tanrıyı yardıma çağırma eylemi. en ilkel tapımlardan,insani dinlere ve semavi dinlere kadar, inanç alanının genel bir öğesidir. üstün güçten bir şeyin yapılması ya da yapılmamasını dilemek için edilir.
izlendi, ihanetin gizleri.
gizlendi, cinayetin izleri.
ölüm, günahları temizledi.
hangi katil cana kıyarken böylesi titizlenir?
kim seni hem öldürüp hem de canlı tutar?
kim ruhumu esir ederken ölümsüzlük yutan?
iyi de kim öc alabilir ateş tutup suya?
nitekim şahsi iradenle inanmışsın buna.
bana yoksun desen, sana varım demem.
sana yoksun dersem, bana varım deme.
öyle de sen; yüzünü buza gömer yemen.
sen öyle istesen, sana döner yolum gene.
yoldan çıkmadım, yolu kaybettim.
ben aklımı, aklım seni kaybetti rahmetli.
hak sahibi beni, ben de seni affettim.
bileklerim bir çuval zinciri mahvetti.
zincirden kurtulmanın çok acı bir yanı var.
esaretten beter hür olup ulaşamamak yanına.
ellerinde hala öldürdüğün aşığın kanı var.
kim, nasıl girdi, anlamış değilim kanına.
sevdiğini söylemek şimdi mi ayıp oldu?
doğduğundan bu yana sevmiyor mu adem oğlu?
ben sana hala açım, sen ne ara doydun?
hükmüne karşı, şiirden ince boynum!
şiirden ince boynum, kılıçtan kalın.
güzel bir sözün yanında kılıç tahta kalır.
elçiler, gamsızlar ülkesine haber salın.
geliyorum, yanıma ölüm, kılıç, kalkan alıp.
cesaretimden değil, korkumdan.
her şeyi ezberledim, sorgun var.
zihnim cümle ezberinden yorgun da,
hafızamda yerin fazlaca, denizde bol kumdan.
bu keder niye mi?
bu keder benden uzaktasın diyedir.
bu kader diye mi?
bu kader değilse, bu tüm olanlar niyedir?
öylesine mi? sanmam.
herşey öylesine olmaz, an var.
ölesiye mi? yanmam.
güneşle aramda, bir gölgelik dam var.
beni koruyabilir mi? asla.
seni içimde korur yıllar, kalbimde paslan.
sevmektir hastalığı, kalbimdir hasta.
kalbimin hastalığı, pastan.
kirden, kirlilikten, yastan!
birlikte yaşadığım bu ayyaştan!
direnmeli doğar doğmaz, baştan!
akıl doğar doğmaz başta!
dil, doğar doğmaz yerinde,
konuşur; ne konuştuğunu öğrenince.
göz, doğduğunda seninle,
dolar; büyüdüğünü görünce.
hafızam bir kartalın göz bebeği.
herşeyin altında sen arayan köstebeğim.
aşk: karmaşık bir söz öbeği.
zihnimi oku, sana karmaşıklık göstereyim.
yine beni aşk başında yakaladın.
beni bu halde yakalayan halime bakakalır.
masumiyet bitti, yaktık ak yakaları!
değiştik ve yapmıyoruz artık eski şakaları.
hiçbirimiz eskisinden daha masum değiliz.
geriye giden tek yanımız masumiyetimiz.
hiçbirimiz dünya çıkmazında mahsur değiliz.
bir çıkış bulmak olmalı tüm arzu ve niyetimiz.
birbirimizi sevmeliyiz!
bir dünyadayız ve buna değmeliyiz!
birbirimizi sevmediğimiz,
her zamana, bir zamanda dönmeliyiz.
en büyük ilham inançtır, unutamazsın.
yazmak hapşırmak gibidir geldi mi tutamazsın.
hapsetsen de çığlıklarını duyarsın.
bu gürültüde vicdanını uyutamazsın.
gecenin sükunetini böler aniden,
terk ediş üzerine söylenmiş maniler.
kulağım işitmiyor karanlığı ahiren.
karanlık seni bulamaz zahidem.
ama sen karanlığı yere tükürebilirsin.
sevdiğini bağır! kükre, bilinsin!
