bu kızı çok seviyorum ben ya. bi keresinde ölümle ilgili bi entrysini okuyp öldüğünü düşünmüş, çok üzülmüştüm malak gibi.
sonra mesaj attım "noluyosun bacım ölüyo musun? bak eğer ölmüyosan sana çok kızacam, yok yere üzdün beni" dedim.
"yok ölmüyorum, seni üzdüğüm için üzgünüm, özür dilerim" falan dedi. pek de naif. gitmeyin üstüne.
ece ismini de çok severim zaten.
güzel güzel yaz e mi ece?
sözlüğe, tanımlarıyla birçok yeni sözcük kazandırmasını taktirle karşıladığım yazar.
ancak, o denli çok yazıyor ki okumaya pek fırsat bulamıyor ve yazdıkları; çoğunlukla yorum değil bilgi mahiyetinde olduğundan, kimi zaman, kendinden önce başka bir yazar tarafından verilen bilginin tekrarından öteye geçemiyor, ne yazıkki.
sözlüğe vatani görevim nedeni ile verdiğim bir buçuk sene içerisinde yazmış bu yazar. yeni farkettim, osmanlıca kelimeler girmiş bir sürü. bilgi sahibi olmayan yazarları aydınlatmış fakat..
osmanlıca diye bir dil yoktur ki. aslında yoktur da demeyelim. osmanlıca farsça ve arapça'dan oluşur, yazılışında osmanlıcadır..
lakin sen tutup bir kelime girersen bunu ''osmanlıca hede'' diye tanımlayamassın. o osmanlıca sandığın kelime farsça ya da arapçadır..
ben yanıldığıma ihtimal vermiyorum ve sanırım osmanlıca sözlük diye bir sözlük almış eline ve başlamış kelimelerin anlamlarını yazmaya..
çok özlenmiştir. osmanlıcasından tut , verdiği edebi bilgiler onları diğer yazarlardan ayırır. felaket sıkıcı yazılarıyla insanı bambaşka dünyalara götürür.