türkiye'de hayaldir. "elin gavuru" dediğimiz hans ya da george adı her neyse çalışır, işsiz kalmaz iyide para kazanır sonra emekli olur yüklü tazminat alır şortu giyer eline alır bir fotoğraf makinesi gelir ülkeme camileri, parkları, meydanları şuraları buraları dolaşır benim ülkemin aynı yaştaki ihtiyarı ise hala çalışır.
acı ama gerçek şu ki pek çoğumuzun göremeyeceği yaşayamayacağı durumdur.
Benim daha önümde 30 yıl var. Açıkçası beklentim bile yok. 30 Yıl amk o da siyasiler bir süpriz yapmazsa. Ki ben 65 yaşı beklemediğim halde. 65 te emekli olacak 20 li yaşlardakiler ne diyim olm size.
Yaşı ve sigorta priminin devletin verdiği ölçüler içerisinde dolmasıyla maaş alma durumudur.
Eskilerde emekli olanlara maaşı yeterdi çekip memlekete giderlerdi.artık kimseye yetmiyor ve mecburen çalışmak zorundalar.birde emeklilikte yaşa takılanlar var primi doldurup son kanundan sonra yaşı bekleyecek olan kişilerdir.
Yıllardır çalışıp çabalamanın ardından bir düzlüğe çıkmayı umut eden insanın en gerçek son düzlüğüdür.
Mümkünse sadece para bazında olaya yaklaşılmalı, asla emekli psikolojisine kapılmamalıdır.
Benim babam emekli olali 5 yil oldu. Adam calismaya alisik oldugu icin cani sıkılıyor. Adam stresten 5 kilo verdi emekli olmak herkes icin guzel bir olay degildir.
insanoğlu öyle entersan bir $ey ki, bazen en mutlu olduğu an aslında en dibe vurduğu an olabiliyor..hiçbir $eyden zevk almaz oluveriyor..ısırdığın bir magnumun kızgın kumlardan serin sulara etkisi bile hararetini almaz alıyor insanoğlunun..yollar yürümek ile a$ınır oluyor çok zaman..çok zaman sabah uyanmak bile istemez oluyor insan ya da gece uyumak..gözünü kapattığın anda hayatın seni en çaresiz anında yakalayıp yine bir pislik hazırlayacağını ve al bu da sana kapak olsun diyerek kar$ına bir boktan durum daha çıkaracağını biliyor..
sabah kahvaltısında yudumladığın çayın tadı kaçıyor, sabah i$e giderken ne giyeyim tela$esi bitiyor, evden çıkarken geri geri gidiyor ayaklar, günaydın demeye bile ü$endiğin insanlarla bir arada olacağın bir mesai saati ba$lıyor..telefondan tiksinir oluyor insan, her ayak sesinde yine bir ba$kası ile uğra$acağın fikri sandalyeye gömüyor, yemek boğaza tıkanıyor, i$ arasında baktığın tek mutluluğun sözlükler gözüne bir yabancı gibi görünüyor, her bilgisayara baktığından sol alt kö$ede gördüğün bir türlü ilerlemeyen zaman sayacını kırmak için imdat çekici arar alıyor ki$i..mesai saatinin biti$i içindeki çocuksu sevinci uyandırmıyor artık..aynı monotonlukta müdavimi olduğun servisteki arkada$ sohbetleri bir kulaktan girip ötekinden çıkıyor..eve geldiğinde yarının tekrar çıkacağını ve yeni bir güne ba$layacağını bilmenin etkisiyle bir üzüntü halini alıyor..
boğuluyor insan, kendi varlığında boğuluyor,aldığı her nefes boğuyor oluyor aslında..her çıkı$ yolunun sonunda çıkmaz sokakla kar$ıla$mak alı$kanlık yapıyor üzülemiyor bile insan, umutlar bir bir veda ederken arkasından kuru bir ho$ça kal kalıyor..ruhun yorgunluğunun dinlencesi olmuyor bunu anlıyor insan..hiçbir tatil deva olmaz oluyor..hiçbir tavsiye kesmiyor, hiçbir mutluluk yetmiyor..kendi mutluluğunun yalanına inanıyor insan ve bir daha hiçbir mutluluk gerçek olmuyor
i$te tam bu anda emekli olmak gerekiyor..her $eyden elini ayağını çekmek..kendi dünyana çekilmek, dahil olacakların kendinin seçtiği bir dünyana..ben dilekçemi verdim sonucunu bekliyorum..bir anda ortadan kaybolmanın nasıl bir $ey olacağını deneyeceğim bir de..bakalım..