çekilmez inan bu koca külfet ilimsiz.
ağzından bir dua çıksın, bağrına bin insin.
benim duam kabul oldu; yazdım.
harfleri esirgemedim çünkü şiir kazdı.
şiir gelecek yerden harf esirgenmez,
bini geçik cümle, binlerce kelime az mı?
dönmen için değil, görmen için.
güneş bizim için varsa gölge niçin?
gel gör içimdeki gölden içip;
ölümsüzlük ne demektir gölgen için.
gölgesine hasretim, beni güneşten azledin.
unutmak istiyorum yaz nedir.
hatırlamamak en son kim yaz dedi..
hatırlamıyorum bana kim yaz dedi.
her şeye tamam dedim, ne zaman az dedim?
kalbim örf adet bilirdi, insanlar yobaz dedi.
sana körü körüne bağlandığımı sandılar,
haklılardı da böylesine de yobaz denir.
onu elimden alan; unutma!
adım almanı bekliyorum huduttan!
nişan aldım kalbine bir güç, bir umutla.
onu elimden alan; unutmam!
karşına çıkmasamda hatırlarım.
hatırlatır intikamı satırlarım!
onu kurtarıp beni gemimle batırmanı,
unutursam adamlığın hatrı kalır.
benim suçum onunla açılmak.
kendini kaybetmek açıkta.
kaybolmak battıkça,
yüreğin attıkça.
hep aynı noktadayım,
yediğimden beri kafama oklavayı.
ilerlemekten korkmam, hayır.
öğretti bana o gün bugündür korkmamayı.
balığın hafızası tazelenir;
herşeyi su görmek ki mazereti.
göz bebeklerim taze yetim.
taşıyor gözlerimin kaseleri.
birinci haftasında gittiğinin,
fark ettim bütünüyle bittiğini.
bugün, o gün, yedinci gece.
sekizinci gün, resmidir bittiğimin.
korkmaya başladım yavaştan.
krizlerim ha başladı ha başlar.
hiç bir türlü tedaviye yanaşmam.
nefretle de olsa gel ve ya kal aşkla.
ya benim ol beni sevme,
ya da beni sev benim olma.
benim olurken beni sevme,
beni severken benim ol da.
var ol da istersen yar olma.
kömür karası gönlüme har ondan.
yanar gönül evim; karton ya.
atla aşk; içimdeki balkondan.
kaç kurtar kendini yanmaktan.
gönlün ateşime zor dayanmakta.
şüphesiz..
tek kazancım sensin.
sensizken seninle, seninle, sensiz..
istemeden kimse kimseyi sevmez.
kimse kimseyi sevmeden istemez.
şüphe denilen histe dert,
şimdi aşkla nefret aynı pistteler.
dilin kemiği yoktur ama elin vardır.
gönlüm elime bu yüzden dargın.
tutabilirdi kendini, daha ötesi var mı?
var, daha ötesi yangın.
aşkımı tarihe gizlerim, bu giz benim.
bu, bir benim ödevim, bir benim ezberim.
bu benim sınavım, benim sırrım.
yok ederim izleri; parçalar dikizleri.
herşey oldu bittiye geldi, sen bana gelmedin.
bir kurşun attın sakat bıraktın, ölmedim.
gitmeye hakkın vardı kabul ettim,
sakat bırakmak mı olmalıydı önlemin?
değer vermedin mi sahi hislerime?
sana sürünmemi mi istedin hep?
kandırmışsın beni, dolandırmışsın,
varamamışım dolanmaktan istediğime.
bir dairenin çizgisinde hapisim.
rotam güneş, gün deniz mavisi.
söyledim ya müebbet hapisim.
gönderme, sen getir havadisi.
sen; ustalık çağımın ilhamı,
kağıtlara inşa ettim bin hanı.
beni anlamıyorsun ya hani,
bu, bu dünyadaki imtihanım.
neden mutsuzum peki bencilsem?
oysa ben karıncayı bile incitmem.
hor mu görülmem gerekir sencilsem?
