daha belediye başkan adaylarını bile parti olarak belirleyebilme yeteneği olmayan sözde partinin kapatılmasıdır. maşallah amcalar, dağdakilerin talimatlarını beklemekteydiler her gün. zerre hazzetmediğim cengiz çandardan küçük bir anektod:
Ahmet Türkün tekrar yanına geldiğimde o siyasi komiserden biri Ahmet Türk Genel başkan dün açıkladınız belediye başkan adaylarını Kızıltepeyi açıklamadınız dedi. Ahmet Türk de Yahu kardeşim ne bileyim dağdakilerin arasında itilaf mı vardır nedir, isim bildirmediler dedi. Beni gördü. Bembeyaz oldu. Bunlar bildiğimiz şeyler rahat olun, ama bir önerim var hazır Brüksele gelmişiz Sabri Ok şurada duruyor -PKKnın siyasi örgütünün başı- gidin sorun, verin adını gitsin ne dağdan haber bekliyorsunuz dedim.- cengiz çandar
adam daha belediye başkan adaylarını bile parti olarak seçemediklerini, dağdan talimat aldıklarını itiraf etmiş, bu kişinin neresi demokrat, neresi siyasetçi allah aşkına..pkk-dtp bağlantısı için illa, emine ayna ile apo imralı koğuşunda yatakta mı basılmalıydı?
anayasa mahkemesi'nin kararı ile kapatılan siyasal partidir. oybirliği ile kapatılması ise gözden kaçırılmaması gereken önemli bir noktadır.
şimdi burada parti kapatmak demokrasiye aykırıdır gibi liberal zırvalara girmeyeceğim. modern siyasal partileri siyasetin içerisine sokanda bu sistemdir; yine siyasal partileri zararlı gördüğü anda kapatan da bu sistemdir. o yüzden, avrupa'da böyle değil gibi radikal 2 solculuğuna hiç girmeyeceğim.
dtp'nin kapatılmasının önemli sonucları kanımca şunlardır:
1) mevcut türk siyasal yaşamı ile türk hukuku arasında çelişki olduğu açığa çıkmıştır. çünkü mevcut politikaya göre dtp'nin kapatılması pek mantıklı görünmemektedir. zira bir devlet politikası olarak uygulanacağı söylenen kürt açılımına ters düşmektedir. lakin hukuksal olarak değerlendirilirse dtp'nin kapatılmasında türk hukuku'na aykırı bir taraf yoktur. çünkü türk hukuku, pkk'yi terörist olarak kodlamakta ve dtp ile pkk arasındaki organik bağa atıf yapmaktadır.
2) ahmet türk ve aysel tuğluk'un vekilliklerinin düşürülmesi de önemlidir. bu iki isim partinin ılımlı kanadını oluşturmaktadır ki gerçekten söylemleri, yazıları, açıklamaları ve üslupları göz önüne alınırsa bu isimlerin bütünleşme yanlısı oldukları açıklığa kavuşur. peki neden sadece bu iki ismin vekilliği düşürülmüştür? burada çeşitli senaryolar devreye girer henüz süreç olgunlaşmadığı için. kanımca bunlardan biri devletin bir kanadının sorunu, şiddet içermeyen yöntemlerle çözmek istememesidir. bu saatten sonra kimsenin reddedemeyeceği bir gerçek şudur: tğrk siyasetinin yürütücüleri içerisinde savaştan beslenen bir klik bulunmaktadır. çünkü her savaş kendi ekonomisini ve buna bağlı olarak siyasetini yaratır. ılımlı isimlerin siyaset sahnesinden çekilmesinin ardından radikalleşen legal kürt hareketi sistem tarafından marjinalleştirilecek ve önemli bir oy ve örgütlenme kitlesi olan kürtler, akp'ye kanalize edilecektir. bu akp'nin iktidara geldiğinden bu yana ortaya çıkarmak istediği yeni toplumun önemli dinamiklerinden biridir. yoksa emine ayna gibi isimler dururken ahmet türk ve aysel tuğluk'un vekilliğinin düşürülmesini başka türlü açıklamak zor görünmektedir ama yine de sürecin olgunlaşmasını beklemekte fayda vardır.
