Zaten üç beş şehrin kalmış bari canla başla çalış, bir müzeye bir showcitye çevir, bak neler neler yapıyoruz de,
Şu güzelim trakya bu tembellerin elinden çok çekiyor, taşaklarımı sallasam oyu toplarım rehaveti ile olanı da bozuyor,
Meydana bir kaç fıskiye taktılardı, 6-8 tane biri çok akıyor biri az akıyor biri yamulmuş sağa fışkırıyor, öteki hiç akmıyor, yahu bir basit boru ile fıskiyenin ayarını tutturamayan adamların elinde yerinde sayıklıyor,
Yani şükür yol mol yaptılar otoban gibi, yepyeni sarı şeritli elektrikli lokomotifler raylara indi yeni yolcu trenleri hazır, hızlı tren başlamak üzere, kiliseler sinegog yıkılmış camiler selimiyeyi yazmalıyı bile restore ediyorlar, yok yok chp değil onlar tuzluk koysak seçiliri kanıtladılar sedefçiyi sepetleyerek o kadar...
Berbat belediyecilik ile ne yazık ki günden güne solan ilerleyemeyen trakyanın bir şehri...
Deniz yok denmiş ama denize kıyısı vardır. Ama medenileşmek için sizin gibi denize yazlığa ihtiyacı yoktur, halkı nasıl okumadan medeni, köylü iken modern olunurun cevabıdır.
Müthiş insanların yaşadığı müthiş şehir. her gece meyhaneye gidip hem karıyla papaz olup hem de meyhaneciye parçalanmaktan bıktıkları için kendilerine meyhane açan güzide insanlar var burada. Ayrıca kültür turuyla ilgilenenler içinde çok zengin. Denizin olmadığı yerde de nasıl medeniyet olurmuş görün. istanbulda deniz var da medeniyet var mı o da ayrı mevzu tabi. Neyse Gidin görün pişman olmazsınız. istanbuldan 2 saatlik yer.
hava durumu yüzünden dengesizlikler şehridir. t-shirtle çıkar, sırılsıklam dönersin. insanları içmeyi, ciğeri sever. küçük ama kendine yeten bir şehirdir. ha bir de her yerinden fıskiye ve heykel çıkar. ama yine de güzeldir bea.
Sıcaklık artınca " t-shirt "süz oturduğumuzu söyleyip, emekli ve memur semti olduğunu söylerseniz, dışlandığınız, eksilendiğiniz, aşağılandığınız şehir. Ne sanıyorsun la zibidi? He barların, discoların şehri. Aynı zamanda da aralıksız donuyoruz, yazın bile sibirya. Oldu mu zırtapoz?
sel mel olmayan şehir, her sene aynı bok arkadaşlar alışmadınız mı hala ?
sel riski taşıyan bölgeler zaten bu duruma alışık ve senelerdir her sene sel altında kalan bölgeler ve bu bölgelerde yerleşim birimleri yok. o yüzden içiniz rahat olabilir.
1. balkan savaşında bulgarlar tarafından işgal edilmiş sınır şehrimiz. bulgarlar' ın selimiye camisi' ni gezdiği ve mimar sinan' ın önemli eserini büyük bir hayranlıkla incelediği rivayet edilmiştir.
insanları inanılmaz sıcak kanlı, istanbul'da suratsız insanları görmeye alışan bana ilaç gibi geldi. çok güzel bir misafirperverlik var. akşam da rakı vazgeçilmezi bu şehrin insanlarının.
et konusunda aşmış şehirdir. istanbul'da lastik kıvamında ete verdiğiniz parayla Edirne'de en lezzetli eti yersiniz.
Sebze konusu da aslında çok farklı değildir. O nerde eski domatesler sorusunun öznesi domatesleri Edirne pazarlarında bulmak mümkün. Hem de istanbul'daki çarık çürük domatesin fiyatına.
Edirne, Marmara Bölgesi'nin Trakya kesiminde Yunanistan ve Bulgaristan sınırlarına yakın, aynı zamanda Edirne ilinin merkezi olan şehir. 2012 yılı itibariyle istanbul, Çorlu ve Tekirdağ'dan sonra Türkiye Trakyası'nın dördüncü büyük kentidir.
kesinlikle yaşanılmaması gereken kentdir. eğer Edirneli değilseniz kesinlikle buraya yerleşmeyin. gezmek için gelinebilir ancak.
şehirde ki gençlerin %90 edirneden nefret eder.çünkü yapılacak hiç bir şey yoktur.yoktur.hayatımda geldiğim en boktan şehirdir.