döksem, sığmaz hislerim bin cilte.
bu yüz yıllık alfabeye büyük kalır sevdam.
seni anlatacak harfler bir asırdır mefta.
yaşanmıyor asır oldu imrenecek sevda.
konuşacaksan git; dinleyeceksen kal.
gürültüye çıktı, aklım pencereden.
gidiyorsun; yüreğimde tavalar tencereler.
akla küfürler savuran kim bilir kalbe ne der?
aşkta devrimi anlarım da darbe neden?
dualarınız olmasaydı ne ehemmiyetiniz olurdu diyor allah.. ehemmiyet arzetmek için değil, acizliğimiz ehemmiyetli bir problem olduğu için gerekli dua..
Elhamdü lillahi rabbil alemin.
Velakibetü lil müttakin.
Vela udvane illa alez zalimin.
Vessalatu vesselamu ala resülina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmein.
Ey istediğini istediğine istediği anda veren ve istediği anda alma kutretine sahip olan yüce ALLAHım,
Ey dualara icabet eden, bize şahdamarımızdan daha yakın olan, esirgeyen, bağışlayan, lütfeden ALLAHım.
Ey yerleri ve gökleri yaratan, gizli ve açık her şeyi hakkıyla bilen, mülkün ve saltanatın ve bütün varlıkların sahibi, gözden uzak gönle yakın, her şeye kadir olan yüce ALLAHım.
Ey hesap gününün sahibi, rahmeti gazabından çok, insan ve cinleri ancak ibadet etsin diye yaratan, ilk emri ( oku ) olan, alemlerin RABBi ALLAHım.
Ey şekil verenlerin en güzeli olan, bağışlaması ve ihsanı sonsuz olan ALLAHım.
Ey yalnızların en yakını, tek başına kalanların dostu, çaresizlerin yardımcısı, fakirlerin sonsuz serveti, zayıfların kuvveti, gariplerin şikayet mercii olan yüce RABBiMiZ.
Ey geceyi gündüze, gündüzü geceye katan, azameti ve yüceliği olan, ihsanı bol, rahmeti bol olan RABBiMiZ.
Bütün hamd ü senalar sanadır. Övgü ve şükürler sanadır,dua ve niyazlar, yalvarış ve yakarışlar, dile getirdiğimiz getiremediğimiz her türlü eşsiz hamd ve sena ancak sana mahsustur ALLAHım.
Biz ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz, ancak senin için namaz kılar ve ancak sana secde ederiz, yalnız sana yalvarır, ancak sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız.
Böylece biz, huzuruna geldik, boynumuzu büktük, ellerimizi sana açtık : -
Ey kerim ve rahim olan RABBiMiZ, kendimizi senin uçsuz bucaksız inayetine, yardımına, lutfuna, rahmetine, keremine bıraktık. Senden yardım bekliyoruz.
Belki layik değiliz, belki yüzümüz yok, belki hakkımız değil, ancak biliyor ve ikrar ediyoruz ki : - senden başka gidecek yolumuz yok, senden başka tutunacak ipimiz yok, senden başka sığınacak kapımız yok, senden başka kimsemiz yok. Biz seni istiyoruz, maksudumuz sensin, bütün istediğimiz senin bizden razı olmandır, bize yar ve yardımcı olmandır.
Ey ( ol ) emriyle bilinen ve bilinmeyen, görünen ve görünmeyen sayısız alemleri yaratan ve
( yok ol ) emriyle de her şeyi bir anda yok etme gücüne sahip olan, rahman ve gufran olan, gerçek olarak biliriz ve bildiririz ki, senden başka ilah yoktur.
Ey yüceler yücesi, var ve bir olan ALLAHım : -
Bana dua edin, duanızı kabul edeyim buyurdun.
Duanız olmasa neyinize kıymet edeyim buyurdun.
Bizim şu acizane, halisane, salihane, duamıza icabet eyle,
Bize zatına kul ve kurban olanlardan eyle,
En güzel isimlerinle bize tecelli eyle.
Bizi, hakkı bilenlerden, hakka tabi olanlardan ve hakkı yaşayanlardan eyle.
