kışın tüm ailenin portakal mandalina elma yiyerek izlediği sıcacık bir diziydi.
heredot cevdetin anlattıklarından sonra ölü berberin 'alllah' nidansına her bölümde gülünürdü.
çok kişiyi zamanında müptela etmiş dizidir. şahsen en dandik kanallarda bilmem kaçıncı tekrarlarını izlemiş bir adamım, sonunda muhterem biri çoğu bölümlerini tek parça halinde youtube denen zımbırtıya yüklemiş.
kuzguncuk icadiye caddesinde bulunan dizinin çekildiği fırın ekmek teknesi adıyla halen kebapcı ve pide salonudur , dükkan küçük olduğundan yaz aylarında sahibi tişört ve altında şortuyla hem pişir hem servis yapmaktadır.
kirlinin oy oy haykırışları ve "cenkis bu para bizi bozmasın" demeleri ve yardıran diyaloglarıyla kesinlikle gelmiş geçmiş en iyi dizilerden biri olan keşke tekrar başlasa dedirten güzel dizidir.
halen daha kanalların birinde oynayan dizi. tabi tüm eski bölümleri muhtemelen. ara ara seyredip keyiflenmekte faide var. mevcutları görünce şükrediyorum!*
(bkz: baba büyüksün)
bu diziyi küçükken ''herodot cevdet'' gene ne hayat hikayeleri, gene ne kırık dökük anılar, gene hangi yöreden hangi leyla ile mecnun' un aşkını bizi anlatacak diye merakla ailecek kurulurduk televizyonun başına.