istiyorum ki heryerime aşk kaçsın
kızlar üstsüz güneşlenip, denize çıplak girsin
şömine manzaralı koltuğum olsun
omzuna yaslanayım birinin, yağmur altında öpüşeyim
yorgan altında .. buna kafiye bulayım
bok var, olmasın
oh dear
bana baksınlar ama ellemesinler
farkıma varsınlar, ibnelik etmesinler
salak olduğum hiç anlaşılmasın
boş beleş olduğumun farkına varılmasın.
Nasıl bir dua gerek
Bir dua gerek tanrıya tanrıya
Yoksa yalvarmalı mı
insin diye isa'ya isa'ya
Dünyanın sonu geldi artık
Kırmızı kan utançtan
Bu çığlıklar deccaldan
inecekse son Mesih insin artık
Bu şarkı bir dua
Bin dua olsun tanrıya tanrıya
Zift kokacaksa bebekler
Artık dönmesin dünya isa, Musa, ya Muhammed Yetmediyse insanlığa
Var bu işte bir keramet
Kopacaksa kıyamet kopsun artık
Bitecekse bu rüya bitsin artık
--spoiler--
âb-ı rûy-ı habib-i ekrem için,
kerbelâ da revan olan dem için,
şeb-i firkatte ağlayan göz için,
rah-ı aşkında sürünen yüz için,
mâsivâ-yı aşkının sevdâsını gönlümden al
aşkını eyle iki âlemde bana âşinâ ya rab
--spoiler--
rabbimize yapılan en güzel yalvarış. bizim ondan başka kimimiz var. o bize 'isteyin verim' derken bizim ondan elimizi açıp istemememiz çok gülünç olur. 'rabbim sen herşeyimiz bizden daha iyi bilirsin sana iman ettik öldüğümüzde ahiret gününde yine sana dönecek olan biziz. sen bize ve tüm inananlara rahmetinle muamele et. sağlık ve sıhhat nasip eyle.'
en basit anlamiyla umit etmek, istemektir; birinden isteniyorsa dua adini alir. "ben dua etmem, dilerim." diyerek ortalikta gezenlerin ogrenmesi gerekir bunu. ha zaten tanri yok diyorsan neyi diliyorsun arkadas?
Dua edenin "Rabbim" demesi, Allah'ın "efendim" demesinin ta kendisidir.
Birisi her gece kalkıp Allah'ı anıyor, O'na dua ediyordu. Şeytan ona dedi:- Ey Allah'ı çok anan kişi, bütün gece "Allah" deyip çağırmana karşılık, seni buyur eden var mı? Sana bir tek cevap bile gelmiyor, daha ne zamana kadar dua edeceksin?
Adamın gönlü kırıldı, başını yere koydu ve uyudu.
Rüyasında ona şöyle dendi:
- Kendine gel, uyan! Niye duayı, zikri bıraktın?.. Neden usandın?..
Adam:
- "Buyur" diye cevap gelmiyor ki, kapıdan kovulmaktan korkuyorum, dedi.
Bunun üzerine dendi ki ona:
- Senin Allah demen, O'nun buyur demesi sayesindedir...Senin yalvarışın, Allah'ın senin ruhuna haber uçurmasındandır...Senin çabaların, çareler araman, Allah'ın seni kendine yaklaştırması, ayaklarındaki bağları çözmesindendir... Senin korkun, sevgin, ümidin Allah'ın lütfünün kemendidir... Senin her "Yarabbi" demenin altında, Allah'ın buyur demesi vardır... Gafilin, cahilin canı, bu duadan uzaktır... Çünkü "Yarabbi" demeye izin yok ona... Ağzında da kilit var, dilinde de... Zarara uğradığı zaman ağlayıp, sızlamasın diye Allah ona dert, ağrı, sızı, gam, keder vermedi... Bununla anla ki, Allah'a dua etmeni, O'nu çağırmanı sağlayan dert, dünya saltanatından daha iyidir... Dertsiz dua soğuktur. Dertliyken yapılan dua gönülden kopar...
sen bir duasın
huzur bulduğum,
umut kaynağım olan bir duasın sen...
sen içimde kalıp da edemediğim bir duanın
tamamlanmamış sözlerisin...
sen tamamlanmayı bekleyen bir duasın...
dua,kelime olarak arapçadır. lügat manası, istemek, çağırmak, davet etmek, iletmek anlamına gelir.
