doğal seçilim

entry78 galeri6
    28.
  1. bir popülasyondaki bazı organizmalar, diğerlerinden daha çok döl bırakır. zamanla, daha verimli olan tipin yoğunluğunda artış olacaktır. üreme kapasitesindeki farklılığa, doğal seleksiyon denmektedir. doğal seleksiyon, adaptive evrimin tek mekanizmasıdır; gen havuzundaki, önceden varolmuş genetik değişkenleri sınıflarının, farklılık gösteren üreme başarısı olarak tanımlanır.

    doğal seleksiyonun en genel faaliyeti, uygun olmayan değişkenleri, mutasyon yoluyla ortaya çıktıkları zaman, ortadan kaldırmaktır. diğer bir ifadeyle, doğal seleksiyon genellikle, yeni alellerin yoğunluğunda artış olmasını engeller. bu konu üzerine, ünlü bir evrimci olan george williams’ın, “evrim doğal seleksiyona rağmen devam etmektedir.” şeklinde bir yorumu vardır.

    bireyler seçilir. daha önce verdiğim örnek (bkz: http://www.uludagsozluk.com/e/7453118/), doğal seleksiyon aracılığıyla gerçekleşen evrime dairdi. koyu renk güveler, daha yüksek bir üreme başarısı göstermişti, çünkü açık renkli olanlar, daha yüksek bir oranda saldırıya maruz kalmıştı. açık renk alellerin azalmasının nedeni, gen havuzundaki açık renkli bireylerin ortadan kalkmasıdır. bireysel organizmalar ya ürerler ya da üremede başarısız olurlar ve bu sebepten dolayı seçilimin bir parçasıdır. alellerin yoğunluğunun değişmesinin yollarından biri, farklı üreme oranlarına sahip organizmalarda bulunmalarıdır. genler seçilimin bir parçası değildir (çünkü onların başarısı organizmanın diğer genlerine de bağlıdır); organizma grupları da seçilimin bir parçası değildir. bu “kural” için de bazı istisnalar bulunmaktadır, ama bu yerinde bir genellemedir.

    organizmalar, kendi türlerinin yararına göre hareket etmezler. bir organizma, kendi üreme başarısı için, öncelikle kendi türündeki diğer organizmalarla rekabet içerisindedir. doğal seleksiyon bencil davranışı destekler, çünkü özverili olmak, alıcının üreme başarısını arttırırken vericininkini azaltır. popülasyon içerisindeki özverililer gitgide yokolurken, benciller, bedelini ödemeden, fedakar davranışların getirisinden yararlanırlar. bir çok davranış özverili gözükür. bununla birlikte biyologlar, bu davranışların sadece özveriliymiş gibi gözüktüğünü kanıtlayabilirler. diğer organizmalara yardım etmek ya da onlarla işbirliği yapmak, genelde bir hayvan için en bencilce stratejidir. buna, iki taraflı fedakarlık (reciprocal altruism) denir. buna iyi bir örnek, vampir yarasalardaki kan paylaşımıdır. bu yarasalarda, besin bulacak kadar şanslı olanlar, genelde, bu açıdan başarısız olanlarla yiyeceklerinin bir kısmını, diğerinin ağzına kanı kusarak paylaşacaktır. biyologlar, bu yarasaların, bir ortaklık bağı oluşturduğunu ve içlerinden biri ihtiyaç halindeyse, ona yardım ettiklerini keşfetmiştir. eğer yarasalardan birinin “hile” yaptığı (kendi ihtiyacı varken kanı alıp aynı durumda bir başkası olduğu zaman yardımda bulunmaza) ortaya çıkarsa ortağı onu terk edecektir. nitekim yarasalar, özverili bir şekilde birbirlerine yardım etmiyor, karşılıklı çıkar ilişkileri oluşturuyorlar.