3) Akp'nin kapatılması sürecinde çokca tartışılan ve çıkan karar bakılırsa uygulandığı görülen Venedik komisyonu'nun parti kapatmaya ilişkin kararlarının göz ardı edildiğini söylemek gerekir. bu durum, bir ihtimal ab sürecinde akp hükümeti'nin önüne çıkarılabilir. zira komisyona göre bir siyasal parti, silahlı şiddete başvurmadığı sürece ayrılma dahil her türlü düşünceyi demokratik yollarla savunabilir. hal böyle olunca bu kararın uygulanmadığı görülmektedir.
4) dtp, kendi varlık sebebi olan kürt sorunu dahil olmak üzere ülkenin temel problemlerinde herhangi bir politika üretemediğinden ötürü zaten işlevsizleşmiş ve sembolik öneminden başka bir önemi olmayan bir parti haline dönüşmüştü. bu yüzden kapatılması, fiili olarak önemli bir kayıp değildir. olanca samimiyetimle şunu söyleyebilirim ki mecliste koltuk işgal etmekten başka bir işlevleri bulunmamaktadır. belki kapatılmaları şapkalarını önlerine koyup düşünmelerine ve çuvaldızı birazda kendilerine batırmalarına yol açar. çünkü yıllardır dillendirdikleri devlet bize legal siyaset izni vermiyor açıklamaları artık inandırıcılığını kaybetmektedir. özellikle dtp, kendisine türkiye partisi olmayı hedef olarak belirlemiş bir partiydi; lakin buna yönelik en ufak bir çalışması olmadı. sadece ve sadece kendi kitlesini ajite etti ve zaman zaman bunu bile başaramadı. belki bundan sonra yanlışın birazınında kendilerinde olduğunun farkına varırlar.
not: anayasa mahkemesi başkanı haşim kılıç, akp'nin kapatma davasının sonucu açıklarken rosa lüxemburg'a atıf yapmıştı. bu seferde bir atıf bekliyordum kendisinden ama yapmadı. neyse bir daha ki parti kapatma davasına artık!
yarın açıklanacağı için henüz kimsenin bilmediği nedendir... Haşim Kılıç yarın ana sebeplerin, daha sonra da resmi gazete'de ayrıntılı sebeplerin açıklanacağını söyledi...
dtp'nin tam da istediği olmuştur. akp'nin hoşnut olmadığı, chp ve mhp'nin hoşnut olduğu bu kapatma nelere gebe kalacak merakla bekliyorum. akp neden hoşnut değil? mhp ve chp neden hoşnut? bu soruların cevabı elbet ortaya çıkacak. yakındır.
iki ucu boklu değnek deyişini anımsatan gelişme. demokrasilerde parti kapatılmasının dünya konjonkturu açısından anti demokratik bir tavır olduğu realitesi söz konusu. bu mevzuyu sorunun çözümü olarak görmenin mümkün olmadığı açık. böyle bir sorun söz konusuysa bu parti kapatmakla çözümlenemez.eğer son dönem ispanya'daki durum, kafalarda örnek teşkil ediyorsa ispanya'nın sosyo kültürel şartlarıyla türkiye'nin yapısına da iyice bir göz atmamız gerekiyor. koşullar farklı yani. biliyoruz ki 25'e yakın parti kapatılmış türkiye'de. lakin sosyolojik mana da hepsinin peşisıra aynı fikir parelelinde partiler kurulmuş.x kapanıyor, y kuruluyor varsa sorun bir radde daha artarak çözümsüzlükten besleniyor. şimdi duruma ülkemiz penceresinden bakarsak son dönem ülkede yaşanan gerginliğin sokaklarda alıp yürümesinin bu kararda etkili olduğunu düşünüyorum. dtp'nin başta emine ayna olmak üzere sağduyulu yaklaşımdan uzak tavır takınmaları ciddi bir sorun oluşturdu. ki bu tavır şeklinde dtp'nin içinde de farklılıklar olduğunu görmezden gelemeyiz. işin enteresan noktası bu kapatma olgusunun hükümetin açılım hareketini yaptığı/ yapmaya çalıştığı zamana denk gelmesi. bir barış/ uzlaşı olgusu hakimken kanımca akp'nin bu açılımı yürütmede başarısızlık göstermesi ve dtp'nin söylemlerini sertleştirmesinin etkisi sıkıntı yarattı. geniş kitlelerin huzursuzluğu da işin tuzu biberi oldu.
