--spoiler--
Farkında mısınız? iki kadın mağdur edildi, ediliyor. Biri Deniz Baykal'ın hayat arkadaşı Olcay Hanım, diğeri Nesrin Hanım. Eminim ki her ikisi de özel hayatlarının üzerine titreyen insanlardır. Eminim ki her ikisi de her şeyden evvel yuvalarını, çocuklarını, ailelerini korumak istiyorlar.
Politikaya atılmak dünyanın en zor kararlarından biri. Özellikle bir kadın için. Bilhassa siyasetin "erkek işi" olduğu Türkiye'de. Ben Nesrin Hanım'ı tanımıyorum. Siyasi çizgisini yakın bulurum bulmam, apayrı mesele. Ama onun gibi çalışkan, azimli, kararlı kadınlara Türk siyasetinin çok ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
--spoiler--
şeklinde talihsiz açıklama yapmak suretiyle hakkında beslediğim tüm samimi düşünceleri alaboraya uğratmış yazar. olcay hanım konusunda kendisi ile hem fikir olmakla beraber nesrin baytok gibi birinin mağdur edildiğini düşünmem mümkün değil. hele ki kaset yalanlanmadıktan sonra. vücudunu teşhir edip bacak aralarını salyalı, göbekli godamanlara peşkeş çekerek şöhret olma peşinde koşan kadınlara, aynı usulden siyasi kariyer elde etme sevdalıları da katıldı maalesef.
Daha önce hiç kitabını okumama rağmen bir çırpıda bitirdiğim "Aşk" romanından sonra diğer kitaplarını da merak ettiğim yazar. Herkesin kitap seçme imkanı var,isteyen istediğini okur,süpermarketlerde satılan bir kitabın insanları nasıl bu kadar rahatsız ettiğini anlamak zor geliyor bana. "Aşk" ister tamamen kurgu ister gerçeğe dayalı roman olsun,kütüphanenizde bulunması gereken bir kitap.
ilahî aşkı anlattığı romanı, ateistlerin teistleşmesi, yani sözüm ona doğru yolu bulması için şifa niyetine önerilen yazar. tanıdığım bazı teistlerin demesine göre gönül gözünü açıyormuş. iyi de biz onun orijinalinde süzeli çok oldu. aslı dururken fotokopisinde süzülmüş teistlere, aslını önererek amme hizmetinde bulunayım bari...
ayrıca başta da belirttiğim gibi pek bir moda oldu bu kadını okumak. elbette okunabilir ama önce "türklüğe lâf ettirmem" deyip, sonra bu kadının hayranı kesilenlere hayret ediyorum. türklüğü aşağılamış söylemleri, ermeni diasporasını palazlandırmış beyanatları var. bu kadar mı balık hafızalısınız yahu!?
bugün ki habertürk gazetesinin pazar ekindeki yazısında kelimelerin gücünü daha doğrusu enerjisini ele almıştır.
bazı kitapları çok sıkıcı olmakla birlikte aşk okuyan pek çok kişiye yeni bir çığır açmakla birlikte başka diyarla götürmüştür. hayran olunası kadınlardan...
edebiyattan anlamayan, hayatı boyunca ancak sekiz on tane kitap okumuş kitlenin edebi beğenisini tatmin eden yeteneksiz yazar. tapınmaya devam edin bir reklam imalatı olan elif şafağınıza. fakat yarattığınız mide bulantısına biz nasıl dayanalım.
okuduğum iki sayfasından sonra kafamda kurduğum cümlelerin hepsinin onun dilinden çıktığına inandığım yazar. Okunduktan sonra kompozisyon sınavı ve türevlerine girilmemeli. Alacağınız mükemmel notun yanında -normal bir yazı değil- gibi bir yorumla beraber kalıplaşmış: 'tanımla başlayıp maddeler hàlinde açıklamalar'la devam eden yazılara alışmış hocalarınızın*** tepkisini çekebilirsiniz. Bu da sonraki yazılarınızın didiklenerek okunmasına neden olabilir.
2009 yılında yayımlanan "aşk" adlı romanı ile türk edebiyat tarihinin, kısa sürede en çok satan edebi eserinin yazarı.
(bkz: pinhan)
(bkz: siyah süt)
(bkz: baba ve piç)
Aşk kitabındın yazarıdır. Bunun yanı sıra bu kitapta bütün bölümlerini "b" harfiyle başlatarak okurlarına "b" harfinin ne kadar kutsal olduğunu dolaylı yollardan anlatan kişidir.Gerçek anlamda bu kitapta insalara unutulmus ve eskimeye yüz tutmus antika degerindeki bilgiyi hatırlatan şahsiyet.