Bizi, batılı batıl bilip, batıldan kaçanlardan eyle.
Bizi, rızanı kazananlardan, rahmeti rahmana kavuşanlardan eyle.
Bizi, zikrinle dolup taşanlardan, senin yolunda ölenlerden eyle.
Bizi, cennetine girenlerden, cehenneminden azad olanlardan eyle.
Yalvarıyoruz, bizi, cemalini, rüyetini görenlerden eyle YA RABBi.
ALLAHIM :
Sevgili Peygamberimize salat-ü selam, vesile, üstünlük ve yüksek dereceler ikram eyle.
Onu vaat ettiğin makam-ı mahmuda nail eyle.
Şüphesiz sen vaadinden dönmesin.
Ehli beytini, ashabını ve Onun izinde yürüyenleri her türlü ihtirama ve muhabbete nail eyle.
Bizi, iki cihan güneşinin sünneti seni yelerini yaşayanlardan eyle.
Livaül hamd sancağı altında toplananlardan, Ona komşu olanlardan eyle.
Onu derdimizin dermanı, karanlık gecemizin meşalesi eyle.
Gözümüzün nuru, gönlümüzün süruru eyle.
Bizi, Onun yolunda şaşırmadan yürüyenlerden eyle.
Fahri kainat mefhari mevcudat olan peygamberimizin şefaatine bizi de nail eyle.
Bizi, Ona yakın eyle, bizi Ona muhtaç eyle.
Bizi, Ona ümmet olma şeref ve şuurunu taşıyanlardan eyle YA RABBi.
ALLAHIM :
Sen affedicisin, affı seversin, bizi ve bütün inanları affeyle.
Hatayla işlemiş olduğumuz bütün günahları affeyle.
Bize rahmetinle, şerefinle, bereketinle muamele eyle.
Bize kereminle, ihsanınla, fazlınla ikram eyle.
Bizi bağışlayarak bize merhamet eyle.
Bize nasuh bir tevbe ve hidayet ihsan eyle.
Tevbemizi kabul edip bizi mağfiret eyle.
ALLAHIM :
Kuranı kerim hürmetine, Onun bereketiyle bizi affeyle.
Bizi, kuranı kerimi okuyanlardan, anlayanlardan, yaşayanlardan eyle.
Kuranı kerimi dünyada arkadaş, kabirde yoldaş, nuruyla ahiret şefaatci eyle.
Bize, kuranı kerimin saadetini, selametini nail eyle.
Bizi, kuranı kerimin kerametiyle mükerrem eyle YA RABBi.
ALLAHIM :
Okuduğumuz kuranı kerimi ve hatmi şerifi izzetinde kabul eyle.
Hasıl olan sevabı, öncelikle sevgili peygamberimizin ruhu şerifine ikram eyle.
Bütün peygamberlerin ve onları yoldaş edinenlerin pak ruhlarına ikram eyle.
isimleri unutulmuş, nesilleri kesilmiş, gariplerin, acizlerin, mazlumin, masumin ruhlarınada hediye eyledik vasıl eyle YA RABBi.
Topraklar altında hak ile yeksan olmuş, dünyada kimi kimsesi kalmamışların ruhlarını da hissedar eyle.
Dualar bekleyen kaffe i ehli imanın ruhlarını da haberdar eyle.
Bu duayı ukuyan kardeşlerimizin, mevtalarını da hissedar eyle.
Ruhlarını şad eyle.
Makamlarını cennet eyle.
Derecelerini ali eyle.
Kabirlerini cennet bahçesinden bir bahçe eyle.
Seyyiatlarını hasenatla tebdil eyle.
Dünyada kalanlara yardım ve hidayet eyle.
Sabrı cemiller lutfeyle.
Onlara ve bize, hepimize bol bol rahmet eyle YA RABBi.
ALLAHIM :
Bizi, son nefesimizde, iman ile, islam ile, kuran ile, göçenlerden eyle.
Kelimei şehadet, kelimei tevhidi söyleyerek ruhlarını teslim edenlerden eyle.