üstelik dtp'nin türkiye'de bazı illerde yüzde elliyi hayli aşan bir oy potansiyeline sahip olduğu da bir diğer gerçek. mevzu da son dönem belki ülke olarak fazlaca içinde bulunduğumuz her kürdü potansiyel bir terörist olarak görmeye yakın bir tavır takınmanın kürt-terörist kavramlarındaki arayı kapatmaya başlamamızın da sancılarını çekmeye başladık belki de. bu arayı açabilmek gerekiyordu. bir yandan da pkkların eve dönüşleri sırasında hayli sıkıntılar yaratabilecek bir karşılama töreniyle kucaklanmasının toplumdaki sosyal yansımalarına dikkati çekmek gerek. geniş kitlelerin bu hareket şeklini hazmedebilmesinin zorluğu ortada.
80 askeri darbesinin hortlattığı kürt sorununun yeni bir ivme kazandığı gerçek bu kararla. hukuki kararın siyasal sonuçları daha da bir etüt edilecektir kuşkusuz. lakin bir de sosyal sonuçları mevcut olacak. umarız bu kapatma daha yoğun bir tetikleme sürecini de beraberinde getirmez.
kapatılmak için ellerinden geleni yaptılar. partilerin kapatılmasına karşıyım ama bunun çok geçerli bi nedeni var. iyi oldu. hak ettiler. o değilde emine ayna karısı neden yasak almadı ona şaşırmış durumdayım.
irkci oldugu asikar soylemlerin parti kapatilmasina gerekce olmadigi bir ulkede, bolucu oldugu saptanmis olan soylemlerin parti kapatma icin yeterli olmasi, hukuki olmasinin otesinde aslinda siyasi bir karardir. tipki dunyanin butun diger ulkelerinde oldugu gibi. nihayetinde yasalari yapan -sozum ona- meclistir. mahkemeler sadece olan yasaya gore karar verir, bir kere kimse anayasa mahkemesini suclamasin. eger ustelik karar oy birligi ile alinmis ise, yasalarin "ihlal" diye asikar olarak isaret ettigi eylemler, yine yasalarin gosterdigi dogrultuda, yapilmis demektir. mahkeme yasalari cigneyerek, yasalarin delil olarak kabul ettiklerini gormezden gelerek degisik bir karar alsaydi, o vakit ortada garip bir durum olusacak idi.
simdi ne olacak; ayni insanlar yeniden bir parti kuracaklar, ve kaldiklari yerden soylemlerine devam edecekler. sistem zaten boyle bir hareketin siyasi arenada mesru olarak dile getirilmesine izin verse idi en basta yillar once kurulan partiyi hic kapatmazdi. demek ki istemiyor. bu insanlar ise bu mucadeleleri sonunda en azindan turkiye'de "kurt" kelimesinin telafuzunu mumkun kildilar. kimilerine gore nifak soktular, kimilerine gore ise var olan realiteyi topluma kabul ettirdiler.
ve kimse zannetmesin ki, bu parti bu insanlar kurt olduklari icin kapatilmistir. hayir, eger simdi herhangi bir kurt olmayan, hatta oz be oz turk (ne demekse) oldugu suphe tasimayan insanlar tutsunlar bu ulkedeki herhangi bir gercek sorunu (kadin konusu olur, escinsel haklari olur, cevre meselesi olur, sosyal haklar olur; ne olursa) ciddi bicimde surekli gundemde tutmaya calissin, ve ustune biraz da destek almaya baslasin, iste ayni yasalar bu partiyi de kapatacaktir; bolucu tanimina uyan bir curumde bulunmus olacaklardir cunku.
bunu nereden biliyorum, cunku dtp hic bir zaman "bu ulke bolunsun" diye bir talepte bulunmadi. ancak bulundugu konum ve soylemleri "boluculuk" gozlugunde degerlendirildi. ve agizlarini ne zaman "kurt" diye acsalar sistem bunu sorun haline getirdi ve nihayetinde gelenegi bozmadi ve parti "boluculuk" (Pkk iliskileri, teroristlerle baglanti) temelinde kapatildi. ancak bu kapatma ile pkk'nin hayallerinin basina yikildigini zannedenler aslinda orgut'un kis kis guluyor oldugu ihtimalini goz ardi etmesinler.
duyunca mastürbasyon yapmış kadar zevk aldığım olaydır,bu kadar terör yanlısı hareketler yapıp barış naraları atarak bizi arkadan vuran köpeklere hakettikilerini vereceksin,şimdi görecem onları pkk apoyla ilgili bi laf etsinler g.tleri yiyorsa dokunulmazlıkta kalktı keserler adamın pipisi.
