Duygularımıza ne kadar açıksak empati yeteneğimiz de o kadar yüksektir. ilgi ve şefkat empati yetisinde kaynaklanır.
Empati eksikliği de oldukça önemli bir gösterge olsa gerek kişinin suça eğilimimi ölçmek için. Çünkü psikopatlar, sosyopatlarda, tecavüzcüler ve pedofilik kişilerde empati yapabilme yetisi yok diye okumuştum.
Başkalarının duygularını anlayabilmektir empati. Duygular dilsizdir,sözsüzdür. Duygusal gerçek ne söylendiği değil, beden dilinin, ses tonunun ne söylediğidir, nasıl söylendiğidir. Duygusal mesajların yüzde doksanı sözsüzdür. Ve empatik farklılıklar büyük ihtimal ailelerin çocukları terbiye edişi ile alakalı. Davranışların karşı tarafı nasıl bir sıkıntıya soktuğuna dikkat çeken bir terbiye tarzı yani yaramazlık yaptın demek yerine bak onu ne kadar üzdün denmesi çocuğa daha fazla empati kazandırıyordur muhtemelen ve bu yetişkinliğine kadar korunuyor. Zaten empatinin kökenleri de bebeklikten başlıyormuş bazı araştırmalara göre.
bununla birlikte insanların büyük bir çoğunluğu empatiden yoksun ne yazık ki. anlamak ve anlaşılmak ne denli mühimse, o denli de uzak bizlerden. yaşamımızdaki empati yoksunlarına edip cansever' den gelsin :
'' Ne çıkar siz bizi anlamasanız da
Evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar
Eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da.
Hiçbir şey! ''
Bazen bencil olduğumu düşünüp çok güzel empati yapabiliyorum. Misal sözlük yazarlarına karşı tutumum değişti. Artık hepsini gerçek hayattan kaçıp kendini buraya atmış masum yazarlar olarak görüyorum. Çektiğiniz acıları ta buradan hissedebiliyorum. Ve I love you.
temeli anlaşılmaya dayanan, acıma ya da sempati ile karıştırılmaması gereken kavram.
acıma duygusu yaşayan insan karşısındaki kişi gibi olmak istemez, sempati duyan insan karşısındaki kişiye özenir, onun gibi olmak ister *.
empati karşıdaki kişinin duygusunu anlamak ve hissetmektir. "hıhı seni anlıyorum" diyip geçmek, soruna çözüm bulmaya çalışmak, akıl vermek, teselli etmek değildir.
empati isteyen bir insanın tek derdi anlaşılmaktır. empatinin milyonlarca kez konuşulmasının sebebi de anlaşılma isteğinin sevilme isteği kadar güçlü olmasıdır.
Cinsiyet farketmeksizin her insanin kurabilecegi veya kuramayacagi bir sey. Bu durumda Bir erkek kadinlarin empati kuramadigini dusunuyorsa orada ozel bir durum var demektir. Yaniliyor muyum?
Gereğinden fazlası yapılan, insanı yıpratan eylem.
Her şeye başkalarının gözünden bakınca herkes kendince haklı oluyor. Herkesin haklı olduğu bir konuda orta yol bulmak benim gibi ortalama zeka sahibi kişilerce pey kolay değil.
dozunda olanı şeref duydurur ama fazlası zararlı bence. Bazı yüce gönüllü arkadaşlar sağolsun bu konuda güçlü olabiliyor. Onlara minnettar kalmalı. Burada bir hat var. Kendine zarar vermediği ölçüde empati kurabiliyorsan belki sen bile bundan mutlu çıkabilirsin. Ama sana zararı dokunduğunu anladığın anda empatinden vazgeçmelisin. Hayatta en önemli merkez sensindir çünkü. Bunu unutmaman. Bununla yaşaman gerekir.
Genelleme yapan insanlarda çok az geliştiğine inandığım yeti.
Arkadaşlar, her gün onlarca kadın cinsiyle ilgili genelleme yapıp gevrek gevrek gülüyorsunuz. Biri erkek cinsiyle ilgili yapınca maşallah herkes kahraman.
""Bir Adam Yaratmak" adlı eserinde Necip Fazıl Kısakürek kahramanı Hüsrev'e şunları söyletir: "Razıyım bir toz parçası olayım. insanlar üzerime basarak geçsin . Canım acısın , acısını duyayım . Razıyım bir kertenkele olayım . Kızgın yaz günlerinde bir bahçe duvarına tırmanayım, Tırnaklarımı tuğlalara geçireyim. Yeşil ve ıslak sırtımı güneşe vereyim . Fakat güneşle sırtım arasındaki öpüşmeyi duyayım. Tuğlaların incecik zerrelerini sayayım . Kovuklardaki böceklerin , bir boru içinden bakar gibi bana baktıklarını göreyim ve düşüneyim . Razıyım bir nokta olayım. Fakat o noktaya bütün kâinat , bütün mevcudiyetiyle dolsun ." bu cümlelerde her ne kadar Hüsrev'in varoluş sancılarını çektiğini hissetsek de bir kertenkele gibi olmayı düşündürmesi ve aslında etrafımızda sadece canlı değil , cansız olan bir çok şey ile empati kurmamızın da düşünce dünyamızda ve hayatı daha anlamlı kılmamızda etkilerinin olduğunu gözler önüne sermektedir.Bu cümleleri okuduğumda acaba ne derece empati kuruyoruz diye düşünmeden edemedim . Fransızca kökenli empati sözcüğü için TDK Güncel Türkçe Sözlük "duygudaşlık" sözcüğü ile açıklama yapmakla yetinmiş. Necip Fazıl kerkenkele ile duygudaş olmayı ne güzel ifade etmiş . Biz bırakın kertenkele ile duygudaş olmayı insanlarla duygudaş olmayı başaramıyoruz. Sadece eleştiri okları yaralamayı, sitem sözcükleri ile vurmayı, yanlış anlamalarla anlamı anlamsızlaştırmayı başarıyoruz. Salyangoz olup sırtında evi ile sürünmenin , fil olup kocaman bir burun, kulak ve gövde ile yaşamanın , çöp kutusu olup içine her pisliği içine almanın , iğne olup bir çok yere batmanın, Kirpi olup binlerce diken ile dolaşmanın - bu örnekleri çoğaltmak mümkün- ne demek olduğunu insan olarak hissedebildiğimiz ölçüde insan olabileceğiz. O zaman insanoğlunun etrafına zarar verme alışkanlığını yitirmesine de şahit oluruz kim bilir ?"