( EŞHEDÜ ENLA iLAHE iLLALLAH VE EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN RESULULLAH ).
Darı bekaya aşk ile, vecd ile, heyecan ile, neşe ile gidenlerden eyle.
Bizi, ve sevdiklerimize güzel ölümler lutfeyle.
Bizi, ölmeden önce ölenlerden eyle YA RABBi.
ALLAHIM :
Hayatta iken yaptığımız bütün ibadat ü taatlerimizi, ihsan ile makbul eyle.
Hoşnutluğunu kazandıracak, kusursuz kullukta bulunma imkanlarını lutf eyle.
Bizi, rızanı kazanmak için acele edenlerden, ameli Salih işleyenlerden eyle.
Hakiki iman edenlerden, yoluna yönelenlerden, emrine kulak verenlerden eyle.
Birbirine karşı hakkı ve sabrı tavsiye edenlerden, zikredenlerden, şükredenlerden eyle.
iyilik ve güzellikten yana olan, hayır ve hizmetten geri durmayanlardan eyle.
Bahtiyar kullarının amellerini işleyenlerden, maksuduna muradına erenlerden eyle.
Böylece bizi, razı olduğun sevgili ve seçkin kullarından eyle YA RABBi.
ALLAHIM :
Bizi, nefsimizin çılgın istek ve arzularından muhafaza eyle.
Bizi, iyilik yaptığında sevinen, kötülük işlediğinde pişman olup af dileyenlerden eyle.
Bizi, nimetlerin karşısında nankörlük edenlerden değil, bol bol hamd edenlerden eyle.
Bizi, hidayete erenlerden, muttaki, muvahhid, mücahüd olan güzel kullarından eyle.
Bizi, cihad edenlerden, şehit olanlardan eyle.
Bizi, huzurundan boş çevirme, lutfunu nail eyle YA RABBi.
ALLAHIM :
Bize, küfre açık kapı bırakmayan bir iman nasip eyle.
Bize, hayırlı ve huzurlu ömürler ihsan eyle.
Umduklarımıza nail eyle, korktuklarımızdan emien eyle.
Ayıplarımızı ört, kalplerimizi pak eyle.
Hayırları feht eyle, şerleri def eyle, sunumuzu hayır eyle.
Kulluk edenlerden, affına erenlerden eyle.
Doğruyu söyleyenlerden, yanlışa düşmeyenlerden eyle.
Hakikatten şaşmayanlardan, doğru yolu bulanlardan eyle.
edit: Allah'ım bu güzel duayı -(eksi)'leyen ateist, kemalist ve bilumun imansızları cennetinden mahrum eyle.
+'LAYAN kullarını her iki cihanda aziz eyle.
vermeyi istemeseydi istemeyi vermezdi zor zamanlari ilacidir kuru kuru olmamali hayata ibadetle anlam katmali dua ile istemeli sukretmeli ve sabretmeli. ancak sabir istemenin dogru olmadigini cozum istemenin dogru oldugunu oneriyorlar hadis olarak okudum ancak....
''...Duanın en güzel, en lâtif, en leziz, en hazır meyvesi, neticesi şudur ki: Dua eden adam bilir ki, Birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder. Onun kudret eli herşeye yetişir. Bu büyük dünya hanında o yalnız değil; bir Kerim Zat var, ona bakar, ünsiyet (yakınlık) verir. Hem onun hadsiz ihtiyacatını yerine getirebilir ve onun hadsiz düşmanlarını def edebilir bir Zatın huzurunda kendini tasavvur ederek bir ferah, bir inşirah duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp Elhamdülillahi Rabbil-âlemîn der...
Bataklığa saplanmış bir gemi gibi olan ruhlarımızı karaya çıkartacak tek çıkar yol.