(bkz: amcalara pipini göster yavrum)
hiç bir işe yaramayacak durum. şimdiye kadar aynı misyonu üstlenen kim bilir kaç parti kapatıldı. hemen ardından bir başkası kuruldu. tez zamanda içinde "demokrasi" kelimesi içeren, başka bir pkk yanlısı parti kurulacaktır. partiyi kapamak pkk'yı daha da azdırmaktan başka bir şey değildir!
bir bok'a sayın, bir şerefsize kahraman, bir terör örgütü mensubuna militan dersen ve de bunu türkiye büyük millet mecliis çatısı altında ve onun sağladığı dokunulmazlık zırhı ile yaparsan olacağı budur. köpek bile ekmek yediği eli ısırmaz. kapatılma olayına karşı felan değilim. suç varsa ceza da olmalı. öyle veya böyle.
demokrasi başkasının canına malına namusuna göz koymadığın almadığın sürece demokrasidir. demokrasiyi hür özgürlük olarak gören ve pekakanın siyasal sözcüsü olan partinin kapatılması hepimizi sevindirmiştir. en azından doğru bişey yapıldığı beni sevindirmiştir. şimdi olaylar olmayacak mı ? olacak. peki biz sessiz mi kalcaz ? hayır. köpeksiz köyde değneksiz dolaşmaya başlayan şehir teröristlerine , vatandaşın ekmeğini emeğini malını yakmasına izin mi vericez ? hayır. kafamıza molotof atsınlar , masum olan serap'ın yüzünü yakıp öldürsünler sonra sokağa çıkıp meclise çıkıp biz demokrasi istiyoruz özgürlük istiyoruz , eşitlik istiyoruz desinler. bu ülke için ne savaşlar verdik. 30 yıldır kürt sorunu ile savaşıyoruz bi 30 yıl daha savaşırız. hiç farketmez.
bazen ütopik bir tiyatro oyunu izlediğimi hissediyorum. oyuncular pkk, dtp, talabani, barzani. sufle verenler türkiye ve abd. gelelim oyuna. oyunun konusu çok enteresan. abd, ırak topraklarındaki petrolü bir güzel lıkırdatırken hergün patlayan bombalar nedeniyle götü üçbuçuktan dört atıyor. bu nedenle ırak'ın kuzeyinde güvenli bir yer ararken bir yandan askerlerime birşey olmasın istiyor. bunun bir yolu var. pkk terör örgütünün artık misyonunu bitirmesi ve siktir olup giderek düz ovada bir yerde siyaset yapması. bu arada kuzey ırak'ta tamamen abd kuklası bir kürt devletinin kurulması ve hem israil'e bir yandaş hem de güvenli bir ortam oluşturulması. bu nedenle daha öncekilerden farklı olarak dtp kuruluyor. farkı ise fiyatı değil tabi. ilkkez bir terör örgütü sözcüsü parti açılımlarla iktidar partisi tarafından destekleniyor. neden? çünkü abd öyle istedi. günümüz türkçesiyle tabiri caizse "ermenistan'la kanki olun, dtp'yi dolayısı ile imralı'yı dinleyin, açılım yapın, yol haritası çıkartın, ergenekoncuları (sevaplarıyla, günahlarıyla) alabildiğine karalayın, neredeyse utanmazsanız pkk'yı aklayın" dedi. ve böyle de oldu.