    yakın ilişki içerisindeki organizmalara yardım etmek özverili bir davranış gibi gözükebilir ama bu da bencilce bir davranıştır. üreme başarısının (uygunluk) iki unsuru vardır; direkt uygunluk ve dolaylı uygunluk. direkt uygunluk, bir genotipin, çoğalarak, ortalama olarak, ne kadar alelle, müteakip nesilin gen havuzuna katkıda bulunduğunun derecesidir. dolaylı uygunluk, gen havuzuna girmesi için yardım ettiği ne kadar alelin benzer olduğunun derecesidir. direkt ve dolaylı uygunluğun toplamı inclusive fitness’dır. j. b. s. haldane, bir keresinde, eğer ki boğularak, iki kardeşinin ya da sekiz kuzeninin hayatını kurtaracaksa, bunu memnuniyetle yapabileceğini belirtmiştir. kardeşlerinden her biri, onun alellerinin yarısını; kuzenleri, sekizde birini paylaşırdı. büyük ihtimalle, haldene’nin alellerini, en az onun kadar fazla, gen havuzuna aktarırlardı.

    bencil ve fedakar kelimelerinin, günlük hayatta kullanılan ama biyologların kullanmayı tercih etmedikleri yan anlamları vardır. bencillik, en basit açıklamayla, inclusive fitness’ımızı en üst düzeye çıkartacak şekilde hareket etmektir; fedakarlık ise, kendimizinkinin pahasına bir diğerinin uygunluğunu arttırmaktır. bencil ve fedakar kelimelerinin kullanımı, organizmaların, güdülerini bilinçli olarak anladığını ima etmemektedir.

    doğal seleksiyonun oluşması için elverişli olan koşul, genetik varyasyonun görünür kılınmasına sebebiyet vermez – seçilim, sadece mevcut değişkenler arasında bir fark yaratır. değişimin gerçekleşmesi, akla gelebilecek her eksende mümkün değildir, yani mümkün olan tüm uygunluk çözümleri, popülasyonlar için olası değildir. biraz komik bir örnek olsa da, mesela demir kabuklu bir kaplumbağa, diğer normal kaplumbağalara nazaran gelişmiş sayılabilir. günümüzde arabalar yüzünden ölen kaplumbağa sayısı hiç de az değildir, çünkü tehlike anında kabuklarına çekilmek gibi bir huylar vardır ki bu, iki tonluk bir araçla karşı karşıya olduklarında, pek de akıllıca bir strateji sayılmaz. tabii ki kabukların demire dönüştüğü bir değişim bulunmamaktadır ve bu nedenle demir kabuklu kaplumbağaya doğru bir seçilim mümkün değildir.

    doğal seleksiyon, popülasyonların, en üst düzeyde karakter yapılarına ulaşması şeklinde sonuçlanmayabilir. her popülasyonda, mevcut alellerin, en uygun karakter özelliklerini üretecek kombinasyonları olacaktır ama popülasyona, en az uyum sağlamış kadar, verim sağlayacak alel takımları da vardır. local optimum’dan global optimum’a geçiş, engellenebilir ya da yasak olabilir çünkü popülasyon, geçişi tamamlamak için daha az adaptive koşullardan geçmek zorunda kalabilir. doğal seleksiyon, popülasyonları, sadece en üst noktanın en yakınına getirecek şekilde işler. bu düşünce, sewall wright’ın adaptive yer yüzüdür. bu, evrimci biyologların, evrime bakış açılarını şekillendirmiş, en ilham verici örneklerden biridir.

    doğal seleksiyonda öngörü yoktur. sadece, organizmaların, mevcut durumlarına uyum sağlamalarına olanak verir. yapılar ve davranışlar, gelecekte menfaat sağlasın diye değişmez. bir organizma, çevresine, evriminin her bir safhasında biraz daha uyum sağlar. çevre değiştikçe, yeni karakter yapıları seçilmek zorunda kalınabilir. popülasyonlardaki büyük değişimler, cumulative doğal seleksiyonun bir sonucudur. değişimler, popülasyona mutasyon yoluyla girer; bu, ufak bir azınlık olan, sahiplerinin, daha iyi bir üreme randımanı sağlamasıyla sonuçlanan değişimleri yaşayanlar, seçilim yoluyla, yoğunluk olarak fazlalaşırlar.

    “en dayanıklı olan hayatta kalır” ifadesi sık sık, doğal seleksiyonla aynı anlamda kullanılır. bu ifade hem yetersiz hem de aldatıcıdır. öncelikle, hayatta kalma, seçilimin unsurlarından, sadece bir tanesidir – ve belki de bir çok popülasyon için en az önem taşıyanlarından biridir. mesela, çokeşli türlerde eril bireylerin belli bir kısmı üreme yaşına kadar hayatta kalmasına rağmen çok azı çiftleşir. eril bireyler hayatta kalma becerisi konusunda birbirlerinden çok az farklılık gösterirler, onları birbirinden asıl ayıran eşlerinin ilgisini çekme yetenekleridir – üreme başarısındaki fark da, daha çok işte bu ikinci farktan ileri gelir. ayrıca uygunluk kelimesi de çokça fiziksel uygunluk olarak algılanır. evrimsel anlamıyla uygunluk; bir gen havuzundaki, bir genetik varyasyon sınıfının ortalama, üreme randımanıdır. uygun olan, en büyük, en hızlı ya da en güçlü olmak zorunda değildir.*
    0 ...
  2. 27.
  3. Kıl dönmesinin bazı insanlarda ve bazı bölgelerde olması durumuyla örtüşen sözcüktür. Bunun yanı sıra kadın erkek ilişkilerinde de sık sık kendine yer bulmaktadır.
    0 ...
  4. 26.
  5. bildiğin ya da bilmediğin adıyla doğal seleksiyon..

    arkadaşım bunun tıpla ve bilimle ilgili olan boyutunu bir kenara bırakıp daha gerçekçi bir tespile karşınızda olacağım şu saatte!

    doğal seleksiyon.. insan hayatının vazgeçilmezi artık..

    ne bileyim bak ortaokulda yanında oturan en yakın arkadaşına.. bak.. nerde? yok.. neden.. seleksiyona uğradı.. biz büyüdük, sınıflar değişti, sonra okullar. mahalleler aynı değilse ya da akrabalık yoksa silindi gitti onlar. facebookta gördüğün bir kaç alakasız yeni resimden ibaret belki de.. bilemedin sen onu, onun adı doğal seleksiyon!

    eski sevgililerine bak mesela.. kaçıyla hala görüşebiliyorsun arkadaş vasfında? kaçının canı yandığında arayıp geçmiş olsun diyebiliyorsun? ya da haberin oluyor mu? çoktaaan herkes kendi hayatında. belki evli ya da bilmem kaçıncı çocuğunu doğurdu hatta.. bilemedin sen onu.. 'eski sevgiliden dost olmaz' değil onun adı.. onun adı doğal seleksiyon!

    bu yüzyıllardır böyledir, böyle olmuştur.. belki de internet daha bir çarptı gerçekleri yüzümüze. önceden unuttuğumuz o doğal seleksiyona uğramış insanların 'varlık'larını feysbuk şeysiyle hatırlar olduk. o insanlar aslında kaybolmadılar. senin benim gibi hayatlarına devam ettiler. tipleri değişti, büyüdüler, nişanlandılar, evlendiler falan. ne bunun adı.. doğal seleksiyon..

    birer birer kaybediyoruz herkesi.
    hayatın boktan gerçeklerinden sadece biri..
    doğal seleksiyon
    1 ...
  6. 25.
  7. (bkz: doğal seleksiyon)
    yaşanabilir bir dünya ve hastalıkların artmaması açısından gerekli bir sistemdir.
    3 ...
  8. 24.
  9. güçsüz olan ölür , kuvvetli olan kazanır...
    0 ...
  10. 23.
  11. son yıllarda tıp biliminde gerçekleşen devrimler, artık hastalıkların büyük bir bölümünün tedavi ediliyor oluşu doğal seçilim yasasına ters bir durumdur. bünyelerdeki hastalıklar ilaçlarla tedavi edilmekte fakat hastalıklı genler gelecek nesillere aktarılmaktadır. böylece insan nesli giderek bozulmakta ve doğaya uyum sağlayacak sağlıklı genler yok olmaktadır. insan zekası geleceğin doğasına uygun genlere sahip olan insanları geleceğe aktarabilecek midir sorusunun cevabı muallaktadır.
    1 ...
  12. 22.
  13. 21.
  14. değişen koşullara ayak uydurabilenlerin yaşayakalırken uyduramayanların elenmesi.
    0 ...
  15. 20.
  16. insan turu dogal secilim yasasına aykırı bir canlıdır.dogal secilim dogal kosullar gerektirir.dogal secilim doga kosullarına uyum saglayanın ve fizik olarak guclu olanın hayatta kalıp soyunu surdurecegi uzerine kuruludur.
    insan aklı yuzunden dogadısı bir canlıdır. dogayı,diger canlıları ve kendini turunu tahrip eder.
    bugun yasadıgımız insanın bicimlendirdigi hayatın dogal bir hayat oldugunu soyleyemeyiz.
    insan nasıl evrim sureci icinde beynini kullanarak dogaya ve diger
    canlılara hakim olmussa bugunde yine aklı yuzunden dogayı ve kendi turunu tahrip etmektedir.
    insan turunun ortadan kalkmasıyla doga yeniden surec icinde eski dengesini bulacaktır.