Kim bilir belki ayın çekim kuvvetiyle su yükselir, hafifçe esen rüzgarın da sertleşeceği tutar ve umulmayan bir dalga bizi karaya taşıyıverir. Kim bilebilir!
belki de bugüne kadar gördüğüm, okuduğum, yapıldığını duyduğum en safiyane, en güzel dua aşağıda yazacağım. nasıl hissettiğimi anlatamam. allah ile arası ne kadar latifmiş o güzel kulun. öyle özendim ki.
mesnevi'den:
Hazreti Musa, bir gün bir başına dağları dolanırken, uzaktan yoksul ve yalnız bir çoban gördü. Çoban dizüstü çökmüş, ellerini semaya açıp dua etmekteydi. Bu durum hz. Musa'nın çok hoşuna gitti, ama yaklaşıp da çobanın duasını duyunca şaşırdı.
Çoban Rabbine şöyle yalvarıyordu:
'' Kurban olduğum Allah 'ım. Seni ne kadar severim, bir bilsen. ne istersen yaparım, yeter ki Sen iste. Sürüdeki en yağlı koyunu kes desen, gözümü kırpmadan keserim Sen'in için. Koyun kavurması güzeldir Allah 'ım. kuyruk yağını da alır pilavına katarsın, tadına yenmez olur.''
Hz. Musa duaya kulak kabartarak çobana yaklaştı.
Çoban Duasına devam ediyordu:
Yeter ki Sen dile, ayaklarını yıkarım. Kulaklarını temizler, bitlerini ayıklarım. Ne kadar çok severim ben Sen'i. Sana çok hayranım.
Duydukları karşısında hz. Musa öfkeden küplere bindi, bağıra çağıra kesti çobanın duasını:
Hz. Musa:
''Sus, seni cahil adam! Ne yaptığını sanırsın? Allah pilav yer mi? Allah'ın ayakları mı var yıkayasın? Böyle dua olur mu? Külliyen günaha giriyorsun. Derhal tövbe et!''
Çoban, Hz. Musa'dan azarı işitince kulaklarına kadar kızardı, utancından yerin dibine girdi. Bir daha böyle kendi kafasına göre dua etmeyeceğine gözyaşları içinde yeminler etti. o gün akşama kadar hz. Musa çobanın yanında durup ona temel duaları ezberletti. Sonra "Allah benden razı olur, iyi iş yaptım" diye düşünerek yoluna devam etti.
Hz. Musa o gece bir ses işitti, seslenen Rab idi:
" Ey Musa! sen bugün ne yaptın? sen ayırmaya mı geldin buluşturmaya mı? Şu garip çobanı azarladın. Onun bana ne kadar yakın olduğunu anlayamadın. Ağzından çıkan lafı bilmese de, O çoban inancında samimi idi. kalbi temiz, niyeti halisti.
Biz kelimelere bakmayız, Niyete bakarız! kelamlara bakacak olsak yeryüzünde insan kalmazdı!
Biz çobandan razıydık. başkasına medih olan söz sana zemdir. Ona bal olan sana zehirdir. Sen işittiklerini inkar ve küfür saydın ama bilsen ki bir kabahati varsa bile, ne tatlı kabahattır onun ki..."
Musa hatasını anladı ertesi gün çobanın yanına gitti. çoban duaya durmuştu yine Ama dünki heyecanından, samimiyetinden eser yoktu. Öğretildiği gibi yakarmaya gayret gösterdiğinden, aman bir yanlış laf etmeyeyim diye takılıyor, kekeliyor, terliyordu.
Hz. Musa, çobana ettiğinden pişman olup sırtını okşadı ve dedi ki:
''Ey dost, ben hatalıyım, ne olur affet. Bildiğin gibi dua et. Allah nazarında böylesi daha kıymetlidir...''
allah Vermeyi istemeseydi, istemeyi vermezdi. istiyoruz biz de. dua ediyoruz.
--spoiler--
rabbim, bizleri bağışla!
rabbim, gönlümle dilimi ters düşürme!
rabbim, ilhamını kesme.
rabbim, karşıma hayırlı kullarını çıkar.
rabbim, en çok da onu karşıma çıkar.
rabbim! onu karşıma çıkar.
--spoiler--
--spoiler--
işte ey âciz insan ve ey fakir beşer! Dua gibi hazine-i rahmetin anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medarı olan bir vesileyi elden bırakma, ona yapış, a'lâ-yı illiyyîn-i insaniyete çık.
--spoiler--