şimdi gelelim işin ilginç olan kısmına. demiştim ya ütopik diye. buraya kadar herşey normal seyrederken "bunun neresi ütopik lan tarrraaağam!" diyerek celallenmeyin. abd, pkk'nın dtp'ye doğru ivme gösteren tasviye sürecini desteklerken pkk'nın inatla tokat'ta askerlerimize haince ve alçakça pusu kurması, hakkari'de, diyarbakır'da, şanlıurfa'da olaylar çıkartması, halkı galeyana getirmesi olayları tırmandırması, teslim olma gerekçesi ile terörist gönderip habur'da bu teröristlerin krallar gibi karşılanması olayı ve örneklenebilir birçok hadise şahsıma gerçekten ilginç gelmektedir.
sanki türkiye misak-ı milli sınırları içerisinde kurulmaya çalışılan bir kürt devleti tehdidine karşılık pkk terör örgütünü koz kullanıp, dtp'yi kapatarak aynı zamanda sürecin önünü kapatmış ve pkk'nın hala bir tehlike kaynağı olduğunu dünya'ya göstermek ister gibidir. muhalefet partileri bu durumdan hoşnut olmuş ağızları kulaklarına varmıştır. iktidar partisi ise saldırıyı pkk'nın üstlenmesinden sonra bile kulaklarına inanmamış ve ısrarla bu bir komplo olabilir tarzında söylemlerde bulunmuşlardır. bunun nedeni işi yine hükümetten bağımsız çalışan derin devlete bağlamaktır. oysa ki abd aba altından sopasını göstermiş olmalıydı fakat demek ki tam gösterememiş. bu tiyatro oyununun ana temasını biraz düşününce "ulan acaba mı? hasstrr yok artık anuna goyyim ya!" diyerek apışıp kalabilirsiniz.
(bkz: gol oldu messi attı messiii)
o değil de iyi m i oldu kötü mü onu bilmiyorum. en azından haberlerde dtp mitinglerinde "biz yıllarca ezilen bir milletiz, açız, ay geberiyoruz" diyen tipleri görmekten bir süre kurtuluruz.
dtpnin kapatılması pkk sorunu için çözümse neden diğer 2 parti de kapatıldığında bu soruna çare olamamıştır.
demek ki tek sorun partide değil. sistem kapatmakla,parti hataları tekrarlamakla çözümsüzlüğe gidiyor.
en azından bir tarafın oturup sorunları ve çözüm önerilerini belirleyerek hareket etmesi hepimiz için hayırlı olacaktır.
çok kritik bir karardır. öncelikle kapatılan diğer partiler ile kıyaslandığında ve hukuksal gerekçeler göz önüne alındığında kapatma kararı hukuka uygundur; ancak o hukukun ne kadar doğru olup olmadığı tartışılabilir.
başka bir perspektiften de şöyle bakılabilir; bu adamlar zaten kapatılmak için her şeyi yaptı, sanki istedikleri buydu. şimdi istediklerini aldılar ve kendilerini mağdurmuş gibi gösterme fırsatını elde ettiler. bu fırsatı onlara vermek zorunda kaldık. çünkü durum öyle bir hale gelmişti ki ya hukuk çiğnenecek ve bu adamlar kapatılmayacaktı ya da hukuka uygun davranılıp kapatılacak ve bu parti mensupları da kürtlere ayrımcılık yapıldığı savunacaktı.
hepsinden daha önemlisi bu olayı bu noktaya getiren akp' dir. kimse beni bunun aksine inandıramaz. isteyerek ya da istemeyerek bu kaos ortamına sebeb oldular.
dtp'nin kapatılması ya da kapatılmaması bu ülkedeki teröçr eylemlerini ne azaltır ne de artırır. dtp varken de terör eylemleri hat safhaya çıkmıştı bir ara, bunu eşşek değilseniz anlamışsınızdır herhalde. şimdi 2 durum var burada.
dtp'nin yada buna benzer bir partinin kapatılmaması ve terör eylemlerinin devam etmesi, veyahut dtp'nin ya da buna benzer bir partinin kapatılması ve terör eylemlerinin devam etmesi...
iki durumdan ilkinde, 2 bok var.
iki durumdan ikincisinde ise, 1 bok var.
evet belki bu karar yani kapatılması çözüm değil ama en azından şimdilik bu orospu çocukların meclisteki etkinliğine bir son vermek demektir, böyle de olmalıdır. yine mi açtılar parti, yine kapatırız. kapatmadık mı? kapattık. bunun örnekleri var, dtp'den önceki partileri hatırlayalım...