cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ne kadar heyecanlı bir şeklide geçeceğinin şimdiden habercisi bayan vekillerimizin kıyaslamasıdır. akabinde çatı adayı olayı böylece güme gitmiştir.
bir tarafta tek başına yüzde 50 vardır, diğer tarafta da yüzde 50 vardır, ama ardında 3-4 parti vardır. sizce hangisi kazanır konusunda fikir yürütülmeye bile gerek kalmayan kıyaslamadır.
"halk bizi anlayacak seviyede değil" mazereti ve kendini fasulya gibi nimetten sayma kibiri- ne kadar çabuk unutulursa, muhalefet o kadar hızlı yol alır.
E. Ülker Tarhan, eğitimli, donanımlı, nazik, siyasetin en düzgün duruşlu insanı olmasına karşın, Meral Akşener' in hitabet gücüne, ısrarcı ve kararlı duruşuna, halkla harmanlanmasını sağlayan o güçlü enerjiye sahip değildi ne yazık ki.
E. Ülker Tarhan' ı çok beğenir ve takdir ederim lakin bu kurtlar sofrası için oldukça naif bir kişilikti.
Bahçeli itlerini üstüne saldığı, her parti toplantısını ve dahası evini bastırdığı halde akşener asla geri adım atmadı, yılmadı. %1 partisi olacak denen partisini gayet iyi bir yere getirdi.
Emine Ülker Tarhan ise hasta olduğu ve de kazanmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle TBMM'deki önemli bir oylamaya katılmadığı gün gözümden düşmüştü. O oylamaya aynı gün kolunu kırdığı halde alçılı koluyla katılan CHP milletvekili bile çıkmıştı.
Evet, oylama kaybedildi ama öyle olması yaptığını haklı çıkarmaz.