    merak etmeyin cok fazla kalmadı, doganın bizi sırtından atacagı gunler yakındır.
    3 ...
  17. 19.
  18. 18.
  19. bill dare'ın okuması son derece kolay ve keyifli kitabı ,acayip de eğlenceli
    0 ...
  20. 17.
  21. zayıf öğrencilerin finallerde, avare olanlarında bütlerde elenmesi durumudur.
    1 ...
  22. 16.
  23. (bkz: sabah seleksiyonu) sellektör yakılarak aşılabilecek durumdur.
    1 ...
  24. 15.
  25. Doğal dünyanın tek temel kuralıdır..her canlı neslinin devamı için yaşar,ve neslinin devamı için güçlü kalmak zorundadır,,güçlü olamayanlar doğal etkenlerle popülasyondan elenirler..ancak doğal seleksiyonu topluma ve insan ilişkilerine taşıdığımız zaman çok sakat sonuçlar ortaya çıkar.mesela dünyada ki açlığın,aşırı fakir ülkelerin sebebi bir takım çevrelerin "güçlü dünya" adına zayıfları elemine etmek istemesidir ki bu hiçte hoş bir durum değildir
    1 ...
  26. 14.
  27. 2007 yazı itibariyle yaşadığımız durum.
    0 ...
  28. 13.
  29. 'iyi olan kazanır'ın ekosistemde işlemediği seçim, güçlü olana verilen yaşama hakkı.adepte olabilen ,esnek olan yaşar.
    1 ...
  30. 12.
  31. 11.
  32. 10.
  33. insanoğlu için geçerliliğini kaybetmiş, onları doğadaki diğer hayvanlardan ayıran çok önemli bir doğa kanunudur. (bkz: orman kanunu) fiziksel güzelliğe gereğinden fazla değer verilmesi bunun sebebi olabilir.

    --spoiler--
    ...insanda birçok şey aldatıcıdır. nice kabuklar pek ince, pek hazin ve pek kabuktur. birçok gizli iyilikler ve kuvvetler çok defa açığa çıkmaz. en nefis çerezler bazen ağızının tadını bilen yiyici bulamaz.
    bunu kadınlar, o en seçkin çerezler bunu iyi bilirler. biraz şişman veye biraz zayıf. bu kadarcık fark şansane kadar etki eder...

    böyle buyurdu zerdüşt - fredrich wilhelm nietzsche

    --spoiler--
    2 ...
  34. 9.
  35. 8.
  36. bir çok dahinin intihar etmesi ya da bok yoluna gitmesi ama nedense aptal çoğunluğun ısrarla yaşamaya devam etmesi.
    5 ...
  37. 7.
  38. ayrıca daha güçlü bireyi ortaya çıkarabilecek olan kişilerin birbirini çekmesine de denir.
    1 ...
  39. 6.
  40. 5.
  41. evrim teorisi nin dayanaklarından bir tanesidir. doga, kendisine evrimleşerek uyum saglayamayan canlıyı yokeder.
    3 ...
  42. 4.
  43. doğadaki canlıların kendi aralarındaki populasyon dengesinin değişimine denir.*
    4 ...
© 2026 uludağ sözlük