adım rufai? anın adı nusret, senin adın ömer? menim ismim john mu? anın ki jim mi? senin ismin tom mu ki, mistasyonun ismi mobil olsun?
tekellerin ve mali sermayenin egemenligini kurdugu; sermaye ihracinin birinci planda önem kazandigi; dünyanin uluslararasi tekeller arasinda paylasilmasinin baslamis oldugu ve dünyadaki bütün topraklarin en büyük kapitalist ülkeler arasinda bölüsülmesinin tamamlanmis bulundugu bir gelisme asamasina ulasmis kapitalizmdir.
eskiden birçok taraftarı olan görüştür. batı medeniyeti, kendi kıstaslarına göre gelişmemiş ülkelerin kaynaklarını kullanmayı bilmedikleri yaklaşımından hareketle, emperyalizmin en azından dünyadaki kaynakların etkin kullanımı sağladığını öne sürerek bu milletleri sömürmenin white man's burden* olduğunu savunacak kadar adileşmiştir. aslında bugün de küreselleşme adı altında yapılan şey katmanları kazındığında aynı şeydir, hatta daha kötüsüdür, çünkü görünmezdir.
öncelerden ingiltere nin, şimdilerde de amerika birleşik devletleri nin başı çektiği küçük ve gelişmemiş ülkeleri pazar ve ham madde olarak yorumlama sanatı; hırsızlık.