Tadı, rengi, kıvamı aynı ama artık şeker yok biralarında. Sağlıklı yaşamak için şekeri tamamen çıkarmak gerek hayatımızdan. Biralardan da. Bu yönüyle ekstra tercih sebebidir. Ekstra demişken, olsa da şöyle buz gibi bi Efes Xtra içsek.
Kıran kırana geçen bir maç izlerken totem yapacaksak birbirimize değil, biramıza sarılırız. O rengin insana forma kadar sıcak gelmesi gerekir, Galatasarayımın maçını izlerken, kırmızı kutulu Efes’im elimde olsun yeter.
efes markasının pilsener türevi bira grubunun ismi. kaliteli biradır kim ne derse desin. tombiğinin de fıçısının da tadı ayrıdır. tek negatif yanı çok içildiğinde ertesi gün ağızda leş bir tat bırakmasıdır ki o kadar kusur bir zahmet oluversin.
şeker kullanmayan insanları da düşünen tek bira markası benim gözümde. ben kullanmıyorum mesela. o yüzden bira içemeyecek miyim? efes sayesinde içeceğim elbet.
ben bira konusunda hiçbir zaman şundan vazgeçmem, buna bayılırımcı olmadım. tuborg biraz daha iyiydi ya da arkadaşlar onu daha çok seviyordu diyelim. ama bu yazı bira eşliğinde yaşadım resmen, konuya bi kfa yorayım dedim yani. içiyoruz öyle ama ineğin ot yediği gibi olmasın yani. biliyorum heyecanlandınız, açıklıyorum anasını satayım kararımı, yaptığım bütün tadımlar, çeşitli ruh hallerinde içişler, yemekle birlikte tatmalar falan sonunda ruhbiramı buldum! efes abi, lezzet, kıvam, her anlamda artık ben de buldum biramı. öyle yani, afiyet olsun gençler.