edip cansever

entry917 galeri57
    538.
  1. "güneşi sormuyorum lekelenmiş dallardan
    dalları sormuyorum dallardan daha iyi
    yüzümü istiyorum bir süvari alayından
    ne yapsam istiyorum, ama istiyorum
    bir kişi bile değilim yalnızlıktan"
    0 ...
  2. 537.
  3. ikinci yeni şiirin derleyip toparlayıcısı. bu adam olmasa ikinci yeni şiiri aynı çatı altında düşünmek mümkün olamazdı. bir parça karakoç, biraz turgut, biraz cemal...
    2 ...
  4. 536.
  5. "Öyle bir çık ki karşıma Her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi,
    az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni ."
    sözü çok etkileyidir.
    6 ...
  6. 535.
  7. unutulmuş gibiyim ben.
    ve insan bir bakıma unutulmuş gibidir.
    bilmem ki nasıl anlatmalı?
    yalnız bile değilim.
    2 ...
  8. 534.
  9. "...Ah güzel Ahmet Abim benim
    Gördün mü bak
    Dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
    Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
    Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
    Gelse de
    Öyle sürekli değil
    Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
    O kadar çabuk
    O kadar kısa
    işte o kadar..."
    4 ...
  10. 533.
  11. "...
    Aşklardan sevgilerden
    Suya yeni indirilmiş bir kayık gibi
    Akıp geçmişsem, gidip gelmişsem
    Bir de bu kalır.

    Ne kalır benden geriye, benden sonrası kalır
    Asıl bu kalır.

    ..."
    3 ...
  12. 532.
  13. "Duvar diplerinde ve sakınaraktan
    Bir akşamüstü sırasında
    Saygı anılarınıza
    Saygımız ki bir kurşun yarası kadar derin"
    2 ...
  14. 531.
  15. Hani bir çalgıcı vardı, başını çalgısına koymasa uyuyamaz
    Sonra?
    Sonra ne? işte bir çamur gibi sıvanmış odaya
    Karanlık bir kilisenin
    ihtiyar zangoçunun ağzıyla
    Günaydın!
    iyi bir gün başlar ne de olsa.
    1 ...
  16. 530.
  17. ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç
    yağmurlar altında gördüm, kadeh tutarken gördüm de
    bir kıyıya bakarken, bakarkenki ağlayan yüzünle
    ve yarışırsa ancak monet'nin
    kadınlarına yaraşan giysilerinle
    gördüm de
    ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç
    2 ...
  18. 529.
  19. bir sigara yaktıran şair.
    böyle de içten böyle de dokunaklı yazılmaz ki be edip abi.
    0 ...
  20. 528.
  21. sohbet, bir gezinti- her neyse az bulmaktadır. Şair, gün boyu bunlarla yaşamaktadır. Oysa daha sık birlikte olabilirler. Böyle daha “ güzel” olur. 

    “Karanfil” aşk olmalıdır. Sevgiliyle rakı içerken sarhoşluk damarlardan hücrelere doğru yayılırken, bir ağaç gözümüzün önünde ama biz hiç fark etmeden nasıl büyür, her bahar çiçek açarsa içimizde, irademiz dışında damarlarımıza yayılan aşktır. Aşkın eline düşünce şairde ne geçim derdi “mide”, ne dünyaya ilişkin düşünceler… her şey küçülüyor. Aşk kafaya girince akıl seyahate çıkar derler. Şair kilometreyi sıfırlıyor. 

    Sen karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte 
    Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel 
    O başkası yok mu bir yanındakine veriyor 
    Derken karanfil elden ele. 

    Sevgili, karanfili seviyor. Şair de karanfili sevgiliye veriyor. Sevgili de bir başkasına… Burada karanfilin aşkı değil, sevgiyi-dostluğu; dostluk ve yoldaşlıktan doğan coşkuyu simgelediğini söyleyebiliriz. Çünkü aşk, paylaşılmaz... Sevgiler dostluklardır paylaşılan. O zaman şiir yeni bir anlam kazanıyor: Şair aşkı çiçeklerden gülle özdeşleştiriyor; sevgiyi, dostluğu ise karanfille… Şair, ilanı aşk ediyor ama o güzeller güzeli “dost kalalım” diyor. Oysa güzel olmak vardı senle, bir aşkı paylaşmak vardı. Fakat o güzelle dostluğu paylaşmak da güzeldir, hem bu sayede onun dostlarıyla, çevresiyle de elden ele geçen karanfiller paylaşacaktır. Az şey mi? 

    Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
    Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil 
    Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk 
    Birleşiyoruz sessizce. 

    Aslında bu da bir sevdadır birlikte büyütülen. Ama şair yine de bununla yetinemez,”bu o değil”dir çünkü. O, başka bir sevdayı yaşamakta, başka bir aşktan bahsetmektedir. Bu sevda öylesine baş döndürücüdür ki sevgilinin renkleriyle şairin renkleri, zevkleri duygu-ları, değerleri bir araya gelince ışık tayfı gibi her yer beyaza kesmektedir. Hayat yine baş döndürücü, dertler yine sıfırlanmaktadır. 

    Aşk, insanı uçurur, ayağını yerden keser; oysa diğer sevgiler yerçekimlidir. 
    1 ...
  22. 527.
  23. Ne gelir elimizden insan olmaktan başka...
    1 ...
  24. 526.
  25. Her şey rengine göre kanar bilirsin.
    2 ...
  26. 525.
  27. --spoiler--
    ''her iki gün arasında - bir titreyiştir yüreklerimiz...''
    --spoiler--
    1 ...
  28. 524.
  29. --spoiler--
    bu gemi ne zamandır burada
    çoktan boşaltmış yükünü
    gece de ölmüş, rıhtım da bomboş
    mavi bir suyun düşünü uyutur bir tayfa
    arkada, güvertede
    ah, neresinden baksam sessizlik gene
    --spoiler--
    2 ...
  30. 523.
  31. ''kimsenin öldüğü yok, yaşadığı da. herkes biraz var, o kadar...''
    3 ...
  32. 522.
  33. maviyi soruyordun,
    gözlerimden yüzüme yayılan maviyi mi?
    bir renk değildir mavi, huydur bende
    ve benim yetinmezliğimdir.
    8 ...
  34. 521.
  35. "kaldıysa bir o kaldı
    içimizde bir vahşeti uyandırma korkusu."
    1 ...
  36. 520.
  37. "yani, hiçbir şey değilim de ben
    sadece bir konuyum öyle mi"

    Cemal Süreya'ya göre fazla şiirden ölmüş, ikinci yeni'nin en sağlam şairlerinden biridir. adamımdır.*
    0 ...
  38. 519.
  39. "Ne gelir elimizden, insan olmaktan başka?" der ve beni benden alır.
    0 ...
  40. 518.
  41. "hiçbir şeyin hiçbir şeyliği gibi bir şeydim. bir ara
    hiç kimselerin tutmadığı oyunlara giderdim
    tiyatrolar ki benim en sevdiğim boşluklarımdır. maun tabutumda
    her yerleri çok süslenmiş ölüler gibiyimdir
    bir kurdelenin ya da gümüşten bir haçın altında sanki
    geri çekilmiş yüzümle, geri çekilmişliğe dargın yüzümle

    bir çelişki gibi ölümsüz
    yaşamakta olurdum." * *
    1 ...
  42. 517.
  43. 28. yıl dönümü. "Oysaki seninle güzel olmak var"
    0 ...
  44. 516.
  45. (bkz: Mendilimde Kan Sesleri)

    Türk edebiyatının incilerinden biri, çok şiirden öldü. Allah rahmet etsin.
    0 ...
  46. 515.
  47. Yeşil ipek gömleğinin yakası
    Büyük zamana düşer.

    Herşeyin fazlası zararlıdır ya,
    Fazla şiirden öldü Edip Cansever.
    0 ...
  48. 514.
  49. fazla şiirden öldü edip.

    yerçekimli karanfiliyle, suphi bey ve nicesiyle anıyoruz.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük