sözlüğe girme sebebim. sağlam bir dostum. o şimdi uzaklarda ve özleniyor ve bunu bildiğine eminim. doğacak çocuğum için " lütfen mutlaka müzikle ilgilenmesini sağla. eğer davula ilgisi olursa söz ben öğreteceğim." diyerek bana söz vermiş ve çok sevindirmiştir. dünyanın en mükemmel bunalım ve makara sohbetlerinin aynı adamla yapılabilmesi tesadüf değildir. çünkü kalite tesadüf değildir. *
Meşaş kutumun asil birinci nesillerinden, uzun saçlıyım diyor ama göbekli kahvede pişpirik oynayan kel bi amca olduğumnu ikimizde biliyoruz.* Aramızda kalsın ama mesaj olayını bu yazar bey amcaya, ben öğrettim. onların zamanında yokmuş öyle şeyler.
Kendisi güzel bir bilgisayar sahibi olsaydı dawn of war evreninde cirit atacaktık* birlikte ama ironiktir ki onun bilgisayar almasını beklerken benim ki güme gitti. Olsun. Kendisiyle zamanında pm vasıtasıyla güzel sohbetler gerçekleştirmişimdir. iyi bir dizi takipçisi, genel kültür ve mizah anlayışına sahiptir.*
En kısa zamanda sohbetimize devam etmek isterim ama bunu yazdığım pire götü kadar ekranla olmaz.* Neyse artık yeni bilgisayar geldiğinde dawn of war 2 ile yolumuza devam ederiz.
sözlüğe ilk açıldığı gün "biraz takılırım, eğlenirim, kaynatırım" düşüncesiyle üye olan bir yazardır bu yazar. öyle ki (bkz: evet) (bkz: hayır) (bkz: su) (bkz: ateş) (bkz: hava) (bkz: toprak)(avatar gibi oldu lan dhsaga) başlıkları bile ona aittir**, zall'dan sonra saat hesabına bile vursak sanırım şu an kendisi sözlüğün en eski yazarıdır. bir anlam ifade eder mi? duygusal açıdan evet.
bakıyorum da o günün tarihi 14.01.2006'ymış. üzerinden 7 buçuk sene geçmiş.
21 yaşında genç bir sözlük yazarı artık neredeyse 28 yaşını bitirmiş, 29'a basacak.
arkama baktığımda acısıyla tatlısıyla, sürekli yazarak geçen seneler, edinilen sayısız dost, yaşanan sayısız olay, kopulan bir dolu zirve görüyorum.
10,000. entry olarak ne girsem diye düşündüm durdum. ha diyeceksiniz ki "on bininci entry'ni kendi başlığına girecek kadar narsist misin?". hak da veririm. ama ne bileyim, uygun gibi geldi, hislerimi bu şekilde anlatmak.
eğer birilerinin suratına minicik bile olsa bir gülümseme yerleştirebildiyse, bir kişiye bile bir bilgi kırıntsı kazandırabildiyse, bir kişi bile yazdıkları konusunda 10 saniyeik düşündüyse, kendisi verdiği zaman için mutludur.
hatalarıyla olsun, güzel yanlarıyla olsun sözlüğü sever, beyni çalışmaya devam ettikçe yazmaya devam edecektir.
kendisi uzaylıya inanıp cine inanmayan insan olmanın yanı sıra, verdiği gerçek, ölçülebilir, ve kanıtlanmış bilgilere "hollywood zırvası" diye bok atan, yaşadığı evren hakkında 2 satır bilgi sahibi olmayan cahil tiplere de götüyle gülmesini bilmektedir.
hşş hajı,
o cin dediğin varlık var ya?
o yok aslında.
goblinler de yok, orklar da yok, leprikonlar da yok, o da yok.
bak bilimsele girmeden özet geçtim, gerçek ve fantazi arasındaki farkı göremeyen komedi kafa belki buna basar.
bir de cinleri açıklarken 1 cümle kurduğu tespiti yapılmış ki;