genel manada ise, allaha yalvarmak, isteyeceklerimizi o'ndan istemek, dertlerimizi o'na arz etmek, o'nun rahmet ve yardımına çağırmatır. dua, dille yapıldığı gibi, eylemle, yeteneklerimizle ve davranışımızla da yapılabilir. dünyadaki yaratılış yasalarına uymak bir duadır. örneğin çalışmak bir duadır. fakirlere düşkünlere yardımda bulunmak duadır. irakta'ki mazlumlara yardım etmek bir duadır. kışın üşümemek için kalın giyinmek, evde soba ve kalorifer yakmak bir duadır. hastalıktan kurtulmak için ilaç içmek bir dua olduğu gibi, midenin aç kalmak suretiyle yiyecek bir şeyler istemesi de bir duadır.
buradan da anlaşılmaktadır ki, dinimizde dua yaşamımızn her alanını, her anını kapsamaktadır.
yani insan, "eğer farkında olursa" hayatının her anını dua ederek yaşamış olur.
--spoiler--
fuzuli ortodontik tedavi görmektedir. artık tedavinin sonlarına yaklaşan fuzulinin dişlerine takılıp çıkarılabilen aparat takılmıştır. fuzuli yakın kasabadaki bir piknik alanında piknik yaptığı sırada bu aparatı düşürmüş, ancak lan nasıl olsa ucuz bir şeydir, hem yenilerim güzel olur mantığıyla dişçiye gitmiş, dişçiden aldığı 150 $ ama birşeyler yaparız cevabından sonra (gerçi sağolsunlar baya ilgilenip yadımcı da oldular) fuzuli tutuşmuş ve kaybetmenin üzerinden tam 5 gün sonra aparatı aramaya tekrar yakın kasabaya gitmiştir.
--spoiler--
mekana varan fuzuli, dua okumaya başlar. hususan ayet-el kürsi'yi okur. aramaya başlar. arar, bulamaz. 3 kere (yanlış hatırlamıyorsam) "bulamayacağım, herhalde evde bir yerde" mantığıyla ayrılmak düşüncesi gelir. ancak bir yerden de ayrılmamak için çok baskın bir duygu vardır.
derken fuzuli'nin telefonuna bir mesaj düşer: "arasana acil". mesaj fuzuli'nin çok sevdiği arkadaşlarından birine aittir. fuzuli derhal arar, önemli bir şey olabilir düşüncesiyle...
mesajın gelmesinden 30 sn sonra:
a: aslanım benim be... kaç kişiye mesaj attım, kimse dönmedi.
f: nasılsın aga?
a: iyiyim. baksana, ne diyeceğim. bende kontör yok. bize yemek ısmarlsana telefonla.
f: tamam, olur.
a: adresi, telefonu veriyorum.
f: verme, mesajla! ya başka birisi olsa ana avrat söverdi sana ya... (dertli fuzuli)
a: ne oldu ya, hayrola?
f: ya, şu an bir piknik alanındayım, benim ağızlık vardı ya onu kaybetmiştim, dişçi de 150$ çekti, üzerime yağmu yağmaya başladı...
a: hadi ya... ben şimdi arkadaşlara da söyleyeyim. bereber dua ederiz, inşallah bulursun.
f: inşallah aga ya. hadi at mesaj... görüşürüz.
a: tamam.
fuzuli telefonu kapatır. biraz durduktan sonra, aramaya devam etmek için başını aşağıya indirir. ve şaşırır. ordadır. ayağının ucundadır aradığı şey. müthiş bir sevinçle derhal arkadaşını arar...
bunları yazarken, risale-i nur'larda anlatılan, Hz. Yunus'un kıssası aklıma geldi. hz. Yunus'un gece, dalgalar, yunus, olumsuz bir faktör olarak karşısındaydı. ancak o "la ilahe illa ente subhaneke inni küntü minezzalimîn" demişti. gücü denize de, dalgalara da, yunusa da geçene yalvarmıştı. ve salih-i selamete çıkmıştı.
evet dua, en zor şartlarda, şartların yaratıcısı ve müdebbirine yakarmaktır.
not: bu arada, "lan 150$ için, amma muhabbet yaptı adam ya" diyebilirsiniz. ancak; üst üste bazı şeylerin birikmesi sonucu bu kadar sıkıntı oluşturdu bende.
yakarıştır; acizliğini görürsün.
yüreklendirir; allah' tan başka kimseye kul olmamayı öğretir.
sığınaktır; zor anlarında nasıl koruduğunu görürsün.
şükürdür; yaradana vefayı gösterirsin.