kadınların kendine güvenen erkeklere ilgi duymasının sebebiyet verdiği durumdur.özgüveni yüksek erkekler her zaman kadınlar tarafından çekici ve seksi bulunmakta olup,efendiliğin acizlikten ve ya öz güvensizlikten kaynaklanması sanılmasından ötürü kadınlar taraından prim verilmemesi durumudur.
böyle ciddi ve ağırbaşlı bir insana ancak hayranlık duyulabilirdi. başka bir şey duyulamazdı. bu nedenle bütün kızlar bu ciddiyet ve ağırbaşlılığa kendilerini layık görmedikleri için daha hafif genç erkeklerin koluna girerek uzaklaşıyorlardı.
"Adamın kötü biri olduğu kesin. Ama zaten çoğunlukla kadınların kalplerine girmeyi ve orada kalmayı başaranlar da bu tipler değil midir?" Agatha Cristie (Ölüm Adası romanında Esther Walter karakterine söyletmiştir.)
Bir kadın olmasına rağmen dile getirebildiği bu tespitle Agatha Cristie bir kez daha gönlümde taht kurmuştur.
Ayrıca @47: efendilik ile özgüven eksikliği kavramlarını birbine karıştırmış. Nickoftime'ın sanırım Uludağ sözlük okuyacağına açıp biraz TDK sözlük okumasının ZAMANI gelmiş.. Efendi görgülü, kibar insanın sıfatıdır; kızlarsa bariz şekilde kaba saba, kendilerini aşağılayan erkeklerden hoşlanmaktadır.
Süreklilik arz ettiği konusuna tam anlamıyla katılmamakla beraber, insanlara derinlemesine bakamayan kızlara denk gelindiği müddetçe süreklilik olacağını söylemek mümkündür. detaylı bir analiz için (bkz: efendilik ve aile terbiyesinin olumsuz yanları)
efendi denilen karakter; sessiz sakin, sesini gerek olmadıkça yükseltmeyen, saygılı insandır. ama bu tek başına asla yeterli olmaz içini dolduramadıktan sonra dışı ne olursa olsun reddedilir bir erkek.
efendim birde olaya şöyle bakmak lazım galiba efendi çocuklar hissiyatlı kimselerdir öyle önüne gelene yavşamaz ee haliyle teklif sayısı az olunca günümüz dangoz türk kızlarını düşününce reddedilme olasılığı çok artıyor.oysa efendi çocuk piç çocuk kadar teklif eden biri olsa el üstünde tutulur.peki neden etmiyor ?eğer o kadar bayanla ilişkisi olsa yani herhangi bir irtibatı o zaman zaten piç çocuk diyoruz onlara.
altında yatan tek düşünce cinselliktir. genellikle bilinçaltında efendi tiplerin iyi seks yapamadığı, fırlama ve sert tiplerin ise iyi seks yaptığı kanaati vardır. anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir durumdur.
aylarca birinin peşinden koşarsın, seversin, sorunlarıyla ilgilenirsin; aranızda duygusal bi bağ vardır ama o seni sevgili olarak değilde dost olarak görmek ister. günün birinde hayatına 'yırtık dondan çıkarcasına' biri girer ve ağlamaklı ifadelerle bunu sana izah etmeye çalışır. efendiysen dostu, piçlik yaparsan sevgilisi olursun. kızın ne yapmaya çalıştığına anlam vermezsin belki, hatta bazen intihar edesin gelir.
ama işin gerçeği şu ki;
onun hiçbir suçu yok. sen sadece ona aşık olduğun, reddedildiğin için çok sinirlendin ve birine bok atmak zorundasın. ve boku attığın da, o kız.
sevmiyor işte oğlum, sevmiyor.
ağla ya da git, sevmiyor...
- bir milyon dolara benimle yatar mısınız hanımefendi?
+ ne münasebet! siz beni ne sanıyorsunuz?
- kaltak! elli dolara bir düzerim seni kasımpaşa'dan bağırdığını duyarlar.
+ pis herif, ne zaman?
(emre yılmaz / şeytan'ın fısıldadıkları)
cümleleriyle özetlenebilecek durumdur.
efendi adam, kendisini sırf edendi diye reddedecek bir ortam kızıyla ilişki yaşamak istiyorsa, efendi falan değildir zaten.
-şey.. ben.. rahatsız etmek istemem ama, bir dakikanızı alabilir miyim ?
-ama rahatsız ediyorsun.
(bu birazda utangaç oldu gerçi)
efendi 2
-affedersiniz, bir sakıncası yoksa size eşlik edebilir miyim ?
-sakıncası yok ama hayır
-nasıl yani şaka yapıyorsunuz sanırım. sakıncası yoksa neden hayır ?
-sanane be efendi olman yetmiyo tipini beğenmedim.
bu erkeklerin en büyük hatası seçim yaptıkları kızlardır. zira günümüzde yanlış yapabilme oranı çok yüksektir. neredeyse her on kızdan dokuzu bu klasmandadır. sabırlı olmak, yılmamak, tekrar aramaktan, denemekten vazgeçmemek bu erkeklerin zaferiyle sonuçlanacaktır.
aa bu benim lan.
sonra klişe olarak "sen daha iyilerine layıksın" lafını da yedim. ben daha iyilerine layık olduğumu kabul ettim diyelim ama ben seninle olmak istiyorum, senin de kendinden daha iyi birini bulmuş olurdun di mi? yok değilsem niye söylüyorsun böyle ya! sevmiyorum de yeminlen daha az acıtırdı.
tamam şimdi sakinim.